logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
Arefe ve Terviye
Aşure günü ve gecesi
Bayram Günleri
Berat gecesi
Bu senenin tarihleri
Cuma günü
Çeşitli sorular
Hicri ayları tespit
Hicri yılbaşı gecesi
Kadir gecesi
Kandil geceleri
Kutlu doğum haftası
Mevlid gecesi
Mirac gecesi
On gece
Regaib gecesi
Üç ayların fazileti
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Hicri ayları tespit

Sual: Mübarek geceler geldiğinde bazıları, (Hilâl görülmedi, bugün değil, yarın mübarek gecedir) diyorlar. Mübarek geceler için illa hilâlin o bölgeden görünmesi mi gerekir?
Ramazan hilâli, bir bölgeden görülemese de, dünyanın herhangi bir yerinden görülünce, her yerde görülmüş sayılıyor ve Ramazan başlıyor. Hicri aylar da böyle değil mi? Kurban Bayramında her bölgede hilâlin görülmesi gerektiği hükmüne kıyasla, (Hilâl burada görülmedi) denilerek, hicri aylarla, mübarek gün ve geceleri de bir gün sonraya almak doğru mudur?
CEVAP
Çok yanlıştır. Herhangi bir yerde ramazan hilâli görülünce, dünyanın her yerinde oruca başlanır, fakat hac, kurban ve namaz vakitleri böyle değildir. Bunlar, vakitlerinin bir yerde bilinmesiyle, başka yerlerde de böyle olmaları gerekmez. (İslam Ahlakı)

Dünyanın her yeri bulutlu olduğu için ramazan ayının hilâli hiçbir yerden görülmese, ramazan ayı başlamış olursa da, oruca başlamak için hilâlin görülmesi şarttır. İkinci gün de görülmezse şaban ayı otuza tamamlanır.

Diyelim ki, zilhicce hilâli İstanbul’da görülmedi, fakat Amerika’da görüldü. Zilhiccenin 10. günü Amerika’da bayram yapılır, İstanbul’da ise zilhiccenin 11. günü bayram yapılır. Bayramın yapıldığı gün, değişirse de, zilhicce ayında değişiklik olmaz. Bu incelik bilinmeyince, bayram yapılan gün, o bölgede zilhiccenin 10’u olur zannediliyor, yanlışlıklara sebebiyet veriliyor. Dünyanın bir yerinde, 10 zilhicce, diğerinde 11 zilhicce olmaz. Mesela hilâl Suriye’de görülmeyip Mısır’da görülünce, Mısır’da 10 muharrem olup da, Suriye’de 9 muharrem olmaz. Günler dünyanın her yerinde aynı olduğu gibi aylar da aynıdır. Amerika’da şaban ayı başlasa, Türkiye’de hâlâ receb ayı devam etmez.

Hicri ayların hilâli bir yerde görülünce bütün dünyada görülmüş sayılır. Mesela Afrika’da hilâl görülüp de Ankara’da görülmemişse, Ankara’dakilerin, (Biz hilâli görmedik, Aşure günü 11. gündür) demeleri yanlış olur. Yani Afrika’da muharremin 10. günü ise, Ankara’da 11. günü olmaz. Hicri aylar, miladi aylar gibi, dünyanın her yerinde aynıdır. Bir yerde 3 şubat, başka yerde 4 şubat olamayacağı gibi, kameri aylarda da böyledir. Bu inceliğe dikkat etmeli, mübarek gün ve geceleri yerinden oynatarak karışıklığa sebep olmamalıdır.

1434 yılı Muharrem ayına ait hilâlin görülebileceği bölgelerin herhangi bir yerinde hilâl görülünce, bütün dünyada Muharrem ayı girmiş olur. 1434 yılında böylece bütün dünyadaki Aşûre günü de, 10 Muharrem olan 24 Kasım 2012 tarihinde olmuş olur. 1434 yılı Muharrem hilâlinin nerelerden görülmeye başlanacağı, 14 Kasım 2012 tarihli Türkiye Takvimi’nde de şu şekilde bildirilmiştir:
(Muharrem ayının hilâli, bugün Türkiye saati ile 13.39'da ilk defa, Avustralya kıtasının ortasından itibaren görülmeye başlayacaktır.)

Hicrî ayların 14’ünde ay dolunay şeklinde olur. Ayın 6’sında ise 7. günün hilali tam yarım ay şeklinde olur. Bu sene de bir heyetle Zilhicce ayının 6. günü hilâle baktık, tam yarım küre şeklindeydi. Senenin her ayında bakıyoruz, hep ayın 6’sında tam yarım ay şeklinde görülüyor. Bu da, Rasathanenin yaptığı hesapların kesin doğru olduğunu gösteriyor. Allahü teâlânın nizamında bozukluk, gecikme olmadığı için Güneş de, Ay da hesaplanan vakitte doğup batıyor.

S. Ebediyye’de deniyor ki: Bu hesaplar, kameri ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilâlin görülebileceği geceyi anlamak içindir. İmam-ı Sübki de böyle buyurdu. İmamın sözünü tersine çevirenlere aldanmamalıdır. (Tahtavi ve Şernblali haşiyeleri)

İslam Ahlakı kitabında, (Takvimlerde bildirilen geceden önceki gecede “Hilali gördük” demek yanlıştır. Böyle yanlış söze uyarak Arafat’a çıkmış olanların hacları sahih olmaz. Bunlar hacı olmazlar) deniyor. (Halk bilmediği için hangi gün hac yapılsa caiz olur) diyenlere itibar etmemelidir.

Bu konuda hiçbir İslam âlimi, hesapla bulunan gün bayram edileceğini bildirmemiştir. Çünkü (Hilâli görünce oruca başlayın, hilâli görünce bayram edin!) hadis-i şerifini bilmeyen İslam âlimi yoktur. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Oruç, yeni ayı görmekle farz olur. Peygamber efendimiz, (Hilâli görünce oruca başlayın!) buyurdu. Hâlbuki hilâlin doğması, görmekle değil, hesapladır ve hesap sahih olup, hilâl, hesabın bildirdiği gecede doğar, fakat o gece görülmeyip, bir gece sonra görülebilir ve oruca, hilâlin doğduğu gece değil, görüldüğü gece başlanır. Çünkü İslamiyet böyle emretmiştir. (S. Ebediyye)

Görüldüğü gibi, âlimler, hilâlin hesapla bulunan günde doğacağını bildirmiştir. Bu, bayramların hesapla başlanacağını bildirmek değildir. Hava bulutlu olduğu için veya başka sebeplerle hilâl doğduğu hâlde görülmezse, o ay 29 çekmişse, 30’a tamamlanır, fakat 30 çekmişse hilâl görülene kadar beklenmez. (Ayın 31’i oldu, görülmedi, 32’yi de bekleyelim) denmez.

Hilâl bir bölgeden görülse, öteki bölgeden görülmese, görülmeyen bölge Kurban Bayramı’nı bir gün sonra yapar, ama hicrî [kamerî] ayın tarihi değişmiş olmaz.

Vakitlerle, mübarek gün ve gecelerle ilgili böyle konularda, çok kıymetli bir eser olan Türkiye Takvimi esas alınırsa, hiçbir karışıklık olmaz.

Berat kandili

Sual: Berat kandilinin takvimde yazılı olduğu gece değil de, bir sonraki gece olduğunu söyleyenler var. Bu yanlış değil mi?
CEVAP
Elbette yanlıştır. Hemen her sene, her kandilde böyle fitne çıkarıyorlar. S. Ebediyye’de deniyor ki:
Yapılan hesaplar, kamerî ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilâlin görülebileceği geceyi anlamak içindir. İmam-ı Sübki de böyle buyurdu. (Tahtâvî)

Yani kamerî ayın başlayacağı gece önceden bellidir. Takvimlerde yazılı olan vakitlerde başlar. Hilâl ise o gece değil de, ertesi gece görülebilir. Öyle bile olsa, kamerî ay yine takvimde bildirilen günde başlamış olur.

Hilâle bakarak bayramı tespit etmek

Sual: Zilhicce hilâli, ilk gün başka ülkede görülüp de, kendi bölgemizde görülemezse, biz hilâli bir gün sonra gördük diye, Zilhicce ayını bir gün sonraya almak doğru olur mu?
CEVAP
Çok yanlış olur. Çünkü takvimlerde bildirilen hesaplar kesindir. Saniye şaşmaz. Cenab-ı Hakk’ın nizamında bozukluk olmaz. Geri veya ileri gitmez. Yani takvimde bildirilen günde, hicrî ay, kesin olarak başlamış olur. Ancak oruca başlamak ve bayram yapmak için, hilâlin doğması değil, görülmesi esas alınır. Her ayın hilâli gibi, Zilhicce hilâli de takvimde bildirilen günde doğar. Ama doğduğu hâlde, hava bulutlu olduğu için birinci günde görülmezse, Kurban Bayramı için, Zilkade 29 gün çekiyorsa, 30’a tamamlanır. Yani bayram, Zihhicce’nin 11’inde yapılır. Zilkade’nin 30’unda ise, hava bulutlu olsa da, hilâl görülmese de, artık 31’e tamamlanmaz.

Zilkade’nin 29’unda hilâl görülmeyip de, bir gün sonra hilâl görüldüğünde, o gün Zilhicce ayının ikinci günü olur. Yahut bu yıl olduğu gibi, Zilhicce hilâli Türkiye’de birinci günü görülemeyip Amerika ve Afrika’da görülürse, Kurban Bayramını 10 Zilhiccede yapmak için, hilâlin birinci günde görülmesi gerektiğinden, Zilhiccenin 10. günü Afrika’da görülen şehirlerde bayram olur. Görülmeyen yerlerde ise bayram bir gün sonra yani Zilhiccenin 11. günü bayram yapılır. Hilâl doğduğu hâlde, hava bulutlu olduğu için görülmezse, yine bir gün sonra bayram yapılır, ama Zilhicce ayında değişiklik olmaz.

Bu incelik bilinmeyince, bayram yapılan gün, o bölgede Zilhiccenin 10’u olur zannediliyor, yanlışlıklara sebebiyet veriliyor. Bir yerde, 10 Zilhicce, diğer yerde 11 Zilhicce olmaz. Mesela, hilâl Suriye’de görülmeyip Mısır’da görülünce, Mısır’da 10 Zilhicce olup da, Suriye’de 9 Zilhicce olmaz. Hattâ bizden 8 saat kadar farklı olan Amerika’da bile, Şaban ayının 3’ü ise, Türkiye’de Şabanın 2’si olmaz. Hava bulutlu olduğundan veya o bölgeden görülmeyeceği için her ay 30’a tamamlanırsa, hicrî aylardan 29 olanlar 30 olur. 6 tanesi böyle olsa, 6 gün fazla olur. Hicrî yıl, 354 ten 360 güne çıkar.

Hicrî ayların hilâli, bir yerde görülünce bütün dünyada görülmüş sayılır. Görülmese de, hicrî ay yine dünyanın her yerinde o gün başlamış olur. Kamerî aylar, mîlâdî aylar gibi, dünyanın her yerinde aynıdır. Bir yerde 3 Şubat, başka yerde 4 Şubat olamayacağı gibi, bir yerde 3 Zilhicce, başka ülkede 4 Zilhicce olmaz. Günler dünyanın her yerinde aynı olduğu gibi, aylar da aynıdır. Dinimizin emrine uyarak bu inceliğe dikkat etmeli, mübarek gün ve geceler veya bayram günleri sebebiyle hicrî ayları yerinden oynatarak karışıklığa, fitneye sebep olmamalıdır.

Her kandilin günü önceden bellidir

Sual: Her kandilde, (Kandil bu gece mi, yoksa yarın mı?) gibi tartışmalar yaşanıyor. (Hilâli görmedik) diyerek kandili bir gün sonraya alanlar oluyor. Bu konu hakkında kitaplarımızda net bir bilgi yok mu? Mesela Mirac Kandili yarın değil mi?
CEVAP
Evet, Mirac Kandili yarındır. Bu mesele birkaç yıldır gündeme getiriliyor. Eskiden kandil tartışması olmazdı. Takvimde bildirilen günde kandil geceleri kutlanırdı. Hilâl, dünyanın herhangi bir yerinde doğunca, bütün dünyada doğmuş sayılır. Hava bulutlu olup bir yerden görülemese de, yine hicrî ay başlamış olur. Ertesi gün veya daha sonra görüldüğü zaman, hilâlin kaç günlük olduğunu, bu işi bilenler anlar.

11 Ocak 2013 tarihli Türkiye Takvimi’nde diyor ki:
(İctimâ vakti, her kamerî ay başında bir defa Güneş’in, Ay’ın ve Dünya’nın bir hizada bulunma anıdır. Bu ay ictima vakti, 11 Ocak Cuma günü saat 21:44’tedir. Rebî’ul-evvel ayının hilâli yarın 9:05’te Asya’nın doğusundan itibaren görülmeye başlayacaktır. Akşam, Güneş battıktan sonra Türkiye’den de görülebilecektir. Dolayısıyla 13 Ocak Pazar günü Rebî’ul-evvel ayının birinci günü olacaktır.)

Görüldüğü gibi, kamerî ayların birinci günü önceden bellidir. Bunda hiç değişiklik olmaz. Ramazan orucuna başlamakta ve Kurban Bayramı’nda ise, dinimiz hilâlin görülmesini emrediyor. Bu ikisi karıştırılıyor, diğer hicrî aylar da böyle zannediliyor. Ramazan ve Zilhicce hilâlini gökte aramak ibadettir. Diğer kamerî aylar için böyle bir şart yoktur. Hilâl görülmedikçe, hesapla veya ayları tespit usulleriyle bulunan günde, oruca başlanmaz ve bayram yapılmaz. Ramazan hilâli dünyanın herhangi bir yerinde görülünce, orucun başlaması ve Ramazan Bayramı her yerde aynı gün olur. Kurban Bayramı böyle değildir. Bir yerde hilâl görülünce, bu, sadece orası için geçerli olur, dünyanın her yerinde uygulanmaz. Tam İlmihal’de deniyor ki:
Ramazanın başladığını anlamak için, astronomik hesaplara uyulmaz. Çünkü Ramazan-ı şerifin başlaması, gökte hilâli görmekle olur. Hadis-i şerifte, (Hilâli görünce, oruca başlayınız!) buyuruldu. Hilâlin doğması, görmekle değil, hesapla anlaşılır. Hesabın bildirdiği kesin doğru olur. Fakat hilâl doğduğu gece görülebileceği gibi, o gece görülemeyip, ikinci gecesi görülebilir. Ramazanın başlaması, hilâlin doğmasıyla değil, hilâlin görünmesiyle olacağı emrolundu. Kurban Bayramı’nın birinci günü de, Zilhicce ayının hilâlini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının 9. Arefe günü, hesapla, takvimle anlaşılan gün veya bundan bir gün sonra olur. (S. Ebediyye)

Mirac Kandili Receb ayının 27. gecesidir. Yani bu sene için, 25 Mayıs Pazar gününü, 26 Mayıs Pazartesi gününe bağlayan gecedir. Bunda tartışma, tereddüt olmaz. Receb ayının başladığı gün bellidir. (Filanca kişi, hilâli görememiş) diye, dünyada Receb ayının başladığı gün değişmez. Dünyanın bir yerinde mesela Mısır’da Çarşamba, Türkiye’de Perşembe olmadığı gibi, Mısır’da 2 Receb, Türkiye’de 1 Receb olmaz. Çünkü kamerî ayların tespitiyle ilgili Tam İlmihal’de deniyor ki:
Receb ayı başlayacağı zaman, ictima vakti, 14 Mayıs 1980 Çarşamba günü Türkiye saatiyle 15’tedir. Hilâlin ilk görünmesi, Perşembe günü 5’ten önce olamaz. Osmanlı âlimlerinin kabul ettiği gibi, bu açı 18 derece yani bir buçuk günlük zaman olunca, hilâlin ilk görünmesi 16 Mayıs Cuma günü saat 3’te olacaktır. Cuma günü Güneş’in batması, İstanbul’da 19:20’de olduğu için, Güneş’in batması 16 saat önce olan, yani İstanbul’un 240 derece veya Londra’nın 270 derece doğusunda bulunan Amerika’nın Chicago şehrinde ve batısındaki yerlerde, cuma günü [cumartesi gecesi] Güneş batarken hilâl görülebilecektir. Mayısın 17. Cumartesi günü, Recebin 1. günü olacaktır. Bu hesaplar, kamerî ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilâlin görülebileceği geceyi anlamak içindir. İmam-ı Sübkî de böyle buyurdu. İmam’ın sözünü tersine çevirenlere aldanmamalıdır. (S. Ebediyye)

Görüldüğü gibi açıkça, bu hesapların, hilâlin görüleceği geceyi anlamak için olduğu bildiriliyor. Yoksa kamerî ayın başlayacağı gün değişmez. (Hava bulutlu olduğu için hilâl görülemedi) denilerek, kamerî ayların başlangıcı değiştirilemez.

2012 yılındaki Mevlid Kandili’nde benzer tartışmalar olduğu zaman, merhum Enver abimiz, 3 Şubat 2012 tarihinde şöyle demişlerdi:
(Bu gece kandil, ama farklı hesaplayanlar, farklı söyleyenler, “Kandil bugün değil, yarın” diyenler oluyor. Hâlbuki 50 sene boyunca, mübarek Hocamız, takvim dışında hiçbir şeye itibar etmediler.)

Birkaç yıldır her kandilde, (Kandil bugün değil, yarındır) diyerek fitne çıkarılmaya çalışılıyor. Fitneye itibar etmemeli ve her yıl yazdığımız gibi, mübarek gün ve gecelerle ilgili böyle konularda, çok kıymetli bir eser olan Türkiye Takvimi esas alınmalı, (Ben baktım, hilâli göremedim, kandil bir gün sonra) diyerek ortalığı karıştırmamalıdır.

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.