logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
Bayram namazları
Bazı tesbih ve dua
Cem etmek
Cemaatle namaz
Cenaze namazı
Çeşitli sorular
Dilsiz ve kekeme
Ezan ve İkamet
Gece namazı
Hastalıkta namaz
Hünsa'nın namazı
İade gerektirmeyen
İbadet lisanı
İftitah tekbiri
İkindinin sünneti
İmamlık
Kadınların namazı
Kağıda bakarak okuma
Kalbim temiz demek
Kıbleye karşı dua
Kılmamanın zararı
Kılmayanın iyiliği
Kısa kollu namaz
Kıyam ile ilgili
Kilisede namaz
Kime zor gelir
Kutuplarda namaz
Mesbukun namazı
Mezarlıkta namaz
Mezheplerde hükümler
Mübah olan özürler
Namaz kılınan yerde
Namaz nasıl kılınır?
Namaz Programı
Namaz Risalesi
Namaz ve riya
Namazda huşu
Namazda niyetin yeri
Namazdan sonra
Namazı bozan şeyler
Namazın farzları
Namazın müstehabları
Namazın mekruhları
Namazın sünnetleri
Namazın vacibleri
Namazla alay edilmez
Namazlarda niyet
Nasıl elbise giymeli
Önden geçmek
Rabbena lekel hamd
Resimli seccadeler
Rükû ve secde
Rükün nedir
Salât ne demektir?
Sandalyede namaz
Sarık ve Takke
Secde-i sehv
Sübhane Rabbike
Sure atlamak
Sünnet - Farz arası
Sünnetleri kılmamak
Tadil-i erkan
Teganni nedir?
Teravih namazı
Tertip sahibi olmak
Tilavet secdesi
Vaktinde kılmak
Vitir namazı
Yanlış okumak
Yüksek sesle âmin
Zamm-ı sure okumak
+Cihaz ile ibadet
+Cuma namazı
+İstikbâl-i Kıble
+Kaza namazı
+Nafile Namaz
+Namaz Sureleri
+Namaz Vakitleri
+Necasetten taharet
+Yolculukta namaz
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

İki namazı cem etmek

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual: İki namazı hangi hallerde birleştirmek caizdir?
CEVAP
Bazen iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Ameliyattaki doktor, doğum esnasında ebe veya boğulmakta olan bir insanı kurtarmak, o saatte bir imtihanda olmak veya hasta olmak gibi bir sebeple namaz kılınamazsa, iki namazı cem etmek yani birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir. İkindiyi öğle vaktinde, öğle ile birlikte veya yatsıyı akşam vaktinde, akşam ile birlikte kılmaya takdim ederek cem etmek denir. Öğleyi ikindi vaktinde ikindi ile veya akşamı yatsı vaktinde, yatsı ile birlikte kılmaya tehir ederek cem etmek denir. Sabah namazı cem edilmez.

Mezheplere göre cem etmek şöyledir:

HANEFİ MEZHEBİNDE:

Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğleyle ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez.

Müzdelife’de ise akşamla yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir.

Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer mezheplerden birini taklit ederek kılınabilir.

MALİKİ MEZHEBİNDE:

Cem yapılabilecek durumlar:

1- Seferde:
Üç günlükten az olsa da, mubah olan seferde cem edilebilir.

2- Hastalıkta:
Abdest almakta ve ayakta namaz kılmakta zorluk çeken hastalar, cem edebilir.

3- Karanlıkla birlikte yolların çamurlu olması:
Ancak camide cemaatle kılarken cem edilir. Camide tek başına namaz kılan kişinin, iki namazı birleştirerek kılması caiz olmaz. İmam camide ikamet etse bile o, cemaatle birlikte cem edebilir.

4- Arafat’ta:
Haccetmek için gelen hacıların öğle ile ikindiyi cem-i takdim yapmaları sünnettir.

5- Müzdelife’de:
Hac ibadetini eda eden kişinin, Arafat’tan ayrıldıktan sonra Müzdelife’ye ulaşıncaya kadar akşam namazını tehir etmesi sünnet olur. Müzdelife’de akşam namazını tehir ederek yatsıyla birlikte cem-i tehir şeklinde kılar.

Bu beş şarttan başka ihtiyarlıkta da takdim ve tehirle cem yapılabilir.

Vitir cem edilmez, vaktinde kılınır. Kılma imkânı yoksa, kazaya kalması günah olmaz. Evde kılan cem edemez. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı imam arkasında kılarken cem edilir. Bu sünnettir. Deniz yolculuğunda cem, yani iki namazı birleştirmek caiz olmaz. İhtiyaç olunca, Şafii veya Hanbeli taklit edilerek cem edilebilir.

Maliki’de iki namazı cem ederken:
1- Niyet:
Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

2-
Tertibe riayet etmek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

3
- Müvalat: İki farzı peş peşe kılmak. İki farz arasında abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. İkisi arasında sünnet kılmak mekruhtur.

Bazı âlimlere göre, düğün gibi bazı ihtiyaç hallerinde de mukimken cem caizdir. Dolgu dişi olan Hanefi, hasta iken Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit ederek cem edebilir.

ŞAFİİ MEZHEBİNDE:

Cem edilebilecek durumlar:

1- Mubah olan seferde:
Bir sıkıntı olmasa da takdim ve tehir caizdir.

2-
Arafat ve Müzdelife’de: Takdim ve tehirle kılınabilir.

3- Şiddetli yağmurda:
Sadece camide cemaatle cem-i takdim caiz, cem-i tehir caiz değildir.

4- Hastalıkta:
Takdim ve tehirle kılınabilir.

Bu dört şarttan başka ihtiyarlıkta da takdim ve tehirle cem yapılabilir.


Şafii’de cem-i takdimin şartları:
1- Niyet:
Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

2-
Tertibe riayet temek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

3- Müvalat:
İki farzı peş peşe kılmak. İki farz arasında sünnet kılınırsa cem caiz olmaz, fakat abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur.

4-
İkinci namaza başlayıncaya kadar yolculuğun devam etmesi.

Şafii’de cem-i tehirin şartları
1-
Birinci namazın vakti çıkmadan, namazı cem-i tehir ile kılmaya niyet etmek.

2-
İkinci namazı da kılıp bitirinceye kadar yolculuğun devam etmesi.

HANBELİ MEZHEBİNDE:

Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalık, emzikli olmak, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlü hallerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta âciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir. Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evde de cem caiz, öğle ile ikindi caiz değildir.

Hanbeli’de cem-i takdimin şartları:
1- Niyet:
Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

2-
Tertibe riayet temek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

3- Müvalat:
İki farzı peş peşe kılmak. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet kılarsa cem sahih olmaz.

4-
Cemi gerektiren özrün, birinci ve ikinci namazın bitimine kadar devam etmesi gerekir.
Ağzında dolgusu olan Hanefi, hastayken iki namazı cem için Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit etmesi gerekir; çünkü Maliki’de taklit imkânı vardır. Maliki’de taklit imkânı olmayınca Hanbeli taklit edilir.

Hanbeli’de cem-i tehirin şartları:
1-
Birinci namazın vakti çıkmadan, namazı cem-i tehir ile kılmaya niyet etmek. Ancak vakit dar olursa bu takdirde ikinci namazı öne alarak birinciyle cem etmek caiz olmaz.

2-
Cemi gerektiren özrün, birinci ve ikinci namazın bitimine kadar devam etmesi gerekir.

Sual: İki namazı hangi hallerde birleştirmek caizdir?
CEVAP
Bazen iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Ameliyattaki doktor, doğum esnasında ebe veya boğulmakta olan bir insanı kurtarmak, o saatte bir imtihanda olmak veya hasta olmak gibi bir sebeple namaz kılınamazsa, iki namazı cem etmek yani birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir. İkindiyi öğle vaktinde, öğle ile birlikte veya yatsıyı akşam vaktinde, akşam ile birlikte kılmaya takdim ederek cem etmek denir. Öğleyi ikindi vaktinde ikindi ile veya akşamı yatsı vaktinde, yatsı ile birlikte kılmaya tehir ederek cem etmek denir. Sabah namazı cem edilmez.
 
Hanefi mezhebinde:
Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir. Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer mezheplerden birini taklit ederek kılar.

Maliki mezhebinde:
Arafat’ta öğle ve ikindi, Müzdelife’de ise akşamla yatsı imam arkasında kılarken cem etmek sünnettir. Seferde cem caiz; fakat deniz seferinde cem caiz değildir. Cem için ihtiyaç hasıl olursa, diğer iki mezhepten birisi taklit edilebilir.

Mukimken de önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta cem edilebilir. Ayrıca, camide cemaatle kılarken, karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca, takdimle cem caiz olur; fakat evde bu caiz olmaz. Cem edince, vitir vaktinde kılınır.

Maliki’de iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, iki farzı peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. Sünnet kılmak mekruhtur. Bazı âlimlere göre, düğün gibi bazı ihtiyaç hallerinde de mukimken cem caizdir. Dolgu dişi olan Hanefi, hasta iken Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit ederek cem edebilir.

Şafii mezhebinde:
Mubah olan seferde, Arafat ve Müzdelife’de, öğle ikindi ile, akşam yatsı ile cem edilir. Şiddetli yağmurda sadece camide cemaatle cemi takdim caiz, cemi tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir. İmam-ı Nevevi ve İbni Münzir de böyle demiştir. Şafii’de cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında sünnet kılınırsa cem caiz olmaz, fakat abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur.

Hanbeli mezhebinde:
Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalıkta, emzikli olanda, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta âciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir. Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evde de cem caiz, öğle ile ikindi caiz değildir. Cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet kılarsa cem sahih olmaz. Ağzında dolgusu olan Hanefi, hasta iken iki namazı cem için Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit etmesi gerekir. Çünkü Maliki’de taklit imkanı vardır. Maliki’de taklit imkanı olmayınca Hanbeli taklit edilir.

Mukimken iki namazı cem etmek

Bir harac, yani bir sıkıntı, bir meşakkat olursa, iki namaz Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilebilir; çünkü S. Ebediyye’de, (Namaz kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün olmayanların, Hanbeli mezhebini taklit ederek iki namazı cem etmeleri caizdir) diyor. Namaz kıldığı için maişetine zarar gelmese bile, siciline işlenebiliyorsa veya başka mahzurları varsa, onların gözleri önünde kılmamak için iki namazı, mukimken cem etmek caiz olur. Caiz olan durumlardan birkaç örnek verelim:

1- Ebe doğumdaysa, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

2- Ameliyattaki doktorun namazı kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmesi caiz olur.

3- Öğrenci sınavdayken namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

4- Abdest ve namaz kılmakta zorluk çeken hasta veya yaşlı, iki namazı cem edebilir.

5- Uçakta abdest alıp namaz kılmak zor olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

6- Abdest veya namaz için yer bulunmazsa, iki namazı cem caiz olur.

7- Abdest ve teyemmüm için zorluk varsa, iki namazı cem caiz olur.

8- Güvenlik görevlisinin namaz kılma imkânı yoksa iki namazı cem etmesi caiz olur.

9- Dağda, gurbette, kışta kalıp vakitleri anlamak zor olursa, iki namazı cem caiz olur.

10- Yağmur, fırtına gibi sebeple namaz kaçacaksa, iki namazı cem caiz olur.

11- Namazı tuvalette bile kılma imkânı yoksa iki namazı cem caiz olur.

12- Mescidi olmayan otel, restaurant, hava limanlarında, uluslararası toplantılarda, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmek caiz olur.

13- Gayrimüslimlerin de katıldığı iftar yemeklerinde namaz kılmak, fitneye sebep olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

14- Önemli bir toplantıda bulunan bir memur, toplantıyı bırakırsa işine, maişetine zarar gelecekse, iki namazı cem caiz olur.

15- Şehirlerarası yolculukta, otobüs durmayacaksa, yanında hastası varsa yahut ikinci otobüs için parası yoksa bunun gibi sebeplerle iki namazı mukimken de cem caiz olur.

16- İstanbul gibi trafik problemi olan bir yerde, şehir içinde özel arabasıyla giderken trafik sıkışıp namaz kazaya kalacaksa, mukimken de cem caiz olur.

17- Boğulacak olanı kurtarırken namaz vakti çıkacaksa, iki namazı cem caiz olur.

18- Namaz kılarken düşmanın, anarşistin veya eşkıyanın bir zarar verme ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

19- Yeni Müslüman olmuş kimse, namaz kıldığı görülürse bir zarara uğrama ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

20- Abdesti bozan özrü olan, mesela ishalini veya idrarını tutamayan, çıbanından, yarasından kan akan, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıkan, elde olmadan gaz kaçıran, ağız dolusu kusan, bunlar gibi abdesti bozan bir özrü olan kimsenin, iki namazı cem etmesi caiz olur.

21- Yatsı vaktinin hiç girmediği yerlerde, vakit namazın şartı olduğu için, yatsıyı kılmak gerekmez. Bazı âlimlere göre kılmak gerektiği için, en son girdiği gündeki vakitte kılmak iyi olur; ama bu da çok geç olduğu için, birçok kimse namazını kılmayıp kazaya bırakıyor. Sabah da, 01.00 gibi oluyor. Sabahı da kılınca işe geç kalıp maişetine zarar geliyor. İşe vaktinde gidebilmek için namaz kazaya bırakılıyor. Yahut namazları vaktinde kılınca işe gidemeyip maişetlerine zarar geliyor. Namazı kazaya bırakmak veya maişetine zarar gelmek gibi bir harac oluyor. Bu haracla Hanbeli’yi taklit ederek iki namazı cem caiz olur. S. Ebediyye’de diyor ki:
Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşamla evinde de cem caizdir. Vazife ve iş zamanında, öğleyi, ikindiyi, akşamı vaktinde kılması mümkün olmayan, Hanbeli’yi taklit ederek, ikindiyi öğleyle, akşamı yatsıyla cem etmeli, vazifeyi terk etmemeli. (s. 271)

Dikkat edilirse, soğuk, yağmur, çamur deniyor. Bunlar bile cem için harac oluyor, özür oluyor. Hem de kendi evinde. Yani bu kadar bir harac bile cem etmeyi caiz görürken, sabah okula ve işine geç kalması, dolayısıyla maişetine zarar gelmesi elbette bir haracdır.

(Taviz, taviz getirir) kaidesine göre, bu cem işine alışan kimse, harac olmadan da, iki namazı cem etmeye kalkabilir. Bu bakımdan, gerçekten bir harac olmadan iki namazı cem etmemelidir. Harac, zaruret değildir, bir ihtiyaçtır, bir meşakkattir.

Sual: Otobüs yolcuğunda namazların kaçmaması için birleştirmek caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Yolculukta veya mukimken, bir ihtiyaçtan dolayı akşam vaktinde, akşamla yatsı cem edilince, vitri de cem etmek caiz midir? Bir de, İslam Ahlakı kitabında, (Malikiyi taklit edenin, harac olunca, vitir namazını terk etmesi caiz olur) deniyor. Harac, zaruret demek midir?
CEVAP
Harac, zaruret demek değildir. Bir sıkıntı, bir güçlük olması demektir. Bir harac olmadan, iki namaz cem edilemez. Zorluk varsa, seferde, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, akşamla yatsı cem edilebildiği gibi, mukimken de, Hanbelî taklit edilerek cem edilebilir. Fakat vitir cem edilmez, imsak vaktine kadar kılınır. Eğer bu vakte kadar da kılma imkânı olmazsa, bir özürle kazaya kaldığı için günah olmaz. İmameyne göre ve diğer üç mezhepte vitir sünnettir. Harac olduğu zaman, diğer üç mezhepten biri taklit edilirse, vitri kazaya bırakmak, hatta terk etmek de caiz olur. Yolculukta veya mukimken harac olunca, İmameynin kavline de uyularak vitir kazaya bırakılabilir veya terk edilebilir. Ancak bunlar, harac olmadan yapılmaz.

Sual: Seferi olan bir kimse cemaatle akşamı kıldıktan sonra hemen arkasından yatsıyı takdim ederek kılabilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Misafir, seferde Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı cem edebilir mi?
CEVAP
Evet edebilir, ama bir ihtiyaç olması gerekir. İhtiyaçsız cem edilmez.

Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.

Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyaç hasıl olmadan takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir ki, caiz olmaz.

Sual: Öğle ile ikindiyi cem etmek için, öğle vakti çıktıktan sonra cem etmeye niyet edilir mi?
CEVAP
Öğle çıkmadan önce cem etmeye niyet edilir.

Sual: Seferde namazı cem ederken o mezhebin şartlarına uymak şart mı?
CEVAP
Mezhep taklit ederken şartlarına uymak şarttır.

Sual: Seferi olan, namazı cem etmek için ne zaman niyet eder?
CEVAP
Kılacağı zaman. Yola çıkmadan önce cem edilmez.

Sual: İkindi vakti mukim olacağını bilenin öğle ile ikindiyi cem edip ikindi vaktinde kılması caiz mi?
CEVAP
Zaruretsiz tehir etmek günahtır.

Sual: Seferde, ikindide namaz kılma imkanımız olmaz diye, Maliki mezhebini taklit ederek, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ettikten [birleştirip kıldıktan] sonra, ikindide namaz kılacak vakit bulursak, ikindiyi tekrar kılmamız gerekir mi?
CEVAP
Namaz kılınmıştır, tekrar kılmak gerekmez. Ancak ihtiyata riayet etmek iyi olur. Belki cem etmeyi gerektirecek sebep olmayabilir veya iki namazı cem ederken gerekli şartlara uyulmamış olabilir. Bunun gibi sebeplerle cem sahih olmamış olabilir. Bu bakımdan (Vaktine yetişip de kılamadığım son ikindi namazının farzını kılmaya) diyerek bir namaz kılmak iyi olur. İkindi sahih olmuşsa bu kıldığımız kaza namazı yerine geçer. İkindi sahih olmamışsa onun yerine geçer.

Sual: Öğle tehir edildikten sonra ikindinin mekruh vakti girmişse, yine de ikindi ile cem edip kılınabilir mi?
CEVAP
Elbette kılınır.

Sual: İki namazı cem etmek zorunda kaldığım zaman, iki namaz arasında "Allahümme entesselamü.." yü okuyorum. Caiz midir?
CEVAP
Allahümme entesselamü… namazdan sayılır, mahzuru olmaz.

Sual: İhtiyaç halinde namazı Hanbeli’ye göre cem ederken, dolgu için Maliki’yi taklit eden kişi, hem Maliki’yi hem Hanbeli’yi taklit ettiğini hatırlaması lazım mı?
CEVAP
Evet. Cem ettiği iki namazda da böyle niyet eder.

Sual: Tam İlmihalde diyor ki: (Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde ve a’mâ ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur.) Müstehaza halinde kadın niye namazlarını cem edebilir?
CEVAP
İstihaza halindeki kadına müstehaza denir. İstihaza ise, normal âdetinden sonra, kan gelmesi demektir. Böyle kadının her namaz vaktinde tekrar abdest alması sıkıntılı olur. Hem çamaşırını değiştirecek hem de ikinci vakitte tekrar abdest alma zorluğu vardır. Bu zorluktan dolayı iki namazı cem etmesi caiz olur. Zaten mezhep taklidi zaruret olduğu zaman değil, ihtiyaç, haraç, bir sıkıntı olduğu zaman yapılır. Zaruret olunca, başka mezhepte de kolaylık yoksa kendi mezhebi affeder. Eğer başka mezhepte bir kurtuluş varsa o taklit edilir. Diş dolgusu böyledir. Çünkü başka bir mezhepte kurtuluş yolu vardır. Hiç bir mezhepte kurtuluş yolu olmasaydı, o zaman kendi mezhebi onu affederdi, yani yaptığı şey caiz olurdu.

Maliki mezhebini taklit eden istihazalı kadın için iki namazı cem etmeye lüzum yoktur. Çünkü istihaza hâli onun abdestini bozmaz. Aynı abdestle ikinci vakitteki namazı da kılabilir. Mezhep taklidi bir rahmeti ilahidir. Bu rahmetten faydalanmalı, taassuba [bağnazlığa] kapılıp da bu rahmetten kaçmamalıdır.

Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kimsenin namazları cem edebilmesi için mazereti ne olmalıdır?
CEVAP
Aynen Hanefi gibidir, farkı yoktur. Hanefi’de cem edebilmek için ne şartlar gerekiyorsa, taklit edende de o şartların olması gerekir. Taklit eden kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Cem edebilmek için taklit edenle taklit etmeyen arasında fark yoktur.

Sual: Ağzında dolgusu olan mukim iken, ihtiyaç hâlinde Hanbeli mezhebini taklit edip iki namazı cem edebilir mi?
CEVAP
Hanbeli’de gusülde ağzın içini yıkamak farz ise de, ihtiyaç olunca, Hanbeli’yi taklit ederek iki namazı mukim iken cem etmek caizdir, telfîk olmaz. Telfîk, ihtiyaçsız başka mezhebin kolay kavillerini almaktır, haramdır. Bir ihtiyaç olunca telfîk olmaz, caiz olur.

Trafik problemi ve ruhsat

Sual: Bir yazıda, “İstanbul gibi trafik problemi çekilen bir yerde, arabası ile giderken trafik sıkışıklığından dolayı, evine ulaşamayıp yolda da, abdest alıp namaz kılacak yer bulamayan iki namazı cem edebilir” deniyor. Bu hareket, namaza önem vermemeyi ve namazı hafife almayı göstermez mi?
CEVAP
Tam tersine, namaza çok önem vermeyi gösterir. Çünkü namazı zaruretsiz kazaya bırakmak haramdır, büyük günahtır. İçki içmekten ve başka haramlardan daha büyük günahtır. Böyle bir günaha düşmemek için, hak olan başka bir mezhebi taklit etmek gerekir. Bu önemli ruhsattan da faydalanmak gerekir. Çünkü bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]

Bir âyet-i kerime meali de şöyledir::
(Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.) [Bekara 185]

Sual: Bir yolcu, öğle ile ikindiyi, ikindi vaktinde cem etmeye niyet edip de, ikindi vakti girince mukim olsa, öğleyi kazaya bırakmış olacağı için, günaha girmiş olur mu?
CEVAP
Kasten kazaya bırakmadığı için günah olmaz. (Fetava-i fıkhiyye)

Böyle durumlarda, Hanbeli’yi taklit ederek mukim iken de, cem edebilir.

Sual: İki namazı, mesela öğle ile ikindiyi öğle vaktinde cem ederken, öğlenin farzını cemaatle, ikindinin farzını da yalnız kılmamız caiz olur mu? Yahut cemi ikindi vakti yaparken, öğleyi yalnız kılıp ikindiyi cemaatle kılmamız caiz olur mu?
CEVAP
Evet, ikisi de caizdir. Yalnız iki farzı peş peşe kılmak gerekir, arada başka namaz, mesela sünnet kılınmaz.

Öğle ile ikindiyi cem etmek

Sual: Bazen zaruret olunca öğleyi kılamıyorum, ikindi vakti girince ikindiyle birleştiriyorum. İkindiyle birleştirebilmek için nasıl niyet etmem gerekiyor?
CEVAP
İkindiyle öğleyi birleştirebilmek için önce, öğleyi vaktinde kılamazsam, asrı evvelde kılarım, asrı evvelde de kılamazsam, asrı sanide ikindiyle cem ederim diye düşünmek gerekir. Sonra da öğleyi meşru bir sebeple öğle vaktinde kılamayınca, İmam-ı azam hazretlerinin kavline uyarak asrı evvelde kılmaya çalışmalı, asrı evvelde de kılma imkanı yoksa, o zaman asrı sanide, Hanbeli mezhebi taklit edilerek ikindiyle cem ederek kılınır. Bugünkü öğle namazını cem ederek ikindi namazıyla kılıyorum diye niyet edilir.

Akşamı vaktinde kılamayan da, yatsı ile cem edebilmesi için böyle niyet eder. İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna İşa-i evvel ve İşa-i sani denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.

Arabada namaz

Sual: Kış günü ikindiyi kılıp akşamı evimde kılarım diye yola çıkan ve yatsıya evine varamayan kimse, yolda arabasında namazını ima ile kılamaz mı?
CEVAP
Namazı cem etmek, arabada ima ile kılmaktan önce gelir. Eve gidince yatsı ile cem etme imkanı varsa, (namazı yatsı ile cem edeceğim) diye niyet eder ve eve gidince de cem eder. Yatsıya da eve gitme imkanı yoksa, o zaman mecburen araba içinde ima ile namaz kılınır.

Namazları cem ederken

Sual: İşyerinde namaz kılma imkanı olmayan kimse, namazı kazaya mı bırakmalı, yoksa öğle ve ikindiyi cem mi etmeli?
CEVAP
Namazı kazaya bırakmak, büyük günahtır. Önce kendi mezhebimize göre vaktinde kılmak için, bütün imkanlar araştırılır. Hatta, tuvalette kılınır. Bu da, mümkün olmazsa, Hanbeli mezhebinde, böyle durumlarda, mukim iken de, öğle ile ikindiyi veya akşam ile yatsıyı cem etmek caizdir. Öğle ile ikindi, öğle veya ikindi vaktinde cem ederek, yani birleştirilerek kılınabilir. Cem edince, iki namazın farzı peş peşe kılınır. Arada sünnet veya kaza namazı kılınmaz.

Öğle vaktinde kılınacaksa, öğlenin farzı kılındıktan sonra, (Niyet ettim Hanbeli mezhebine uyarak, ikindiyi takdim ederek, öğle vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, ikindi namazı kılınır.

Öğleyi, öğle vaktinde kılma imkanı yoksa, (ikindi vakti, ikindi ile cem ederim) diye düşünmeli. İkindi vaktinde kılınırken, (Niyet ettim Hanbeli mezhebine uyarak, öğleyi tehir ederek, ikindi vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, öğle namazı kılınır. Sonra, ikindi namazı kılınır.

Harac olmadan cem edilmez

Sual: Diş dolgusu veya başka bir sebeple Maliki mezhebini taklit eden, harac olmasa da, seferde öğleyle ikindi ve akşamla yatsı namazlarını cem ederek kılabilir mi?
CEVAP
Hayır, harac [meşakkat, zorluk, sıkıntı] olmadan cem edilmez. Maliki’yi taklid eden, kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Harac olmadan, Hanefi mezhebine aykırı olan hükümlere uyulmaz.

Maliki taklit edilmese de, harac olunca, o anda üç mezhepten biri taklit edilerek, cem edebilir. Cemin yapılabilmesi için harac şarttır.

Cuma günü cem etmek

Sual: Cuma günü, öğleyle ikindi namazını cem etmesi gereken kişi, nasıl cem eder?
CEVAP
Seferiyse, seferi olana Cuma kılmak farz olmaz, öğleyi kılması farz olur. Diğer üç mezhepten biri taklit edilerek, cumayı kılmayıp, öğleyle ikindi cem edilir. Mukimken cem etmek gerekince, Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilir.

Mukimken, Cuma namazını kılmadan önce cem etmeyi gerektiren durum ortaya çıktıysa, o zaman, Cuma namazının farzını cemaatle kıldıktan sonra, Cumanın farzı, ikindinin farzıyla cem edilir, arada başka namaz kılınmaz, başka şeyler okunmaz.

Mukimlik ve cem

Sual: Maliki mezhebinde, bir ihtiyaç olunca, seferde öğleyle ikindi ve akşamla yatsı namazlarını cem etmek caiz olduğuna göre, 10 gün için sefere çıkan Hanefi, ihtiyaç halinde Maliki’yi taklit ederek cem edebilir mi?
CEVAP
Başka bir mezhebi taklit edenin, o mezhebin o husustaki diğer şartlarına da uyması gerekir. Maliki’de seferde cem etmek caizse de, giriş çıkış günleri hariç 4 veya daha fazla gün için sefere çıkan, Maliki’de seferi olmaz. 10 gün için sefere çıkan kimse de, Maliki’ye göre seferi olmayacağı için, Maliki’yi taklit ederek cem edemez. Hanbelî’de ise, ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir. Maliki’ye göre seferi olamayan, Hanbelî’yi taklit ederek cem eder. Mukim olacağı için de, cem ederken dört rekât olan farzları yine dört rekât olarak kılar.

Mukimken cem

Sual: Bir zaruret veya ihtiyaç halinde, mukimken, Hanbeli’den başka, iki namazı cem etmeyi caiz gören başka mezhep var mıdır?
CEVAP
Şafii ve Maliki mezhebinde bazı durumlarda mukimken de cem caizdir.

Şafii mezhebinde:
Şiddetli yağmurda, sadece camide cemaatle cem-i takdim caiz, cem-i tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de, münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde, mukimken de cem caizdir.

Maliki mezhebinde:
Önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta cem edilebilir. Ayrıca, camide cemaatle kılarken, karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca, takdimle cem caiz olur; fakat evde bu caiz olmaz. Cem edince, vitir vaktinde kılınır. Vaktinde kılınamazsa vitir Maliki'ye göre sünnet olduğu için kazası gerekmez.

Sual: Diş dolgusu olan hasta, iki namazı cem için niye Hanbeli’yi değil de, Maliki’yi taklit etmesi gerekir?
CEVAP
Çünkü gusülde Hanbeli’de ağzın içini yıkamak farzdır. Dolgusu olan Hanefi, bu durumda Hanbeli’yi taklit edemez. Maliki’de caiz olduğuna göre, Hanbeli’yi taklit etmeye ihtiyaç kalmıyor.

Şafiide cem-i takdimin şartları

Sual: S. Ebediyye’de, (Şafii mezhebinde, yağmur sebebiyle camide cemaatle cem-i takdim caizse de, yedi şartı vardır) deniyor. Orada bildirilmeyen bu yedi şart nelerdir?
CEVAP
Yağmur sebebiyle cem-i takdimin yani öne alarak cem etmenin yedi şartı şunlardır:

1- Tertibe uymak:
İkindiyi öğle vaktinde kılacaksa, önce öğleyi sonra ikindiyi kılmalı, yatsıyı da akşam vaktinde kılacaksa, önce akşamı sonra yatsıyı kılmalıdır.

2- Niyet:
Birinci namazda cem etmeye niyet etmelidir: Öğle ile ikindiyi cem-i takdimle kılacaksa, öğle vaktinde, öğleyi ikindiyle beraber kılacağına niyet etmelidir. Akşamla yatsıyı cem-i takdimle kılacaksa, akşam vaktinde, akşamı yatsıyla beraber kılacağına niyet etmelidir.

3- Muvalat:
İki farz namazı ara vermeden peş peşe kılmalıdır. Aralarında sünnet kılmak, caiz olmaz. Aralarına ezan, ikâmet ve taharet gibi fasılaların konulması caizdir. Meselâ öğle namazını kıldıktan sonra, ikindiyi kılmadan abdesti bozulan kişinin abdest alması, ceme zarar vermez.

4- Uzaklık:
Yağmur sebebiyle cem edebilmesi için, caminin uzakta olması da gerekir.

5- Birinci vaktin çıkmaması:
İkinci namazı kılana kadar, birinci namazın vaktinin çıkmaması gerekir. Mesela öğle ile ikindinin farzı kılınırken ikindi vaktinin girmemesi gerekir.

6- Birinci namazın sahih olduğunu zannetmek:
Meselâ birinci namaz Cuma namazı ise, cumanın şartlarının bulunmadığı için sahih olmadığını biliyorsa cem caiz olmaz.

7- Namazı cemaatle kılmak:
İmamın cemaate de niyet etmesi gerekir. Bu, Şafii’de yağmur sebebiyle cem etmenin şartıdır; yoksa seferde cem ederken cemaatle kılmak şart değildir.

Seferi ise, ikinci namaza iftitah tekbiri alıp başlayıncaya kadar seferin devam etmesi şarttır. İkinci namaza başladıktan sonra sefer biterse, ceme devam edilir; ama ikinci namaza başlamadan önce sefer sona ererse, artık cem etmek sahih olmaz. Böyle durumlarda Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem yapılabilir. Eğer bir özürle bu vakte bırakmışsa günah olmaz.

Cem ederken niyet

Sual: Seferde akşamla yatsıyı, Şâfiî veya Mâlikî’ye göre takdim ederek akşam vaktinde kılacak olan kimse, akşam namazına başlarken cem niyetini unutan, daha sünneti kılmadan cem edeceğini hatırlasa, yatsının farzını kılarken niyet etse sahih olur mu?
CEVAP
Evet.

İhtiyarlıkta cem

Sual: S. Ebediyye’de, Mâlikî ve Şâfiî’de, sadece seferde değil, (Hastalıkta ve ihtiyarlıkta da iki namaz cem edilebilir) deniyor. Mâlikî'yi taklit eden mukimin, hasta iken namazlarını Hanbelî'ye göre değil de, Mâlikî'ye göre mi cem etmesi gerekir? İkincisi, hasta olmadan ihtiyarlar da mı cem edebiliyor?
CEVAP
Mâlikî'yi taklit eden kimse, Mâlikî’de cem mümkün olan yerde, Hanbelî'ye göre cem edemez. Çünkü Hanbelî’de de, gusülde ağzın içini yıkamak farzdır. Hanbelî'ye göre guslü olmadığı için Hanbelî'yi taklit edemiyor. Hastalıkta Mâlikî mezhebinde cem caiz olduğu için Hanbelî'ye lüzum kalmıyor. Ama mukim iken, başka bir mazeretle Hanbelî'yi taklit ederek cem edebilir. Çünkü cem için başka çare yoktur. Namazın kazaya kalmaması için hangi mezhepte cem caiz ise ona uyularak namaz kılınır.
İhtiyarın açık bir hastalığı görülmese de, onun gücü kuvveti olmaz, ayakta zor durur, itelense yıkılır. Namaz kılarken bile yorulabilir. Abdest alması zor olabilir. Böyle durumdaki bir ihtiyar, seferi olmasa da, kendi evinde bile olsa, iki namazı cem edebilir.

İki namazı cem

Sual: Seferde öğleyi vaktinde kılma imkânı olmadığı için, cem etmek niyetiyle ikindi vaktine tehir etsek, gideceğimiz yere varınca mukim olsak, vardığımızda ikindi vakti de hâlâ çıkmamışsa, Mâlikî'ye göre, öğle ve ikindiyi cem ederken dört mü, yoksa iki mi kılmak gerekir?
CEVAP
Mukim olunca, artık Mâlikî'ye göre cem edilmez, Hanbeli’ye uyarak, öğle iki, ikindi dört rekât olarak cem edilebilir. Yahut öğle iki rekât olarak kaza edilip, ikindi de, dört rekât olarak kılınır. Öğle namazı, geçerli bir mazeretle kazaya kaldığı için günah olmaz.

Cem için ihtiyaç

Sual: İstanbul’dan Kuzuluk kaplıcasına giderken, Adapazarı’na uğradık. Akşamı Kuzuluk’ta kılarız diye düşünüyorduk. Akyazı’ya gelince, akşama Kuzuluk’a yetişemeyeceğimizi anladık. Ben Akyazı’da inip namazı kıldım. Başka bir vasıtayla Kuzuluk’a geldim. Yanımdaki arkadaşlar biz Kuzuluk’ta cem ederiz diyerek inmediler. Onların da inmesi gerekmez miydi?
CEVAP
İki namazı cem için gerekli ihtiyaç yoksa inmek gerekir. İhtiyaç olmadan cem etmek caiz olmaz. Mesela şunlardan biri varsa cem edilebilir:
1- Yolda inerse, başka vasıtayla gidecek parası yoksa veya vasıta bulma imkânı yoksa,
2- Yanında bir hastası olup da, inip binecek durumu yoksa,
3- Yanında yükleri çok olup, indirip başka vasıta bulmak zorsa,
4- İneceği yerde veya yakınlarında abdest alacak yer yoksa,
5- İneceği yerde anarşistlerin, eşkıyaların bir zarar verme ihtimali varsa,
6- Şiddetli yağmur varsa, iki namazı cem etmek için özür olur.
Bunlar veya bunlara benzeyen bir özrü yokken, iki namazı cem etmek caiz olmaz.

Cem ederken cemaate uymak

Sual: Bir ihtiyaç hâlinde, diğer üç mezhepten birine uyup iki namazı, mesela öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ederken, öğlenin farzını cemaatle, ikindinin farzını da yalnız kılmak caiz olur mu? Yahut cemi ikindi vakti yaparken, öğleyi yalnız kılıp ikindiyi cemaatle kılmak caiz olur mu?
CEVAP
Evet, ikisi de caizdir, vaktin farzını kılarken imam olmak da caizdir. Dikkat edilmesi gereken şey, cem ederken, iki farzı peş peşe kılmak gerekir, arada başka namaz kılınmaz.

Cuma günü cem

Sual: Seferde cuma günü, öğleyle ikindiyi cem etmesi gereken kişi, cumanın farzıyla ikindiyi mi cem eder, yoksa zuhr-i âhirle ikindiyi mi cem eder?
CEVAP
Seferî olana cuma kılmak farz değildir, öğleyi kılması ise farzdır. Cumanın sıhhat şartlarından bazıları olmadığı için, cumayı kılmayıp, öğleyle ikindi, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek cem edilir.

Mukîm iken iki namazı cem etmek

Sual: Mukim iken yani seferi değilken namazı kazaya bırakmamak için öğle ile ikindiyi, akşam ile de yatsıyı cem etmek caiz olur mu?
CEVAP
Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza yani özürlü olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ [gözleri görmeyen] ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta aciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur. Namazı kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün olmayanların, bu namazlarını kazaya bırakmaları, Hanefi mezhebinde caiz değildir. Bunların yalnız böyle günlerde Hanbeli mezhebini taklit ederek kılmaları caiz olur. Cem ederken, öğleyi ikindiden ve akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeği niyet etmek, ikisini art arda kılmak ve abdestin, guslün ve namazın Hanbeli mezhebindeki farzlarına ve müfsidlerine uymak lazımdır. (Seadet-i Ebediyye s.203)

Hanbeli’de cem, 80 kilometre seferde ve 203. sayfada bildirdiğimiz hallerde caiz olduğu gibi, soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evinde de cem caizdir. Cem ederken, sünnetler kılınmaz. Birinci namaza başlarken cem için niyet edilir. Vazife ve iş zamanında, öğleyi, ikindiyi, akşamı vaktinde kılması mümkün olmayanlar, Hanbeli mezhebini taklit ederek, ikindiyi öğle ile, akşamı yatsı ile cem etmeli, vazifeyi terk etmemelidir. Vazifeden ayrılırsa yerine gelenin yapacağı zulümlere, küfürlere sebep olur.


Hanbeli’de abdestin farzı altıdır: Ağzın ve burnun içleri ile birlikte yüzü yıkamak, niyet, kolları yıkamak, başın her tarafını, kulakları ve üstündeki deriyi mesh etmek, [Sarkan saç mesh edilmez. Mâliki’de sarkanlar da mesh edilir.] ayakları, yanlarındaki kemiklerle yıkamak, tertip [sıra], müvalat [acele] farzdır. Herhangi bir kadının derisine şehvet ile ve kendi zekerine temas edince abdest bozulur. Kendine kadın dokununca, şehvet duysa da bozulmaz. Deriden çıkan her şey, çok ise bozar. Deve eti yemek bozar. Özür sahibi olmak, Hanefi gibidir. Gusülde, ağzı, burnu ve saçları yıkamak ve erkeklerin örgülü saçı açmaları farzdır. Kadınların saç örgülerini çözmeleri, cenabet için sünnet, hayz için farzdır. Namazda teşehhüt miktarı oturmak ve iki tarafa selam vermek de farzdır. (Seadet-i Ebediyye s.271)

 

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.