logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
Af ve magfiret için
Ağrılarda okunanlar
Aksırınca
Allah ıslah etsin
Allah razı olsun
Allah şaşırtmasın
Allah'ın razı olması
Âyât-ı Hıfz
Ayat-i Hırz
Banyoya girerken
Baş ağrısında
Beddua etmek
Bereket Duâsı
Besmelenin fazileti
Bir dileği olanlar
Borç ve sıkıntı
Büyü ve Cin Duası
Büyü ve Sihire karşı
Caliyet-ül Ekdar
Cenaze duâsı
Cennetlik olabilmek
Cine karşı
Cuma duaları
Çeşitli sorular
Defin esnasında
Dert ve Bela
Dilek ve murat duası
Doğru yolu bulmak
Doğumun rahat olması
Dua âyetleri
Dua boşa gitmez
Dua eden kul
Dua etme arzusu
Duanın dindeki yeri
Düşmandan korunmak
Elbise giyerken
Eshab-ı Kehfin ismi
Evden çıkarken
Eve girerken dua
Eve girip çıkarken
Evlilikte ilk gece
Ezan duâsı
Fakirlikten kurtuluş
Felç hastası için
Fırtınada okunan dua
Fitneden korunmak
Gayri müslimlere dua
Gece uyanınca
Gıyaben dua etmek
Günahların affı için
Günahların keffareti
Güzel bir dua
Hamd ve şükür duâsı
Hangi dua kaç defa
Hasta için
Hastalıkta
Hatim Duası
Helaya girerken
Her dua kabul olur
Her gün okunacak dua
Hizb-ül-bahr
Hürmetine diye dua
İftar Duâsı
İlaçların en iyisi
Îmân duâsı
İmtihana girerken
İnşallah demek
İsm-i a'zam duası
İstigfar duâsı
Kabir ziyaretinde
Karabasan için dua
Kaside-i bürde
Kayıp duası
Kaza-beladan korunma
Kırk günün önemi
Kırk hac sevabı
Kıymetli bir tesbih
Korkulu zamanlarda
Kurban keserken
Küfürden kurtulmak
Makbul olan zamanlar
Murada kavuşmak için
Musibet karşısında
Muska taşımak
Müstecab dua
Namazdan sonra
Nazar duâsı
Ne zamana kadar
Niçin kabul olmaz
Öfkeli halde iken
Ölülere duâ
Rabbim bizi esirge
Resulullahın duaları
Ruhi hastalık - büyü
Saadete kavuşmak
Sağlık-âfiyet duâsı
Salâten tüncînâ
Seherde duanın önemi
Sessiz dua ve zikir
Sıkıntıdan kurtulmak
Sıkıntılı zamanlarda
Su içerken
Şehid olmak için
Şifa ayetleri
Şifa için
Şifa için istiğfar
Tevhid duâsı
Toplantıdan sonra
Uykuda korku
Üç istiğfar okumak
Vasıtalara binerken
Yağmur duâsı
Yatakta dua okumak
Yatarken okunanlar
Yemek duâsı
Yola çıkarken
Yolculukta dua
Zemzem içerken
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı

Beddua etmek

Peygamber efendimiz beddua etti mi?

Peygamber efendimiz, diğer bazı Peygamberler gibi kavimlerine genel bir beddua etmemiş ama muayyen günahları işleyenleri lanetlemiştir. Mesela birkaçı şöyledir:

(Lutilere Allah lanet etsin!) [Beyheki]

(Paraya tapana lanet olsun!) [Tirmizi]

(Bid’at çıkarana lanet olsun.)
[Dare Kutni]

(Eshabıma sövene lanet olsun.)
[Hakim]

(Doğruyu bildiği halde susana lanet olsun)
[Deylemi]

Ayrıca isim söyleyerek beddua ettikleri de vardır. Bir tanesi şöyledir: Ebu Leheb’in oğlu Uteybe, Tebbet suresi gelince, Resulullah efendimize hakaret etti. Resulullah çok üzülüp, (Ya Rabbi, buna bir canavar musallat et) dedi. Ebu Leheb’in oğlu Uteybe Şam’a giderken, bir gece, bir aslan gelip uyuyan arkadaşlarını koklayıp bıraktı. Sıra Uteybe’ye gelince onu parçaladı. (Mirat-i kâinat)

Taberani’de rivayet ediliyor ki:
İki kişi, Hazret-i Hamza hakkında aşağılayıcı bir şiir okuduklarından Cehenneme gitmeleri için Resulullah beddua ediyor.

Peygamber efendimiz beddua etmezdi sanarak hadis kitaplarındaki beddua bildiren böyle bir hadis-i şerife şüphe ile bakmak din düşmanlarını sevindirmek olur. O zaman imam-ı Taberani’ye de itimat kalmaz. Zaten din düşmanlarının bütün derdi de bu. (Âlimleri ve hadisleri yıkarsak Kur’anı yıkmak daha kolay olur) diyorlar.

O iki kişi hicri 8. yılda Müslüman olmuştu. Hazret-i Hamza ise bundan 4 yıl önce şehit oldu. Yani o zaman o iki kişi Müslüman değildi. O dua, Müslümanlara yaptıkları zararlardan ve sevgili amcası Hazret-i Hamza’ya dil uzattıklarından dolayı yapılmıştı.

Mekke’nin fethinde, Resulullah efendimiz herkesi affetti. Yalnız on kişinin isimlerini söyleyip, (Bunları görünce hemen öldürün) buyurdu. Bu on kişiden biri olan Vahşi bin Harb, Mekke’den uzaklara kaçtı. Daha sonra pişman olup, Medine’de mescide gelip, (Ya Resulallah, bir kimse Allah’a ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup iman etse, bunun cezası nedir?) dedi. Resulullah efendimiz, (Pişman olup iman eden affolur, bizim kardeşimiz olur) buyurdu. (Ya Resulallah, iman ettim, pişman oldum. Ben Vahşi’yim) dedi. Peygamber efendimiz, Vahşi adını işitince, sevgili amcası Hazret-i Hamza’nın parçalanmış hâli gözü önüne geldi.
Ağlamaya başlayıp, (Git, seni gözüm görmesin) buyurdu. Vahşi, öldürüleceğini anlayıp dışarı çıkarken Cebrail aleyhisselam gelip, (Ey Habibim, bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeye uğraşmakla geçiren bir kâfir, bir kelime-i tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen, amcanı öldürdü diye Vahşi’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu. Şimdi sana inandı. Ben affettim. Sen de affet) mealindeki ilahi emri bildirdi.

Herkes, öldürün emrini bekliyordu. Resulullah efendimiz, (Kardeşinizi çağırınız) buyurdu. Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Resulullah efendimiz, affolduğu müjdesini verip, (Fakat, seni görünce dayanamıyor, üzülüyorum. Bana görünme) buyurdu. Hazret-i Vahşi, Resulullahı üzmemek için, bir daha yanına gelmedi. Mahcup, başı önünde yaşadı. (Kurtubi, Süyuti, Taberi)

Sorgusuz sualsiz öldürülmesi gereken bir kâfir, Müslüman olunca, onun hakkındaki nefret, merhamete dönüşüyor, sahabilik şerefine kavuşuyor. Günahları sevaba çevriliyor. Bir âyet meali:
(Tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin günahlarını sevaplara çeviririm. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir.) [Furkan 70)

Bu âyet-i kerime Hazret-i Vahşi için indi. (Hadika)

Sual: Birine beddua için, (Seni Allah'a havale ediyorum) demek, uygun olur mu?
CEVAP
Söyleyen şahsa ve niyetine göre değişir. İbni Mesud hazretleri anlatır:

Ebu Cehil ve arkadaşları, Resulullah Kâbe’nin yanında namazda secdede iken, üstüne deve işkembesi attılar. Resulullah, namazını tamamlayınca, yüksek sesle, (Allahım, Ebu Cehil’i, Ukbe bin Rebia’yı, Şeybe bin Rebia’yı, Velid bin Utbe’yi, Ümeyye bin Halef’i, Ukbe bin Muayt’ı sana havale ediyorum) buyurdu. Bedir savaşında, Resulullahın ismen zikrettiği bu kimselerin, hepsinin yere serilmiş cesetlerini gördüm. (Buhari, Müslim, Nesai)

Bir de, sanki, hâşâ Allahü teâlânın haberi yokmuş da, Ona haber veriyorum, gereğini yapsın, mazlumun hakkını zalimde bırakmasın gibi, bir anlamda söylenirse, hiç uygun olmaz. Allahü teâlâ, hiç kimsenin yaptığından gâfil değildir. Kul, yanlış bir şey yapmışsa, elbette onu hesaba çeker ve cezasını verir.

Allaha havale ediyorum sözü, senin yaptığın bu kötülüğe karşı sabrediyorum, buna karşılık vermiyorum, yaptığının cezası ne ise, Allahü teâlâ versin anlamında söylenirse, mahzuru olmaz.

Dua ve beddua

Sual: (Duanla yaşamıyorum ki, niye bedduanla öleyim) sözü uygun mudur?
CEVAP
Uygun değildir. Dua hafife alınmış olur. Dua veya beddua kabul olabilir. Yani kabul olan dua ile yaşanabilir. Yahut dua kabul olmasa da, beddua ile insan ölebilir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Şu dört dua reddolmaz: Din kardeşinin gıyabında yapılan dua, iyileşinceye kadar hastanın, dönünceye kadar hacca ve cihada gidenin duası.) [Deylemi]

(Ana babanın çocuğuna ve mazlumun zalime olan bedduaları reddedilmez.) [Tirmizi]

Sual: Annem ve babam, beddua edip vefat ettiler. Bu bedduanın zararlarından kurtulmak ve bana haklarını helal etmesi için ne yapmam gerekir?
CEVAP
Onlar için hayır dua edip, yapılan ibadetlerin, hayır ve hasenatın sevablarını onlara da göndermeli; mesela, okuduğu Kur’an-ı kerim veya verdiği sadakanın sevabını onlara hediye etmelidir. Böylece, yapılan bedduaların zararlarından kurtulmuş ve ana babanın haklarını ödemiş olur. Bağışladığı sevablar da, hiç eksilmeden kendisine verilir.

Sual: Okul arkadaşım, (Biz ehl-i kitaba hiç beddua ve lanet etmeyiz, Allah kahretsin demeyiz, Allah islah etsin deriz. Özellikle, “Allah Yahudileri ve Hristiyanları islah etsin” diye dua ediyoruz. Bunların Müslüman olma ihtimalleri olduğu için bedduadan kaçıyoruz. Peygamberimiz de kâfirlere beddua etmedi ve onlardan, daha sonra Müslüman olanlar oldu. Beddua etseydi, onlar Müslüman olamazdı. Peygamberimize uyarak, biz de beddua etmiyoruz) dedi. İslam düşmanlarına, kahrolsun demek caiz olmuyor mu?
CEVAP
Önce
şu hususu açıklayalım. Böyle düşünenler, Ehl-i Kitabın ebedi Cehennemlik oldugunu bildiren âyetleri tarihsel kabul ediyor, yani onları kâfir bilmiyor. Bu bakımdan, onların islah olmaları için niye dua etsin ki? Bu işte bir gariplik yok mu?

Allah ve Resulü ile
İslam âlimleri, zalimlere, kâfirlere beddua etmiştir, lanetlemiştir, kahrolsunlar demişlerdir. Onlar -hâşâ- bunlarin Müslüman olabileceğini, onun için beddua etmemek gerektiğini bilememişler mi?

Birkaç âyet-i kerime meali
şöyledir:

(Allah onları [Yahudi ve Hıristiyanları] kahretsin!) [Tevbe 30]

(Allah’ın laneti inkârcıların üzerine olsun.) [Bekara 89]

(Allah, inkârları yüzünden onlara [Yahudilere] lanet etmiştir.) [Nisa 48]

(Allah’ın eli sıkı diyen Yahudilere lanet olsun!) [Maide 93]

(Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!) [Araf 44]

(Bozgunculara lanet olsun.) [Rad 25]

(Koyu bir cehalet ve gaflet içinde olan o yalancilar kahrolsun!) [Zariyat 10,11]

Peygamber efendimiz de, baz
ı gruplara beddua etmiştir. Birkaç hadis-i şerif meali:

(Yahudileri Allah kahretsin, iç ya
ğını Allah haram edince, onu eriterek satıp parasını yediler.)
[Müslim]

(Allah Yahudi ve Hristiyanları kahretsin! Peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler. Siz Arap topraklarında iki din bırakmayın!) [Beyhekî]

(Karşı cinsin elbisesini giyene lanet olsun!) [Hâkim]

(Lutilere Allah lanet etsin!)
[Beyheki]

(Bid’at ehline lanet olsun!)
[Deylemi]

(Paraya tapana lanet olsun!)
[Tirmizi]

(K
ızını fâsıkla evlendirene lanet olsun.)
[Sir’a]

Fâsıklara lânet okumak

Sual: Fâsıklara, bid’at ehline ve kâfirlere ismen lânet etmek uygun olur mu?
CEVAP
Uygun olmaz, çünkü Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Adını söyleyerek, belli bir kâfire lânet etmemeli. Genel olarak, (Kâfirlere lânet olsun!) demekte mahzur olmaz. (İslam’da İlk Fitne kitabı)

İsim söylenmeden, (Allah'ın lâneti, kâfirlerin, bid'at ehlinin ve fâsıkların üzerine olsun) demekte de mahzur yoktur. Çünkü Allahü teâlâ ve Peygamber efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" böyle genel lânet etmiştir. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah ve Resulünü incitenlere Allah, dünyada ve âhirette lânet etmiştir.) [Ahzab 57]

Bir hadis-i şerif:
(Zâlim âmirlere, fâsıklara ve sünnetimi yıkan bid'at ehline Allah lânet etsin!) [Deylemî]

 

 

Lanet etmemek suç değildir

Sual: İnsanlara sövmemek, kimseye lanet etmeyip susmak, ahirette suç sayılacak mıdır?
CEVAP
İnsanlara sövmemek, kimseye lanet etmeyip susmak, ahirette suç sayılmayacaktır.

Fahr-i kâinât “aleyhissalevâtü vetteslîmât” efendimiz ve Eshâb-ı kirâma onüç sene cefa eden, çok sıkıntı veren kâfirlere ve hele bunların elebaşları olan beş-altı azılı zalime bile, sövmek ve lanet etmek emir edilmedi. Bu azgınlardan Ebû Cehlden başkasının isimleri bile unutuldu. Dünyada hiçbir dinde insanlara sövmek, lanet etmek emir olunmadı. Bir kimse, Allahü teâlânın emirlerini yapsa ve yasaklarından, haram ettiklerinden kaçınsa, fakat ömründe bir kere şeytana lanet etmese, bunun için, bu kimse sorguya çekilmeyecektir. Sen, şeytanın dostu idin, denilmeyecektir. Bir kimse de, emirleri yapmayıp, her gün şeytana yüzlerce lanet eylese, ahirette sorguya çekilecek, şeytana lanet etmesi, onu azaptan kurtaramayacaktır. Bu kimse, şeytanın düşmanı değil, dostu sayılacaktır. Görülüyor ki, Ehl-i beyti sevmiş olmak için, şuna buna sövmek, lanet etmek akıl ile de, din bakımından da faydasız, lüzumsuz olup, hiç doğru değildir. (Hak Sözün Vesikaları s. 117)

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.