logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
Adetler delilmidir?
Alkışlamanın hükmü
Bid'at ehlini övmek
Bid'at olmayanlar
Bid'at-i hasene
Bid'at ehli ibadeti
Bid'at ehli ile dost
Bid'at ehli olanlar
Bid'atler mayın gibi
Bizden olmayanlar
Çarşaf-Sarık-Sakal
Çeşitli sorular
Değişiklik nedir?
Dinde kolaylık mı
Dinde reform nedir?
Dinlerine uymadıkça
Emri yapmamak
Farklı İctihad
Günümüzde bid'atler
Hak üzere olan taife
Harac ve zaruret
Haramla farz çakışır
Her çeşit aşırılık
Hile-i şeriyye nedir
İhtiyatlı davranmak
İki gün eşit olmaz
İnsanların kötüsü
İşin esası
Müctehide ihtiyaç
Niçin birleşilmiyor?
Öncelikli olan işler
Özel günler kutlamak
Resulullaha uymak
Sahih ve Kabul olmak
Salâten tüncînâ
Sevap Bağışlamak
Sünnet-fitne-müdara
Sünnet çeşitleri
Sünnet ve mekruh
Sünnete uymak
Sünnetin üç manası
Telkin vermek
Temel bilgi gerekir
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading
 
Bid’at ehli ile dostluk kurmak

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual: Bid’at ehliyle dostluk kurmakta mahzur var mı?
CEVAP
Bid’at ehliye arkadaşlık yapmak caiz değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir. (1/260)

Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktarını aşmamalıdır. (Nikaye)

Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

(Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.) [Taberani]

(Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.)
[Müslim]

(Hasta olurlarsa, ziyaretlerine gitmeyin!) [Ebu Davud]

(Karşılaşınca, onlara selam vermeyin!)
[İbni Mace]

(Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!)
[Ukayli]

(Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!)
[İbni Hibban]

(Onlar benden, ben de onlardan değilim. Onlarla cihad, kâfirlerle cihad gibidir.)
[Deylemi]

(Bir bid’at ehli öldüğünde İslam’da bir fetih vuku bulmuş gibi olur.)
[Hatib]

(Bir bid’at çıkaran, ölmeden önce mutlaka onun kötülüğüne maruz kalır.)
[Taberani]

(Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.)
[Taberani]

(Bid’at ehline şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.)
[Mektubat-ı Masumiyye]

(Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.)
[İbni Asakir]

(Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatib]

Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki:
Hadis-i şerifte (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyurdu. Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, (Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir) buyurdu. Süfyan bin Uyeyne de, (Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allah gazap eder) buyurdu. (Gunye)

Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu içindir; çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına hükümler koymuş oluyor. Allah’ın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş oluyor. Kendi bozuk yolunu yaymaya çalışıyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.

Bid’at fırkalarını sevmek

Sual: Resulullah, (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, 72’si [bid’at fırkaları] Cehenneme gidecek yalnız bir fırka kurtulacak, o da benim Eshabımın yolunda giden fırkadır) buyururken, Ehl-i sünnet âlimleri de, kurtuluş fırkasının, Ehl-i sünnet olduğunu açıklarken, bir bid’at ehli, (Bu ümmet, bid’at fırkalarıyla her çeşit mezheple bir bütündür, hepsini severim, hiç birini tenkit etmem) diyor. Cehennemlik olan bid’at ehlini sevmek, Allah ve Resulüne karşı gelmek değil midir?
CEVAP
Bid’atin ve bid’at sahiplerinin zararlarını ve onlardan uzaklaşmak gerektiğini, dinimiz açıkça bildirmiştir.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Bid’at ehlini sevmemek ve zararlarını da duyurmak lazımdır. (Kimya-yı Saadet)

Muhammed Masum
hazretleri buyuruyor ki:
Her müminin Ehl-i sünnet itikadına yapışması, bozuk imandan kaçınması lazımdır. Bid’at sahipleriyle münakaşa etmemeli, onlardan uzaklaşmalıdır. Bayramlarda, sevinçli zamanlarda ziyaretlerine gitmemeli, cenazelerine namaz kılmamalı. İtikadları bozuk olduğu için, onları sevmemeyi ibadet bilmeli. Bid’at sahiplerini sevenlerin ibadetleri kabul olmaz. Bid’at sahiplerini sevmeyenleri, Allahü teala affeder. Muhabbetin alameti, sevilenin dostlarını sevmek, düşmanlarını sevmemektir. (1/29)

Bid’at sahibinin meclisinde bulunma! Sözlerini işitme! Hatta onların bulunduğu şehirden uzak ol ki, zamanla kalbin onlara kaymasın! Onlara uymamalı. Onlar din adamı değil, din hırsızlarıdır. Şeytanın tuzaklarıdır. Onların yaldızlı, acıklı sözlerine aldanmamalı, aslandan kaçar gibi, bunların yanından kaçmalıdır. (2/110)

Mazher-i Can-ı Canan
hazretleri buyuruyor ki:
(Kâfirleri, bid’at sahiplerini ve açıkça günah işlemeye devam eden fasıkları sevmemek emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, selam vermemeli, arkadaşlık yapmamalıdır.)

Bid’at ehli
demek, bid’atini yaymak için yani Müslümanların imanlarını, ibadetlerini bozmak için uğraşan kimse demektir. Dinimiz bid’at sahiplerini sevmemeyi, onları aşağılamayı emretmektedir. Onlara saygı göstermek haramdır. Bid’at yayıldığı ve zararının çoğaldığı zaman, bunu reddetmek, bunun kötülüğünü Müslümanlara duyurmak farzdır. Hatta farzların önemlilerinden olduğunda, icma-i ümmet vardır. Selef-i salihin ve bunların halefleri, hep böyle yaptılar. Bu farzı terk eden, icmadan ayrılmış olur. (S. Ebediyye)

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Bid’atler yayılıp, sonra gelenler öncekilere lanet ettiği zaman, doğruyu bilenler herkese söylesin! Eğer söylemeyip gizlerse, Allahü teâlânın indirdiği Kur’an-ı kerimi gizlemiş olur.) [İbni Asakir]

Görüldüğü gibi dinimiz, bid’at sahiplerini sevmeyi değil, bilakis sevmemeyi, onlarla mücadele etmeyi, hem onlara, hem de onlara aldanmamaları için bütün Müslümanlara, emr-i maruf yapmayı emrediyor. (Ben bir mezhebi taklit etmem, tahkik edip anladığıma uyarım) diyen mezhepsiz, dinimizin emrine aykırı olarak, (Ümmetin bütün fırkalarını severim, hiç birinin tırnağının satılmasına razı olmam) diyor. Mezhepsizin bid’at ehlini sevmesi yadırganmaz. Âhirette herkes, sevdikleriyle beraber olacaktır.

Kâfir ve bid’at sahibi

Sual: Mektubat-ı Rabbani’de, (Bid’at sahibiyle arkadaşlık etmek, kâfirle arkadaşlık etmekten, daha fenadır) deniyor. Yani bid’at sahibi olmak, kâfir olmaktan daha mı kötüdür?
CEVAP
Kâfir olmaktan daha kötü denmiyor. Kâfirlerle arkadaşlık etmekten daha kötü deniyor; çünkü Müslüman, genelde kâfirin kötü olduğunu bilir, ona inanmaz; fakat bid’at ehlinin namaz kıldığını, dine uygun yaşamaya çalıştığını görünce, ister istemez, kalbi ona meyledebilir. Bozuk sözlerinin, bozuk itikadının tesiri altında kalabilir. Buysa, onu felakete götürür; çünkü bid’at ehlinin namazı, orucu ve diğer ibadetleri kabul olmaz. Bid’at ehlinden, yılandan, aslandan kaçar gibi kaçmalı. Bir hadis-i şerif meali:
(Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin!) [Hâkim]

Bid’at ehli ile arkadaşlık

Sual: Kâfirlerle arkadaşlık etmektense, bid’at ehliyle arkadaşlık etmek daha iyi değil mi?
CEVAP
Hayır, daha kötü olur. Bid’at ehli, küfre düşmüş olsa da, kendini Müslüman zannettiği için, namaz kılar, oruç tutar, haram olan bazı işlerden de sakınır. Bunun için sözleri o kadar yadırganmaz. Kâfirin sözüne ise hiçbir Müslüman itibar etmez. Mesela komünist biri, (Kadere iman dinimizde yoktur, Allah gaybı bilmez) dese hiçbir Müslüman inanmaz. Fakat ilahiyatçı bir hoca, bunları söylese, belki bir bildiği vardır diye düşünerek inanan çıkabilir. Bid’at ehli olmasa da, kitaplarımıza bazı konularda muhalif olanların zararı da büyük olur. Çünkü Ehl-i sünnet olarak bilindiği için çok kişi ona itimat edebilir. Kitaplarımızda bid’at Ehl-i hakkında deniyor ki:
Bid’at ehlinin dinimize zararı, kâfirin zararından daha çoktur. (İslam Ahlâkı)
 
İmam-ı Rabbânî hazretleri de buyuruyor ki:
İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir. (1/260)
 
Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
(Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.) [Taberânî]
 
(Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.) [Müslim]
 
(Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!) [Ukaylî]
 
(Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!) [İbni Hibban]
 
(Onlar benden, ben de onlardan değilim.) [Deylemî]
 
(Bir bid’at ehli öldüğünde İslam’da bir fetih vuku bulmuş gibi olur.) [Hatîb]
 
(Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.) [Taberânî]
 
(Bid’at ehline şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.) [Mektubat-ı Masumiyye]
 
(Bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevireni, kalbini Allahü teâlâ korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatîb]
 
Seyyid Abdülkadir-i Geylânî hazretleri (Gunyet-üt-talibin) kitabında buyuruyor ki:
Hadis-i şerifte, (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyuruldu. Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, (Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir) buyurdu. Süfyan bin Uyeyne de, (Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana oradan ayrılıncaya kadar, Allah gazap eder) buyurdu. (Seadet-i Ebediyye)
 
Nikâye kitabının şerhinde buyuruluyor ki: Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse zaruret miktarını aşmamalıdır. (Seadet-i Ebediyye)
 
Yani görüşmek zorunda kalınca onları idare etmeli, ihtiyaç kadar güler yüz göstermelidir.

 

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.