logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
Böyle konuşulmaz
Çalgının dini hükmü
Çelişkili site
Çeşitli sorular
Defle zikir çekmek
Haramlıktan çıkmaz
İ.Gazali ve Müzik
İbadet,eğlence,müzik
İbadetle başka şey
İftira üstüne iftira
İtici olmak
Mizmar nedir?
Müzik ve Hitler
Raks nedir?
Ruh ve nefsin gıdası
Sarhoş etmezse
Tegannideki beş şart
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Çelişkili site

Sual: Bir sitede, içki bahsinde şu hadis-i şerifler bildiriliyor:
“Ümmetimden bazı topluluklar (te’vil yoluyla) zina etmeyi, ipekli elbise giymeyi, içki içmeyi ve çalgılı eğlenceleri helâl sayacaklardır. Bunlardan birtakım zümreler de dağ mesirelerine çıkacaklar, onlara ait koyun sürüsü ile çoban sabahları yanlarına gelip, akşamları gidecektir. Bunlara bir fakir bir hacet için gelecek de bu duygusuz insanlar fakire: “Haydi bugün git yarın gel” diyeceklerdir. Bunun üzerine Allah dağı tepelerine indirerek bir kısmını helak edecek öbürlerini de Kıyamet gününe kadar maymun ve domuz suretlerine tebdil edecektir.” (Buhârî, Eşribe, 6; Ebu Davud, Libas, 6)
“Ümmetimden bazıları başka isimler altında mutlaka içki içeceklerdir. Başuçlarında çalgılar çalınacak ve kadın sanatçılar şarkı, türkü söyleyecekler. Allah, onları yere batırsın, hepsini domuz ve maymun yapsın!” (Nesaî, Eşribe 41; İbni Mace, Fiten, 22)
Çalgı bahsinde de şöyle deniyor:
(Ne Kur’ân âyetleri içerisinde, ne de sahîh hadîs-i şerifler arasında; ne âletli, ne de âletsiz salt mânâda “mûsikî”yi yasaklayan bir habere, bir hükme rastlanmaz. Dînimizde haramlar açık bir dil ile, net bir şekilde hep beyan edilmiştir. Çalgılı veya çalgısız söylenen mûsikî yeni bir icat da değildir. Kur’ân âyetleri indiği günlerde mûsikî çalınıp söyleniyordu. Bizim Rabbimiz ise, kesinlikle unutkan değildir.)
İçki bahsinde çalgıyı yasaklayan hadis-i şerifi yazmışlar, müzik bahsinde ise, (Musikiyi yasaklayan bir hadis yoktur) deniyor. Acaba bunlar, kendi yazdıkları hadislere inanmıyorlar mı? İlk hadiste, (Te’vil yoluyla çalgılı eğlenceleri helâl sayacaklardır) ifadesi var. Yoksa, te’vil yoluyla helâl saydıkları için mi, (Çalgıyı yasaklayan hadis yoktur) diyorlar?
CEVAP
Biz onların maksatlarını bilemeyiz. Kendilerine sormalısınız.
Çalgının haram edildiğine dair, bir değil, birçok hüküm vardır. Âletli ve âletsiz salt mânâda “mûsikî”yi yasaklayan birçok haberi ve hükmü görmek için sitemizdeki şu linke bakılabilir:

Musikinin dindeki yeri

Çalgıya helâl demek

Sual: Buharî’deki bir hadiste, (Ümmetimden bir kavim gelecek, zinayı, ipeği, içkiyi, çalgıyı helâl sayacaklardır) buyuruluyor. Acaba günümüzdeki insanlar mı kastediliyor? Fıkıh kitaplarında, musikinin haram olduğu açıkça bildiriliyor mu?
CEVAP
Çalgıya haram demeyen hiçbir din kitabı yoktur. Birkaçını bildirelim:
Sirac'da, (Bütün eğlence ve oyunlar haramdır) deniyor. İbni Mes'ud hazretleri, (Nasıl su, otu bitirirse, gına yani müzik de kalbde nifakı bitirir) buyuruyor. Bezzaziye'de, (Bütün çalgıların sesini dinlemek haramdır. Çünkü Resulullah efendimiz, (Çalgıları dinlemek günah, başında oturmak fısk, ondan zevk almak ise küfürdür) buyuruyor. Buradaki küfür, küfran-ı nimettir, yani nankörlüktür. Zira uzuvları yaratıldığı şeylerin dışında kullanmak küfran-ı nimettir. Çalgıları dinlemekten kaçınmak farzdır. (Dürr-ül-muhtar)

Şarkı ve türküleri dinleyenlerin ve o meclislerde oturanların şahitliği kabul edilmez. (Hidaye)

Dinen kullanılması caiz olmayan tambur ve diğer çalgı aletleriyle uğraşan kişilerin şahitliği kabul edilmez. İnsanlar için ve onların eğlencesi için bir araya toplayarak onlara şarkı söyleyen kişinin şahitliği de kabul edilmez. Çünkü o, büyük günah için insanların toplanmasına vasıta olmuştur. (Redd-ül muhtar)

Sizin bildirdiğiniz Buhârî’deki hadis-i şerifte, çalgıyı helâl sayacak olanların çıkacağı bildiriliyor. Hâşâ Peygamber efendimiz, boşuna söylemiyor, yalan söylemiyor. Bugün, (Müzik, çalgı kişiyi Allah'a yaklaştırırsa helâl, şehvete sebep olursa haram) diyenleri görüyoruz. Kâfir nefsinin hoşuna gidince, (Beni Allah'a yaklaştırıyor) diyor. Hâlbuki bütün çalgıların haram olduğu hadis-i şeriflerle bildirilmiş ve âlimler arasında icma hâsıl olmuştur. İcma’ı inkâr etmek küfürdür. Bunun için, bu hükümleri bildiği hâlde, inkâr ederek, çalgıya helâl diyen kâfir olur.

Çalgıların haram olduğu konusunda icma vardır. (İbni Salâh)

İbni Âbidin hazretleri de buyuruyor ki:
Bezzaziyye kitabının sahibi, Kurtubî’den, (Çalgının ve raksın haram olduğu hususunda müctehid imamların icma’ı vardır) sözünü nakledip, (Şeyhülislam Kirmani’nin, “Raksı helâl gören kâfir olur” fetvasını gördüm) demiştir. Her çalgı haramdır. (Redd-ül-muhtar)

Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetâvâ-i Bezzaziyye, Hadika-tün-nediyye, Ahlak-ı alaiyye)
Çalgı, Kitap ve Sünnet’le yasaklanmıştır. (Tefsir-i Kurtubî)

Çalgı aleti bulundurmak

Sual: Hindiyye’de, (Şarap küpünü kıran, şarabı ödemez) dendiği gibi, (Birinin sazını veya benzeri çalgı âletini kıran ödemez) de deniyor. Buradan çalgının da, şarap gibi haram olduğu anlaşılmaz mı?
CEVAP
Evet, şarap gibi, çalgı çalmak ve dinlemek de haramdır. Çalmasa da, evinde çalgı aleti bulunduran günahkâr olur. Fetâvâ-yi Kâdîhân'da da böyledir. (Fetâvâ-yi Hindiyye)

Netice: Buradaki ve sitemizdeki muteber kitaplardan naklettiğimiz yüzlerce vesikayı, hiçbir ilim ve insaf sahibi, asla inkâr edemez. (Çalgıyı salt manada haram eden bir hüküm yoktur) diyemez. Diyen çıksa da, kendi çalar kendi oynar, ilim sahibi Müslüman buna etmez itibar.

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.