logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
40 hadis ezberlemek
Açıklamak gerekir
Farklı ictihad
Hadis çeşitleri
Hadis uydurmak
Hadis-i kudsi
Hadislere düşmanlık
Hadisleri anlamak
Hadisleri inkâr
Hadislerin sayısı
Hadislerle amel
Hadisten kaynak
Hazret-i Ebu Hüreyre
İ. Buhârî'ye iftira
İmam-ı a'zam
İtimadı sarsmak
Salih âlimler
Sevaba hata denmez
Temel din kitapları
Uydurma hadisçiler
Uydurma sanılanlar
Varislere güvenmemek
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Hadis-i şeriflerle amel etmek

Sual: Sahih olduğu kesin bilinen bir hadisle amel etmemiz caiz midir?
CEVAP
Müctehid olmayan, hadisle amel edemez. (Kifaye)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki: Hadislerle amel etmek, bize caiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykırı görünen hadis-i şerifler, âlimlerin sözlerini reddetmek için delil ve senet olamaz. Mesela bir Hanefi’nin, [“İmam arkasında Fatiha okumak farzdır. Bu konuda sahih hadis var” diyerek] imam arkasında Fatiha okuması ilhaddır. (Mektubat 1/312, Mebde ve Mead 31)

Muhammed Hadimi hazretleri buyuruyor ki: Dindeki dört delil, müctehidler içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdiği hükümdür. Çünkü bizler, âyet ve hadisten hüküm çıkaramayız. Mezhebin bir hükmü, âyete, hadise uymuyor görünse de yanlış değildir. Çünkü âyet ve hadis ictihad isteyebilir, başka bir âyet veya hadisle değişmiş, neshedilmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır. (Berika s. 94)

Şimdi bir hadis kitabı okuyan, ya hadise uydurma der veya kendi aklına göre, yanlış hüküm çıkarır. Her ikisi de felakettir. O halde bir Müslümana yapılacak en büyük bir kötülük, (Hadisten veya mealden dinini öğren) demektir. Sahih olan şu hadis-i şeriflere ve mezheplerdeki hükümlerine bakalım:
1- (Deve eti yemek abdesti bozar.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai] (Sadece Hanbelî’de bozar.)

2- (Zekerine dokunanın abdesti bozulur.) [Ebu Davud, Tirmizi, Nesai] (Tek Hanefi’de bozmaz.)

3- (Zekere dokunmak abdesti bozmaz.) [Ebu Davud, Tirmizi, Nesai] (Tek Hanefi’de bozmaz.)

4- (Fercine dokunan kadının abdesti bozulur.) [Beyheki] (Yalnız Şâfiî’de bozulur.)

5- (Kan aldırmak abdesti bozmaz.) [Beyheki] (Yalnız Hanefî’de bozar.)

6- (Akar kan abdesti bozar.) [Beyheki, Dâre Kutnî] (Tek Hanefî’de bozar.)

7- (Besmelesiz abdest olmaz.) [Ebu Davud, Tirmizi, Beyheki, Hâkim] (Besmele yalnız Hanbelî’de farzdır.)

8- (Deniz hayvanları helaldir.) [Ebu Davud, Tirmizi, Nesai] (Yalnız Hanefi’de deniz haşaratı yenmez.)

9- (Ateşte ısınmış şey abdesti bozar.) [Müslim, Ebu Davud, İ. Mace, Tirmizi, Nesai] (Bu, hiçbir mezhepte bozmaz. İzahı Mizanı Kübra’da vardır.)

10- (Fâtihasız namaz olmaz.) [Buhari, Müslim] (Fâtiha, 3 mezhepte farz, Hanefî’de farz değil.)

Görüldüğü gibi, farklı hükümler var. Mesela zekere dokunmak abdesti bozar diye de, bozmaz diye de hadis var. Bir kimse hangisiyle amel edecek ki? Onun için herkes kendi mezhebine uymalıdır.

Yaşlılara hürmet

Sual: Tirmizî’de bildirilen, (Büyüklerimize hürmet etmeyen, bizden değildir) anlamındaki hadisten, yaşlılara hürmet etmeyenin kâfir olacağı mı anlaşılır?
CEVAP
Hayır, (Sünnetime, Müslümanların yoluna uymamış) olur demektir. (Bizden değil), (Benden değil) diye bildirilen çok hadis-i şerif vardır. Birkaç örnek verelim:
(Evlenmeyen benden değildir) hadis-i şerifi, (Evlenmeyen, evlilikle ilgili sünnetime uymamış olur) demektir. Evlenmeyen günah işlemiş olmaz. (İhya)

Demek ki, hadis-i şerifleri açıklamasız okumamalıdır.

(Selama cevap vermeyen bizden değildir) hadis-i şerifi de, (Selam alma farzına uymamış, haram işlemiş olur) demektir.

(Kadını kocasına karşı kışkırtan bizden değildir!) hadis-i şerifi, karı koca arasını açmanın haram olduğunu bildiriyor.

(Âlim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir) hadis-i şerifi de, (Dinde bilinmesi zarurî olan şeyleri öğrenmeyen haram işlemiş olur) demektir. Hele itikadî konularda dinini bilmeyen, yanlış inanan küfre düşebilir.

Bu bakımdan dinimizi doğru olarak öğrenip, öğrendiklerimizle amel etmeye çalışmalıyız.

Hadis okumak ve hadisle amel etmek

Sual: Mezhep imamları belki bütün hadislere ulaşamamıştır. Şimdi bütün hadisler elimizde olduğuna göre, ilmihal kitaplarına değil de, bunlara göre amel etmek gerekmez mi?
CEVAP
İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

“Bizim gibi cahillerin birkaç hadis-i şerif işitmesi delil olamaz. Din büyüklerinin sözlerini reddetmemize sebep olamaz. Biz şimdi onların anladıklarının yanlış olduğunu gösteren bilgileri ele geçirmiş bulunuyoruz denirse, bizim gibi mukallidlerin bilgisi, bir şeyin helal veya haram olmasına delil olamaz. Bir şeyin helal veya haram olması için, müctehidin zan etmesi lazımdır. Müctehidlerin sözlerini, delillerini örümcek yuvasından daha çürük sanmak, büyük atılganlık olur. Kendi bilgisini din büyüklerinin bilgilerinden üstün tutmak ve Hanefi mezhebinin usul haberlerine bozuk, çürük demek, âlimlerin fetva vermek için dayandıkları kıymetli haberleri hiçe saymak ve bu haberlere yanlış demek, din-i İslam’da büyük bir yara, gedik açmak olur. İslam’ın büyük âlimleri, Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) parlak zamanına yakın oldukları için ve ilimleri sonra gelenlerin bilgilerinden kat kat çok olduğu ve haramdan, günahlardan sakınmaları, Allahü teâlâdan korkmaları son derece fazla olduğu için, hadis-i şerifleri bizim gibi, din bilgilerinden haberi olmayan, işittiği bir kaç sözü ilim sanan boş cahillerden, elbette daha iyi tanır ve anlarlardı. Doğrusunu, eğrisini, değişmiş olanını, değiştirilmemiş olanlarını, bizden daha iyi ayırt ederlerdi.”


Müctehid olmayan bizim gibi mukallidlerin, Eshab-ı kirâm böyle yapardı diyerek veya âyet-i kerimeden ve hadis-i şeriflerden mana çıkararak kendi anladığımıza göre hareket etmemiz caiz değildir. İbni Âbidin hazretleri, tahareti anlatmaya başlarken buyuruyor ki, “Mukallidin, müctehidden gelen bilgilerin delillerini sorması lâzım değildir.” (Seadet-i Ebediyye s.148, 269)

Hadis-i şeriflerden din öğrenmek

Sual: Dinimizi doğrudan hadis-i şeriflerden öğrenmek daha doğru olmaz mı?

CEVAP
Kalbin, rûhun hastalığı, herkeste başkadır ve herkesin (İdiosynkrasie=Überempfindlichkeit gegen bestimmte Reize=Bazı maddelerin etkilerine gösterilen özel tepki
) denilen hassasiyeti, istidadı ayrıdır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” yalnız kalbin hastalıklarını ve tedavisini bildirmekle kalmamış, fertlere, ailelere, cemiyetlere, harplere, miras hesaplarına, yani her çeşit dünya ve ahiret işlerine ait yüzbinlerle bilgiyi söylemiştir. Kendi hastalığını ve kalbinin ilâcını bilmeyen bizim gibi cahillerin, bu hadis-i şeriflerden kendine uygun olanları seçip alması imkânsız gibidir. İkinci cild, 54. cü mektûbda diyor ki, (Şimdi hadisler unutuldu. Bid’atler yayıldı. Doğru ve eğri kitaplar birbirine karıştı.) Evliyâ, kalb, rûh mütehassısları olup, herkesin bünyesine ve hastalığına ve zamanının zulmetine ve fesadına uygun rûh ilaçlarını, hadis-i şeriflerden seçerek söylemişler ve yazmışlardır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, dünya eczanesine yüzbinlerce ilaç hazırlayan baş tabip olup, Evliya da, bu hazır ilaçları, hastaların dertlerine göre dağıtan, emrindeki yardımcı tabipler gibidir. Hastalığımızı bilemediğimiz, ilaçları tanımadığımız için, yüzbinlerce hadis içinden, kendimize ilaç aramağa kalkarsak, (Allergie) aks-i tesir hâsıl olarak, cahilliğimizin cezasını çeker, fayda yerine zarar görürüz. İşte bunun için, hadis-i şerifte, (Kur’ân-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. Mezhepsizler, bu inceliği anlayamadıkları için, (Herkes Kur’ân ve hadis okumalı, dinini bunlardan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalıdır) diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının okunmasını yasak ediyorlar. Bütün Müslümanları felâkete sürüklüyorlar. (Tam İlmihâl s. 1054)

 

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.