logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
Avl hesabı
Borç
Feraiz Programı
Miras hesapları
Ödünç vermek
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Borç vermekle ilgili çeşitli sorular

Sual: Borcu ödemeyip geciktirmek günah mıdır?
CEVAP
Borcunu vaktinde ödemeyen kimsenin, gelip mühlet istemesi gerekir. Ödeme imkanı olduğu halde, borcunu geciktirmek günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Herhangi bir kimse, imkanı olduğu halde, borcunu vermeyip geciktirirse, [borcunu verinceye kadar] her gün amel defterine zulmetme günahı yazılır.) [Taberani]

(Ödememek niyetiyle borçlanan, Kıyamete hırsız olarak gelir.)
[İbni Mace]

(Aldığı borcu ödemek istemeyene Allahü teâlâ, kıyamette, “Bu kimsenin hakkını sende bırakacağımı mı zannettin?” buyurarak, o kimsenin iyi amellerini alıp diğerine verir. Eğer borcunu vermeyenin iyi ameli yoksa, borç verenin kötü amellerini, günahlarını borçluya yükler.) [Taberani]

(Zenginin [ödeme imkanı olanın] borcunu ödemeyip, oyalaması zulümdür.) [Buhari]
[Borcu vaktinde ödememeye zulüm, ödemeyene de zalim denmiştir.]

(Allahü teâlâ zalim zengini sevmez, ona buğzeder.)
[Bezzar]

Borcu olan, borcunu ödemeden sadaka vermemelidir. Çünkü hadis-i şerifte, (Borcu var iken verilen sadaka kabul olmaz) buyuruldu. (Buhari)

Verilmeyen zekat da borçtur. Borcu ödemek, zekat vermek farzdır. Zekat borcu olanın verdiği sadaka kabul olmaz. Önce bu borçları ödemek gerekir. Bunun gibi farz borcu olanın nafile namazları da kabul olmaz. Sünnetler de nafile demektir. (N.Fıkhıyye)

Borçlanmamaya çok dikkat etmelidir! Hazret-i Lokman Hakim, (Borç yükü altında ezilmektense, taş taşımayı tercih ederim) buyuruyor. Çünkü borçlanmak, insanı küfre kadar sürükler. Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, küfre düşmekten ve borca girmekten sana sığınırım) buyurarak, borçlanmanın çok kötü olduğunu bildirmiştir. (Nesai)

Sual: Bir arkadaşa borcum var. Fakat ödeyecek param yok. Bazı eşyalarımı satıp ödemem gerekir mi?
CEVAP
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de diyor ki:
Hadis-i şerifte, (En iyiniz, borcunu bir an önce ödeyeninizdir) buyuruldu. Bir kimse, malı olduğu halde, borcunu ödemeyi bir saat geciktirirse, zalim ve asi olur. Namaz kılarken de, oruç tutarken de, uykuda da, yani her an, lanet altında bulunur. Borç ödememek öyle bir günahtır ki, uykuda bile durmadan yazılır. Malı olmak, parası olmak demek değildir. Satılık bir şeyi olup da, satmazsa, günah işlemiş olur. Buhari’deki hadis-i şerifte, (Borcu var iken verilen sadaka kabul olmaz) buyuruldu. Âlimler de, (Borcu olan kimse, borcunu ödemedikçe yağlı ve sirkeli yemek yememelidir) buyuruyorlar.

Ödünç veren kimse, "İstediğin zaman öde, benim ihtiyacım yok" dese de, ödeme imkanı varsa ödememek mekruh olur.

Borcu başka maldan ödemek

Sual: Altın lira olarak alınan borç ödenirken, o andaki piyasa değeri para olarak veya yağ, pirinç veya başka şey verilse uygun olur mu?
CEVAP
Alacaklı kabul ederse uygun olur.

Borcu başkasına ödemek

Sual: Bir arkadaşa borcum vardı. Arkadaş iflas edip ortadan kayboldu. Başka bir arkadaşın da, bu iflas edende aynı miktar alacağı varmış. Ben borcumu arkadaşa versem, bir gün çıkıp gelirse, iflas eden şahsın, benden alacağını istemeye hakkı olur mu?
CEVAP
Evet, hakkı olur.

Faizini vermemek

Sual: Faizin haram olduğunu bilmiyordum. Amerika’da çalışırken bir gayrimüslimden faizle para almıştım. Anaparayı ödedim. Alacaklı da zaten istemiyor. Haram olan faizini ödemesem günah olur mu?
CEVAP
Günah olmaz.

Borç yiğidin kamçısıdır

Sual: (Borç yiğidin kamçısıdır) atasözüyle, Hazret-i Ali'nin, (Dünyada en büyük sıkıntı borçlu olmaktır) sözü çelişmiyor mu?
CEVAP
Çelişmiyor, birbirini açıklıyor. İhtiyacı olunca borçlanmak günah değildir. Peygamber efendimiz de borçlanmıştır. Bir demir zırh ceketini, borcundan dolayı bir Yahudi'ye rehin bırakmıştı.

Borcu inkâr

Sual: Bir bakkala borcum vardı. Ödedim. Bakkal bir müddet sonra borcumu ödememi söyledi. "Ödeseydin borcunu silerdim" dedi. Ben verdim diye yemin ettim, o da vermedin diye yemin etti. Hangimizin yeminine itibar edilir?
CEVAP
İki şahit yanında ödemeliydiniz. Yahut varsa senedi geri almalıydınız. Veyahut borcunuzu gözünüzün önünde sildirmeniz gerekirdi. Bunların hiçbirini yapmadığınıza göre, borcunuzu tekrar ödemeniz gerekir. Satıcının yemini muteber olur. (Hidaye)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Alıcı ile satıcı ihtilaf edince, şahit yoksa, satıcının sözüne itibar edilir.) [Ebu Davud]

(Şahit dava edene, yemin, inkâr edene düşer.)
[Darekutni]

Borçluya mühlet vermek

Sual: Borcunu ödeyemeyene, mühlet vermek gerekir mi?
CEVAP
Borcunu gerçekten ödeyemeyenlere mühlet vermek farzdır, çok sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamet gününün dehşetinden kurtulmak ve Allahü teâlânın himayesine sığınmak isteyen, darda kalan borçluya mühlet versin!) [Taberani]

(Darda olanı feraha kavuşturan veya böyle bir kimsenin borcunu ödeyeni, Allahü teâlâ kıyamet gününün dehşet, korku ve sıkıntılarından kurtarır.)
[Müslim]

(Fakir borçluya, borcunu ödemesi için kolaylık gösterene, her gün o borç miktarı kadar sadaka sevabı yazılır.)
[İ.Ahmed]

(Bir kimse, borcunu ödeyebileceği vakte kadar fakire mühlet verse, günahlarından tevbe etmesi için Allahü teâlâ da ona mühlet verir.)
[Taberani]

(Musibetten kurtulmak, istediğine kavuşmak ve Arşın gölgesine sığınmak isteyen, eli darda olanın borcunun vâdesini uzatsın veya o borcu bağışlasın!)
[Abdürrezzak]

(Kıyamette günahı çok bir müslümanı hesaba çekerler. O kimse de (Benim hiç iyiliğim yoktur. Sadece çırağıma, "Fakir olan borçluları sıkıştırma, ne zaman ellerine geçerse, o zaman vermelerini söyle, bir şey isterlerse yine ver, boş çevirme!" diye söylerdim) der. Allahü teâlâ da, o kimseyi affederek buyurur ki: (Ey kulum, bugün sen fakir, muhtaçsın. Sen dünyada benim kullarıma acıdığın gibi, bugün biz de sana acırız.) [Buhari]

Sual: Bazı kimselerde alacağım var. Verecek güçleri yok. Vermeleri için sıkıştırsam günah olur mu?
CEVAP
Evet, borcunu veremeyen fakirleri sıkıştırmak haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamet gününün sıkıntılarından kurtulmak isteyen, eli darda olana, alacağını tehir etsin veya bağışlasın!)[Müslim]

(Bir müslümana Allah rızası için ödünç verene, her gün için sadaka sevabı verilir. Fakirden alacağını çabuk istemeyene, her gün için malın hepsini sadaka vermiş gibi sevap verilir.)
[Hakim]

(Kim, fakirdeki alacağını tehir eder veya bağışlarsa, Allahü teâlâ da, kıyamet günü onu kendi himayesine alır.)
[Taberani]

Bankanın borç silmesi

Sual: Bir kimse ölünce, bazı bankalar onun borçlarını siliyormuş. Banka silince, o kişi dinen borçtan kurtulmuş oluyor mu? Ahirette ona borcu sorulmayacak mı?
CEVAP
Banka borçları silince, ona hediye etmiş oluyor. Ölen kişi sorumluluktan kurtuluyor.

Borcunu geciktirmek

Sual: Bir arkadaşa verdiğim ödünç parayı almak için çok sıkıntı çekiyorum. Verme imkânı olduğu hâlde, alışkanlığından mıdır nedir, kaç kere istedimse de vermiyor, her gün bir başka güne erteliyor. Hep oyalıyor. Borcu yokmuş gibi davranıyor. Oğlu da, babası gibi herkesten para almış, vermiyormuş. Acaba bu kötü huyun, irsiyetle [kalıtımla] ilgisi var mıdır?
CEVAP
Soya çekenler olabilir, ama (Babam borcuna sâdık değil, ben de onun gibi yapmalıyım) demek çok yanlış olur. Verme imkânı olduğu hâlde, borcunu geciktirmek günahtır, zulümdür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, imkânı olduğu hâlde, borcunu geciktirirse, [borcunu verinceye kadar] her gün amel defterine zulmetme günahı yazılır.) [Taberani]

(Ödememek niyetiyle borçlanan, Kıyamete hırsız olarak gelir.) [İbni Mace]

(Borcunu ödemeyene, Allahü teâlâ Kıyamette, “Bunun hakkını sende bırakacağımı mı zannettin?” buyurarak, o kimsenin sevablarını alıp alacaklıya verir. Eğer borcunu vermeyenin iyi ameli yoksa, alacaklının günahlarını borçluya yükler.) [Taberani]

(Borç, dindarlığın lekesidir.) [Kudaî]

(Borç, gece kaygı, gündüz zillettir.) [Deylemî]

(Borç, din ve şerefi eksiltir.) [Deylemî]

(Gücü yeterken borcunu ödemeyene, gece gündüz günah yazılır.) [Beyhekî]

(Borçlu, kabrinde hapistedir.) [Taberanî]

(Borçlu, kabrinde zincirlerle bağlıdır.) [Deylemî]

(Müminin ruhu, borcu ödeninceye kadar bağlıdır.) [Tirmizî]

(Borçlanarak korku içine girmeyin!) [Beyhekî]

(Ölülerinizin borçlarını ödemede acele ediniz!) [İbni Mace]

(En iyiniz, borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir.) [Nesaî]

(Ödeme imkânı olanın, borcunu vermeyip, alacaklısını oyalaması zulümdür.) [Buhari] (Borcu ödememek zulüm, ödemeyen de zâlimdir.)

(Ödeme imkânı varken, borcunu ödemeden ölmek, en büyük günahtır.) [Ebu Davud]

Âcil verilmesi gereken borcu ödemeden, sadaka vermemeli. Çünkü hadis-i şerifte, (Borcu varken verilen sadaka kabul olmaz) buyuruldu. (Buhari)

Taksitli borçlar, bundan müstesnadır. Taksitlerin ödeme günü geldikten sonra mazeretsiz ödenmezse, o zaman bu hükme girer.

Sual: Müteahhit yapacağı evi, anlaşma tarihinde teslim etmezse, geciken her gün için belli bir gecikme tazminatı vermesini şartnameye koymak ve geciktiği takdirde gecikme tazminatı almak caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir. Ancak, vaktinde ödenmeyen alacak için caiz olmaz. Çünkü alacak, evi teslim etmeye benzemez. Alacağını tehir ederek fazla istemek faiz olur. Alacaklının zarar etmemesi için, paranın o günkü kıymeti altın olarak hesaplanır. Ödeneceği gün, altın olarak verilir. Dolara veya herhangi bir eşyaya göre hesaplanmaz. Kıymet denilince, altın anlaşılır, başka mal ve para anlaşılmaz. Çünkü eşyanın kıymeti altın ile anlaşılır. (Keşfi rümuz-i gurer)

Sual: (Elektrik, doğalgaz, su parasını geciktikten sonra ödenince alınan fazlalık faizdir, büyük günahtır. Kredi kartlarını zamanında ödemeyince de alınan fazlalık da böyledir) deniyor. Unutulduğu için veya elde para olmadığı için ödenemezse, verilecek fazlalık faiz olur mu?
CEVAP
Bunlar gecikme cezasıdır. Kırmızı ışıkta geçince ceza yazarlar, adına faiz dense de cezadır. Bir malı belli bir kârla satan kimse, (Şu kadar kâr alıyorum) yerine (Şu kadar faiz alıyorum) dese faiz olmaz. Zaruretsiz gecikme cezasına çarpılmak da günahtır. O ayrıdır. Gecikme cezalarına faiz denilse de, faiz olmaz.

Gecikme zammı

Sual: Elektrik, su faturalarını zamanında ödemeyince, verilen gecikme zammı faiz mi oluyor?
CEVAP
Faiz olmaz, ama mazeretsiz zamanında ödemeyip ceza vermek haram olur. Bir mazeretle olursa haram olmaz. Mesela unutulmuşsa, para bulamamışsak günah olmaz.

Borcu başkasının vermesi

Sual: Hanımıma vermem gereken mehr-i müecceli, anam, babam, komşum veya başka biri bana vekâleten verebilir mi? Mesela annem, hanımım olan gelinine, sözleşmedeki mehir kadar takacağı altını, (Bu altınlar, oğlumun mehr-i müecceli) diyerek verse, o da kabul etse, mehrim verilmiş olur mu? Yoksa paranın muhakkak benden mi çıkması lazımdır?
CEVAP
Hayır, paranın bizden çıkması gerekmez. Hanım, takılan altını mehr-i müeccel olarak kabul ederse, kim takarsa taksın, kimin parasıyla verilmiş olursa olsun, mehir borcu ödenmiş olur. Bunun gibi, başka biri vekâletimizi alarak kurbanımızı, adağımızı, yemin kefaretimizi veya zekâtımızı kendi parasıyla halletse, ibadetimiz yerine gelmiş olur.

Borçları takas etmek

Sual:
 Birbirine başka cinsten mal borçlu olanlar, bu borçlarının karşılıklı olarak takas edebilirler mi? Alacaklı borçlunun malını görünce onun rızası olmadan alabilir mi? Borçlunun kendine emanet bıraktığı malı, alacaklı onun rızası olmadan borcuna sayabilir mi?
CEVAP
(Mecmû’a-i cedîde)
de, (Kâdîhân)dan alarak diyor ki, (Ödünç almakla, gasp etmekle veya mal satın almakla yüz lira borçlanan kimse, alacaklısına bir altın ödünç verse, bu alacaklarını [yani yüz lira ile bir altını] birbirlerine satmaları caiz olur. Başka cinsten olan böyle borçlarını birbirlerine satmaları, bu mallar ellerinde imiş de birbirlerine satıyorlarmış gibidir. Yüz lirayı ve bir altını birbirlerine teslim etmiş gibi olurlar. Borçlarını takas etmeleri, ellerindekilerini mübadele gibidir. Bunun gibi, bir teneke dolusu buğday borcu olan kimse, alacaklısına bir teneke dolusu arpa ödünç verse, sonra bu buğday ile arpa borçlarını birbirlerine satmaları caiz olur).


Eti tartarak, ekmeği tartarak veya sayarak ödünç vermek caizdir.


Alacaklı, borçlunun malını görünce, borcun benzeri mal ise, onun rızası olmadan alabilir. Başka bir kimse de alıp, alacaklıya verebilir.


Bir kimsenin, birisinde elli altın alacağı varken, borçlu, alacaklıya elli altın emanet bırakırsa, her ikisi razı olmadıkça borca sayılmaz.
 (Tam İlmihal s. 827)

Ödünç verilen borcu taksite bağlamak

Sual: Ödünç verilen borç, belli miktar ve belli zamanlarda taksite bağlanabilir mi? Borçlu ölünce, vârisleri kendi mallarından borcu ödemeye zorlanabilir mi?
CEVAP
Bir kimsenin borcunu başkası ödeyebilir. Borç ödeyenin, borç senedi kendi mülkü ise, geri isteyebilir. Ödünç verilen borç, belli miktar ve belli zamanlarda taksite bağlanamaz. Eline geçtiği zaman, geçtiği kadar ödeyerek borcunu bitirir. Fakat borcunu başkasına havale ederse, havaleyi kabul eden, belli taksitlerle ödeyebilir.


Ödünç alınan mal karşılığı olarak, iki tarafın uyuştuğu semen, para şeklinde peşin olarak ödenebilir. Bu suretle, malı alacaklıdan peşin satın almış olur.


Borçlu, alacaklının senedi kaybetmesi ile borcu ödemekten kaçınamaz. Salih olan iki şahit göstererek, alacaklı olduğunu mahkemede ispat eder. Bunun için, şahit yanında ödünç vermelidir.


Borçlu borcunu, aldığı yerde veya alacaklının razı olduğu yerde öder.


Kefil ve havale olmadan, kimse başkasının borcunu ödemeğe zorlanamaz. Vâris, kendi malından, meyyitin borcunu ödemeğe zorlanamaz. Deliye ve çocuğa ödünç verilmez. (Bahr-ül-fetâvâ)da, Hibe bahsinde diyor ki, ([Hükûmetteki işini takip etmesi için, borçlusuna emir vermek faiz olur]. Borçlu bu işi yapınca, borcundan onu ibra eylemek rüşvet olur. Alacağını yine isteyebilir).(Fetâvâ-yı Feyziyye)de diyor ki, (Kendi malından zevcine verip, bunu sat! Semeni ile nafaka al dese, zevcini satmağa vekil etmiş ve semeni ona ariyet vermiş olur. Ariyet olarak verilen misli mal, karz olur). 
(Tam İlmihal s. 828)

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.