logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
Alimler köprüsü
Âyet-hadis çelişirse
Başka mezhebi taklit
Beşerî din küfürdür
Bir mezhebe girmek
Çeşitli sorular
Dinde bölücülük
Dini bozma gayreti
Dini yenilemek
Doğru tek değil mi?
Doğru yolun şartları
Dört mezhebe uymak
Dört mezhepte haram
Düşmanca taktikler
Ehl-i sünnet itikadı
Emirler değişir mi?
Emirlerle oynamak
Fayda ve zarar
Geriye dönük taklit
Hakkı tanımak
Harac nedir?
Her ilmin tabiri
Her kitap okunmaz
Hükümler uyuşmazsa
İhtilafta rahmet
İslamiyet'i yıkmak
İtikadda tek mezhep
İttifak ve ihtilaf
Kâfir olmak
Mâliki'de özür
Maturidilik ve akıl
Mezhebe uyulmazsa
Mezhebin lüzumu
Mezhep göl değildir
Mezhep karıştırmak
Mezhep ve rahmet
Mezhepleri kaldırmak
Mezhepsiz fikirleri
Mezhepsiz kime denir
Mezhepsiz taktikleri
Mezhepsizin teşviki
Mezhepsizlik şu’rası
Mezhepten sorulacak
Modernist İslamcılık
Müctehid taslakları
Müctehid ve müceddid
Müctehide uymak
Peygamber mezhebi mi
Peygamberin Mezhebi
Ruhsat ve faydaları
Sahabenin mezhebi
Sapık fırkalar
Sünnet Vel Cemaat
Taklid ederken
Taklid rahmettir
Taklid zarureti
Taklidin önemi
Taklitte niyet
Tefrika ve ihtilaf
Yeni yorum olur mu?
+Bazı Şahıslar
Abdülaziz bin Baz
Ali Süavi
Belam-ı Baura
Cemalettin Efgani
Hamidullah-Baidullah
Hasan el-Benna
Hasan Sabbah ve Şeyh
İbni Hazm
İbni Kayyım
İbni Kesir tefsiri
İbni Sina
İbni Teymiye
İzmirli İsmail Hakkı
Mahmasani
Mehmet Akif kimdir?
Mevdudi
Muhammed Abduh
Muhammed İkbal
Musa Kazım
Musab Köylüoğlu
Ramazan el-Buti
Reşit Rıza
Seyyid Kutub kimdir?
Seyyid Nesimî
Suriyeli Seykavi
Şevkani
Taberi kimdir
Yusuf El-Kardavi
Yusuf Kandehlevi
Zuhayli
+Dinde nakil esastır
+Dindeki dört delil
+Mezhepleri taklit
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Önsöz

Mezhepsizler diyor ki:
“Bid’at ehlinin hatalarını biz de kabul ediyoruz. Ancak şimdi zamanı değildir. Dinsizler dururken din görevlilerinin hataları ile uğraşmak gıybettir. Hatasız kul olmaz. Hatalı da olsa bid’at ehlinin kitaplarından faydalanmalı. İslamiyet yalnız Ehl-i sünnetten ibaret değildir. Vehhabi, Mutezile, Cebriye, Rafızi gibi gruplarla birleşerek İslam birliği gerçekleştirilmeli. Hatta Hıristiyanlarla, Yahudilerle irtibat kurulup, önce dinsizlik yok edilmeli.”

“Din görevlilerinin cüz’i yanılgılarıyla uğraşmak yanlış olur. Mesela adam ömür boyu cihad etmiş, hapislerde yatmış, sürgünlere gitmiş. Neymiş de, mason Abduh’a müctehid demiş. Neymiş de uşur vermek farz değil demiş. Bunlar İslam birliğini baltalamak olur. Bu kitaplardaki cüz’i hataları söylememeli. İslam birliği için yanılgıları ile birlikte kabul etmeli.”
CEVAP
O zaman ortada din kalır mı? Hak ile bâtıl nasıl belli olur? Bir kimse, bahsedilen yazarların kitaplarını okuyup, cüz’i yanılgı denilen şeyleri doğru kabul etse hâli ne olur? Mesela:

1-
Bir kitapta okusa ki, uşur Türkiye’de farz değildir. Okuyan da, Türkiye’de uşur farz değilmiş diye, uşur vermese, [Farz sevabından mahrum kaldığı gibi, farzı işlemediği için harama da girmiş olur.]

2-
Kağıt para ile zekat verilir diyen yanlış yazılmış kitaba inanarak, zekatını kağıt para ile verse, [Farzı dine uygun yapmamış olur, farz borcundan kurtulmuş olmaz.]

3-
Okuduğu yanlış kitapta, zekat kurumlara da veriliyor diye, fakire değil de, partiye, derneğe verse, [zekatını vermemiş olur, haram işlemeye devam eder.]

4-
Bin yıl önce kaplama tekniği olduğunu yazan yanlış bir kitaba inanarak, kaplama, dolgu diş gusle mani değil diye, hak mezheplerden [Maliki veya Şafii’den] birini taklit etmese, [Ömür boyu cünüp gezer, abdestle eda edilmesi gereken ibadetleri de sahih olmaz.]

5-
Okuduğu yanlış kitapta, tesettür iman gibi önemli değil diye, teferruat diye hanımının, kızının başını açsa, [Haram mubah gibi işlenmeye başlanır, harama önem vermeyen de kâfir olur.]

6-
Yanlış işler cihad dense, buna inanan da, hizmet ediyorum diye namaz kılmasa, [Büyük günaha girmiş olmaz mı?]

7-
Yanlış takvime inanıp, vakti girmeden namazı 10 dakika önce kılsa, [Namazını kılmış olmaz.]

8-
Amerikan denizcilerin yanlış takvimleri yüzünden, haccı bir gün önce yapsa, [Haccı sahih olmaz, hac görevini yapmamış olur.]

9-
Yanlış hesap edilmiş takvimlere inanarak, ramazanda imsaktan sonra da yiyip içmeye devam etse, [Oruç tutmamış olur, boşuna aç kalmış demektir.]

10-
Ben resulüm, ben mehdiyim diyen sapıklara inanarak, hayır şer Allah’tan değil diye inansa, Allah’ın rahmeti geniştir diyerek Kelime-i tevhidin Muhammed-ür Resulullah kısmına lüzum yok dese, [imanın şartının birini kabul etmediği için küfre düşmüş olur. Kâfirin de hiçbir ibadeti muteber olmaz.]

11-
Gayri Müslimlere kucak açan kitapları okuyarak, Yahudi’nin de Hıristiyan’ın da inancı var diyerek kiliseye, havraya gitse, âyinlere katılıp feyz almaya çalışsa, onlara sevgi beslese, [Bu konudaki âyetleri inkâr etmiş olacağı için küfre düşmüş olur.]

12-
(Allahü teâlâ onlardan razıyım, hepsine cenneti vaad ettim) dediği halde, İbni Sebecilere inanarak 5’i hariç Eshaba kâfir dese, [Âyetleri inkâr ettiği için kendisi kâfir olur.]

13-
Çalgıyı mubah gören kitapları okuyup, çalgı, müzik helaldir dese, [Harama helal demiş olur.]

İslam birliği adına cüz’i sanılan böyle cinayetleri işleyen kimse, müslüman kalır mı? Bunları örtmeye çalışmanın âlemi nedir? Sonra bunları bilip de, susmak caiz mi? Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yalanlar yazılır, âdetler ibadetlere karıştırılır ve Eshabıma dil uzatılınca, doğruyu bilenler herkese bildirsin! Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti, doğruyu bilip de, gücü yettiği halde bildirmeyene olsun.) [Ebu Nuaym, Deylemi]
Bu lanete müstahak olmamak için, susmamak gerekir.

Din âlimlerini kötülemek çok kötüdür. İbni Asakir hazretleri, (Din âlimlerinin etleri zehir gibidir. Koklayan [tenkide yönelen] hastalanır, tadan [kötüleyen] ölür) buyuruyor. Ancak, kötü olan kimseleri, mezhepsizleri teşhir etmeli. Kitaplarından misaller vererek hatalarını açıklamalı. Bu hatalara aldanmamaları için müslümanları ikaz etmeli.

Elbette İslam âlimlerini gıybet etmek haramdır. Ama gıybet nedir? Gıybet, bir müslümanın veya bir zimminin gizli bir kusurunu, arkasından söylemek olup, harbilerin ve açıkça günah işleyen müslümanların bu günahlarını bildirmek, müslümanlara zulmedenlerin ve alış verişte onları aldatanların yaptıkları bu fenalıkları duyurmak, müslümanları bunların şerrinden sakındırmak, Müslümanlığı yanlış anlatanların ve yazanların bu iftiralarını söylemek lazım olduğundan gıybet olmaz. (Redd-ül Muhtar)

Mezhepsizlerin görüşleri, Kul hatasız olmaz kabilinden basit hatalar değildir, imanı ilgilendirmektedir. Bir kısmı bid’at, bir kısmı ise küfürdür.

Bunları bilip de, gücü yettiği halde, susmanın vebali büyüktür. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bid’atler yayılıp, sonra gelenler, öncekilere lanet ettiği zaman, doğruyu bilenler herkese söylesin! Eğer söylemeyip gizlerse, Allah’ın indirdiği Kur’an-ı kerimi gizlemiş olur.) [İbni Asakir]

Allahü teâlânın emirlerini bildirmek ve yasak ettiklerinden sakındırmak çok mühim bir vazifedir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Birbirinize Müslümanlığı öğretin! Emr-i marufu bırakırsanız, Allahü teâlâ, en kötülerinizi başınıza musallat eder ve dualarınızı kabul etmez.) [Bezzar]

Emr-i marufu ve nehy-i münkeri el ile yapmak hükümete, dil ile yapmak din adamlarına, kalb ile yapmak her Müslümana farzdır. (Hadika)

Din adamının iyisi, kötüsü olur mu? Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü de, insanların en kötüsüdür.) [Bezzar, Darimi]

(Cehennemde din görevlisine, "Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?" derler. O da, "Günahtır, yapmayın" der, kendim yapardım. "Yapın" dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum" der.)
[Buhari]

(Mirac gecesi ateşten makaslarla kendi dudaklarını kesen insanlar gördüm. Bunların kim olduğunu sordum. "Kendilerinin yapmadıklarını "yapın" diyen vaizlerdir" dendi.) [Müslim]

(Kıyamette en şiddetli azap, ilmi kendine fayda vermeyen din görevlisinedir.)
[Beyheki]

(Cehennemde azap çekenlerden bazılarının yaydıkları kötü kokular, diğerlerine ateşten daha fazla azap verir. "Sen ne günah işledin ki, öyle pis koku saçıyorsun?" denildiğinde, "Ben din görevlisi idim. Bildiklerimi yapmazdım"der.)
[İ. Ahmed]

(Yazıklar olsun kötü âlimlere ki, ilmi ticarete alet ederler. Menfaat için devlet adamlarına yaklaşırlar, bunların yaptıkları ticaret, kesada [darlığa, kıtlığa] uğrasın!) [Hakim]

(Bir zaman gelir ki, din görevlisi fitne unsuru olur, camiler ve hafızlar çoğalır, ama, [hakiki] âlim hiç bulunmaz.) [Ebu Nuaym]

(Zebaniler, günahkâr hafızlara, puta tapanlardan daha önce azap yapar. Çünkü bilerek yapılan günah, bilmeyerek yapılandan daha kötüdür.) [Taberani]

(Ahir zamanda cahil din görevlileri ve fasık hafızlar çoğalır. O zamanın din görevlisi, eşek leşinden daha bozuk ve daha kokmuş olacaktır.)
[Tezkire-i kurtubi muhtasarı]

(Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.)
[Müslim]

(Ümmetimdeki münafıkların çoğu Kur’an-ı kerim okuyanlardan olacaktır.) [İ.Ahmed]

(Ahir zamanda, âlim azalır, cahil artar. Âlim kalmayınca da, cahil ve sapık din görevlisi, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, kendisi sapar, başkalarını da saptırır.)[Buhari]

(Bir zaman gelir ki din görevlisi, en şerli olur; fitne onlardan başlar, onlara döner.) [Hakim]

(Sizin için Deccalden daha çok, sapık önderlerden korkuyorum.) [İ.Ahmed]

(Ümmetim, kötü âlimler, cahil abidler yüzünden helak olur.) [Darimi]

(Ümmetim, kötü din görevlilerinden çok zarar görecektir.) [Hakim]

Bu hadis-i şeriflerden, dini içten yıkmaya çalışanların bulunacakları anlaşılmaktadır. Böyle kimselerin ihanetlerini açıklamak gerekmez mi? “İç mücadeleye şimdilik lüzum yok” demek büyük gaflettir.

Aslında iç düşman, dış düşmandan, içteki yara dıştaki yaradan daha tehlikelidir. Ayaktaki bir yaranın tedavisi, kalbdeki bir yaranın tedavisinden daha kolay olur. Sırlarımızı, cephanemizi ve zayıf noktalarımızı bilen bir düşmanın zararı dıştaki düşmandan daha tehlikelidir.

Mezhepsizlerin, “Biz imam-ı a'zamı da, Abduh'u da severiz” demeleri yanlıştır. Abduh sevilirse, imam-ı a'zam sevilmemiş olur. Çünkü imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Muhammed aleyhisselama tam ve kusursuz tâbi olabilmek için, Onu tam ve kusursuz sevmek lazımdır. Tam ve olgun sevginin alameti de Onun düşmanlarını düşman bilmek, dinini beğenmeyenleri sevmemektir. Sevgiye gevşeklik sığmaz. İki zıt şeyin sevgisi bir kalbde, bir arada yerleşmez. İki zıttan birini sevmek, diğerine düşmanlığı gerektirir. (m. 165)

Yabancılar, İslamiyet’i parçalamak için İslam birliği maskesini taktılar. Mezhepler İslam birliğine mani oluyor diye mezhepleri kaldırmaya çalıştılar. Bal ile sirke, süt ile idrar, zemzem ile şarap birleşmeyeceği gibi hak ile bâtıl da birleşmez. Birleştirilmeye kalkılırsa hepsi de bâtıl olur.
Ehl-i sünneti parçalamak için birleşme maskesi takılmaktadır. Temiz su ile necasetli su birleşirse bir birleşme olur, ancak bu suya artık temiz su denmez, hepsi de necasetli su olur. Ehl-i sünnet, vehhabi ile, rafızi ile birleşirse hepsi necis olur. Bütün Müslümanların birleşeceği yer Ehl-i sünnet yoludur.

Cenab-ı Hak, hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak, sevdiklerini dost, sevmediklerini de düşman olarak tanıtsın. Âmin.

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.