logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
Ağaç dikmek
Allah yeter
Altın ve gümüş eşya
Başarı Allah'tandır
Başkalarının malı
Bereket ne demektir?
Botoks yaptırmak
Cariye ve köle nedir
Cinsiyet değiştirmek
Çirkinin çirkini
Davete gitmek
Deprem ve Günah
Dert ve belâlar
Dindar demokratmış
Dövme yaptırmak
Duvara resim asmak
E.Talib'in dirilmesi
Ebced nedir?
Emojiler hakkında
Emr-i vaki yapmak
En üstün Kadınlar
Erzel-i ömür
Eski elbise giymek
Estetik ameliyat
Evde hayvan beslemek
Favori bırakmak
Gece hastalık yağar
Güle güle demek
Günü değerlendirmek
Fıkh-üs-sünne kitabı
Haç, zünnar vs.
Haram maddeler
Hastalık halinde
Hastaya kan vermek
Hayvanlara eziyet
Hazret-i Yezdan
Himmet etmek
Hipnotizma nedir?
İhtiyarlık nimeti
İkinci küçük parmak
İntihar etmek
İnsanın üstünlüğü
İpek kullanmak
İsyankâr olmamalı
İyi arkadaş
İyiliği başa kakmak
Kaş aldırmak
Kına yakmak
Kıyamete kadar
Kimyevi değişmeler
Kitap yazmanın önemi
Klozet kullanmak
Kötü meslek
Kurşun döktürmek
Kuşlar ne diyor?
Küçük mushaflar
Mastürbasyon
Medeni olmak
Misvakın önemi
Murakabe nedir?
Mürted olmak
Nazar haktır
Oral Seks
Organ bağışı
Oy kullanmak
Pahalı maden
Peruk kullanmak
Renklerin güzeli
Resim yapmak
Rüya görmek
Savaşta hile
Selamlaşmanın önemi
Seni verene kurban
Sert cevap vermek
Sevdiğiyle beraber
Sevgililer günü
Sirke gitmek
Somuncu Baba
Sürme çekmek
Şık giyinmek
Tarafsız olmak
Tayyib ne demektir?
Tecrübenin önemi
Tedbirini terk eyle!
Televizyon seyretmek
Terör örgütü
Tırnak kesmek
Uyku adabı
Uyuşturucu iptilası
Üstünlük sırası
Vasiyet hazırlamak
Vücut emaneti
Vücuttaki kıllar
Yaratan âciz değil
Yas tutmak
Yetenek ve günah
Yılbaşı kutlamak
Yüzük takmak
Zenginlik - Fakirlik
Zıhar
+Dili Korumak
+Dünya nedir
+Kaynak Kitaplar
+Şehidlik ve Gazilik
+Tarihte medeniyet
+Tütün içmek
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Hastalık halinde

Sual: Hanım ikide bir yalandan hasta numarası yapıyor. Doğru mu?
CEVAP
Yalandan hasta gibi görünmek doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hasta gözükmeyin hasta olursunuz.) [Deylemi]

Sual: Bazıları önüne gelene hasta olduğunu söylüyor. Hastalığı gizlemek lazım değil mi?
CEVAP
Hastalığı gizleyebilmek, kimseye söylememek bir nimettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şey iyilik hazinesidir: Hastalığı, musibeti, sadakayı gizlemek. Allahü teâlâ buyuruyor ki: "Mümin hastalanınca, ziyaretçilerine beni şikayet etmezse, etinin yerine daha iyi bir et, kanının yerine de daha iyi kan verip iyileştirir, günahlarını da affederim, ölürse rahmetime kavuşur.") [Taberani]

Her hastalığı nimet bilip bundan ibret almalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin hastalanıp iyileşince, hastalığı günahlarına kefaret ve ilerisi için ders olur. Münafık ise, hastalanıp iyileşince, bağlanıp salıverilen deve gibi kalkar. Niçin bağlandığını ve niçin salıverildiğini bilmez.) [Taberâni]

Hastalıklar çeşitli sebeplerle olursa da genel olarak fazla yiyip içmekten ileri gelir. (Her hastalığın başı, karnı fazla doldurmaktır) hadis-i şerifi bunu açıkça bildiriyor. (İbni Sünni)

Sual: Ağır hastaya ne yapmalı?
CEVAP
Hasta istemese de, salih insanlar gidip bir İhlas okuyacak kadar oturmalıdır! Doktor, kimse görüşmesin, konuşmasın dedi diyerek, hastayı mahrum etmemelidir! Yanına salihler girip, Yasin-i şerif okumalıdır! Gizli okumak da faydalıdır. Başka dua da okunabilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Eceli gelmemiş bir hastayı ziyarete giden, yedi kere "Eselullahel azim, Rabbil Arşil azim en yeşfiyek" derse Allahü teâlâ onu bu hastalıktan afiyete kavuşturur.) [Hakim]

Hastaya zararlı olan gıdalar hariç, hastanın istediği, sevdiği gıdaları vermelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hastaya, canı çektiği şeyi yedirin.) [İbni Mace]

Ölüm hastasına yapılacak vazifeler

Sual: Ölüm halinde olan kimseye ne yapılabilir?

CEVAP
Ölüm, bir anda gelebileceğinden, affı kabul olmayan ve kabul olabilir ise de, henüz af edilmemiş olan cezalarının yapılmasına imkân bırakmak vâcibdir. Yani, meydana çıkmış olan günahlarının dünyadaki cezalarının yerine getirilmesini temin etmelidir. Affı kabul olmayan suç, Server-i âlemi “sallallahü aleyhi ve sellem” sövmektir. Affı kabul olan hadler, yani cezalar, zina, sirkat, iftira, içki içmek gibi suçların dünyadaki cezalarıdır.


Hastanın yatağı, çarşafı ve çamaşırları temiz olmalıdır. Sık sık değiştirmelidir. Çünkü temizliğin kalbe ve ruha büyük tesiri vardır. Ölüm zamanında ise, temizliğin kalbe ve ruha tesiri, başka zamanlardan daha mühimdir. Tedavi câizdir. Fakat şifayı halk eden, devada tesiri yaratan Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, isterse, kullanılan ilaçta tesir halk etmez. Eğer öyle olmasaydı, her tedavi edilen hasta, iyi olurdu.


Ağır hastalara iğne yaparak teselli ilâçları vermemelidir. Hastaya eziyettir. Câiz değildir. Ağır hastaları hastaneye kaldırmamalıdır. Evde, ailesinin, salih kimselerin yanında, Kur’ân-ı kerîm okuyarak ve Kelime-i şehâdet telkin ederek, can vermesine çok uğraşmalıdır.


Hastalıkta, iman, itikat bilgileri çok konuşulmalıdır. Gelen ziyaretçiler, bunlardan konuşmalı, kimse gelmezse, hasta kendisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından ahiret bilgilerini okumalıdır. Kitaptan okuyamazsa, düşünmelidir. Cenâb-ı Hakkın rahmetinin bol olduğunu gösteren hikâyeler söylenmeli, günahların, Allahü teâlânın merhameti yanında hiç oldukları hatırlatılmalıdır. Af ve mağfiret ümidi çok olmalıdır.


Hasta, namazlarını geçirmemeğe, her zamandan daha çok dikkat etmelidir. Kalbini Allahü teâlânın sevgisi ile doldurmalı, Kelime-i tevhîdi çok söylemelidir. İslamiyetin emirlerini yapmağa dikkat etmelidir. Vasiyet etmeli veya yazmalıdır.


Hastaya, imâm-ı Alînin “radıyallahü anh” ve çocuklarının sevgisi pek lâzımdır. Çünkü, Ehl-i beyti sevmek, son nefeste iman ile gitmeğe sebep olacağını, Ehl-i sünnet âlimleri “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” sözbirliği ile söylemektedir.


Ölüm hastası, İhlâs sûresini çok okumalıdır. Yatağı karşısında (Kelime-i tevhîd) yazılı levha asılı olmalıdır.


Karyola ve yatak yerini ve odayı değiştirmek, hastaya ferahlık verir. Kâbil ise hasta, abdestli olmalıdır. Hizmetçi, aşçı, hemşire kadınlar, mahrem olmadıklarından, çok büyük mahzurdur. Hastaların, ihtiyarların kızı, aile yerini tutamaz. Mahrem hizmetleri yapamaz. İhtiyarların, hastaların haramdan kurtulmak için, hizmet eden kadını nikâh etmeleri lâzımdır. Dedikoduya ehemmiyet vermemeli, genç de olsa, hizmet edecek nikâhlı aile edinmelidir.


Ziyaretçiler, hasta yanında çok oturmamalıdır. Sevdiği insanlar olsa da, çabuk kalkmalıdır. Hasta teklif ederse, biraz daha oturup, kalkmağa teşebbüs etmeli, tekrar teklif etmezse gitmelidir. Ağır hastanın yanına kimseyi sokmamak doğru değildir. Hasta istemese de, salih insanlar, gidip, bir İhlâs okuyacak kadar oturmalıdır. Doktor, kimse görüşmesin, konuşmasın dedi diyerek, hastayı mahrum etmemelidir. Yanına sulehâ girip, Yasîn-i şerîf okumalıdır. Gizli okumak da faydalıdır.


Hasta yanında, hastalığı artıracak, meraklı sözler söylememeli, gazetelerden, hikâyelerden, mal, ticaret, siyaset ve hükümetten laf açmamalıdır.


Ölüm hastası helâlden ve mümkün olduğu kadar abdestli ve kalbi uyanık kimselerin Besmele ve dua ile hazırladığı şeyleri yemelidir.


Hasta yanında, Velîlerin, âlimlerin ve Salihlerin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” hikâyeleri ve sözleri konuşulmalı, bunlara sevgisi artırılmalıdır. Evliyâ-yı kirâmın “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” söylenmesi, rahmete sebep olur.


Ölüm alâmetleri görülünce, yanında, çocuk, cünüp, özürlü kadın bulundurulmamalıdır. Odada ve hatta evde resim bulunmamasına çok dikkat etmelidir. Yanında âlim, salih birkaç kimse bulunup, zorlamamak üzere, Kelime-i tevhîd söylemesi temin edilmelidir. Söylemesi için sıkıştırmamalıdır. Yanındakiler söyleyip ona duyurmalı, usandırmamalıdır. Bir kere söyler ise, bir daha söyletmemeli, başka şey söyler ise, Kelime-i tevhîdi bir daha söylemesi hatırlatılmalıdır. Yani, son sözü, Kelime-i tevhîd olmalıdır. Zorlamadan, bir kere, (Lâ ilâhe illallah) demek, yanındakilere sünnettir. Kelime-i tevhîdi hatırlatanların, hastanın düşmanı, vârisi olmaması uygundur. Kimse yok ise, vâris hatırlatır.


Hasta yanında (Yasîn) sûre-i şerîfesini okumak mühim sünnettir. Hadîs-i şerîfde buyruldu ki, (Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer).Yani, can vermenin hâsıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasîn sûre-i şerîfesi, kıyamette olan şeyleri, dünyanın geçici olduğunu, Cennet nimetlerini ve Cehennemdeki azapları bildirdiğinden, hasta yanında okununca, iman ile gitmeğe sebep olan şeyleri işitmiş olur. (Ra’d) sûresini okumak, rûhun çıkmasını kolaylaştırır. İnsan ölünce, Hanefîde necis olur. Kur’ân-ı kerîm, yanında değil, karşısında ve sessiz okunabilir. Diğer üç mezhebe göre necis olmaz.


Kur’ân-ı kerîmi, ölüler de işitir ve faydalanır. Cenaze taşıyanların, kabir ziyaret edenlerin, maddî bir karşılık düşünmeyerek, Kur’ân-ı kerîmden bir parçayı, Allah rızası için okuyarak, sevabını meyyitin ruhuna hediye etmeleri sünnettir.


Ölüm hâlinde su içirmek sünnettir. İhtiyacı görülürse vâcib olur. İçince ferahladığı görülürse vâcibliği artar. O ânda şeytan, saf su gösterip, senden başka mabûdum yoktur dersen, sana içiririm dediği, hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir. (Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediye s. 989-990)

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.