logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
Alimler köprüsü
Âyet-hadis çelişirse
Başka mezhebi taklit
Beşerî din küfürdür
Bir mezhebe girmek
Çeşitli sorular
Dinde bölücülük
Dini bozma gayreti
Dini yenilemek
Doğru tek değil mi?
Doğru yolun şartları
Dört mezhebe uymak
Dört mezhepte haram
Düşmanca taktikler
Ehl-i sünnet itikadı
Emirler değişir mi?
Emirlerle oynamak
Fayda ve zarar
Geriye dönük taklit
Hakkı tanımak
Harac nedir?
Her ilmin tabiri
Her kitap okunmaz
Hükümler uyuşmazsa
İhtilafta rahmet
İslamiyet'i yıkmak
İtikadda tek mezhep
İttifak ve ihtilaf
Kâfir olmak
Mâliki'de özür
Maturidilik ve akıl
Mezhebe uyulmazsa
Mezhebin lüzumu
Mezhep göl değildir
Mezhep karıştırmak
Mezhep ve rahmet
Mezhepleri kaldırmak
Mezhepsiz fikirleri
Mezhepsiz kime denir
Mezhepsiz taktikleri
Mezhepsizin teşviki
Mezhepsizlik şu’rası
Mezhepten sorulacak
Modernist İslamcılık
Müctehid taslakları
Müctehid ve müceddid
Müctehide uymak
Peygamber mezhebi mi
Peygamberin Mezhebi
Ruhsat ve faydaları
Sahabenin mezhebi
Sapık fırkalar
Sünnet Vel Cemaat
Taklid ederken
Taklid rahmettir
Taklid zarureti
Taklidin önemi
Taklitte niyet
Tefrika ve ihtilaf
Yeni yorum olur mu?
+Bazı Şahıslar
+Dinde nakil esastır
+Dindeki dört delil
+Mezhepleri taklit
Caiz olan durumlar
Caiz olmayanlar
Efdal olan durumlar
Hanbeli'yi taklit
Hanefi'yi taklit
Maliki'yi taklit
Mecburi durumlar
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı

Maliki mezhebini taklit

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual: Diş dolgusu, elde olmadan yel ve idrar kaçırma, kan irin gibi herhangi bir akıntı sebebiyle Maliki’yi taklit eden, nelere dikkat eder?
CEVAP
Maliki mezhebini taklit eden Hanefi, sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten Maliki’nin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar. Diğer hususları aynen Hanefi gibi yapar. Sünnet ve mekruhlarda kendi mezhebine uyar.

Hanefi’den farklı olan durumlar şunlardır:
1- Gusülde niyet, muvalat ve delk farzdır.

a)
Gusül, abdest ve namaza başlarken niyette Maliki mezhebine uymaya niyet etmelidir. [Abdest aldıktan veya guslettikten yahut namaz kıldıktan sonra, Maliki’ye uymaya niyet etmediğini hatırlasa, (Bu abdesti veya guslü Maliki’ye göre aldım, namazı Maliki’ye göre kıldım) derse, yeniden abdest alması, gusletmesi veya namaz kılması gerekmez.]

Niyet
, gusle başlarken yapılır. Unutulursa gusülden sonra hatırladığı zaman niyet etmesi de sahihtir. Gusle başlarken cünüplükten temizlenmeye diye niyet edilir; cünüp olduğunu bilerek gusleden, zaten buna niyet etmiş demektir.

Muvalat
, uzuvları ara vermeden yıkamaktır.

Delk
, yıkanan yerleri el veya havlu ile hafif sıvazlamaktır. Dokunmak da delk yerine geçer.

b)
Gusülde saçı hilallemek, [saç arasına iki elin parmaklarını sokup çekmek] farzdır. [Hilallemek, tarakla da yapılabilir.]

c)
Kadın, gusülde, saçların dibine, yani başındaki deriye su ulaşabiliyorsa, saçındaki örgüyü çözmez. Yani, örülü saçın dibi ıslanınca, çözmeden örgünün üstünü ıslatmak yeterlidir. Saç dibi ıslanmazsa, örgüyü açmak gerekir. Örülmemiş saçların her tarafını da yıkamak farzdır. [Hanefi’de de böyledir.]

d)
Gusülde yıkamadık yer kaldığını bir ay sonra bile hatırlasa, yalnız orayı hemen yıkaması gerekir. Yıkamazsa guslü bâtıl olur.

2-
Abdestte; niyet, muvalat, delk, başın tamamını meshetmek farzdır. Niyet; elleri, ağzı, burnu veya yüzü yıkarken yapılır.

a)
Abdestte kaşların ve kirpiklerin altındaki deriyi yıkamak, kulak arkasıyla saç arasındaki deriyi ve kulak memesi önündeki saç ve deriyi mesh farzdır.

b)
Altında deri görünen hafif sakalı mesh, kesif sakalı yıkamak farzdır.

c)
Kadın, saçının hepsini mesheder. Örülü saçını açmaz. Örgünün üstünden mesheder.

d)
Ayak parmaklarını hilallemek müstehaptır. Abdest alırken el parmakları açılıp kapandığı için kendiliğinden delk meydana gelir. Ayrıca hilallemek gerekmez. Hilallemenin mahzuru olmaz.

3-
a) Oğlana, hanımına veya yabancı kadına [Cildine veya saçlarına] şehvetle dokunan erkeğin, erkeklere şehvetle dokunan kadının abdesti bozulur. Şehvetsiz dokunursa abdest bozulmaz. [Kendi ön edep yerine, elinin içi ile veya parmak uçları ile dokunan erkeğin abdesti bozulur.]

b)
Kan, irin, sarı su hastalık sebebiyle çıkarsa, yel elde olmadan kaçarsa, idrar tutulamasa, bunlar abdesti bozmaz. Bunun gibi, kadınlardaki akıntı da abdesti bozmaz.

c)
Saç tıraşı olunca, tırnak kesilince abdest bozulmaz. Sakal tıraşı olunca bozar diyen âlimler de olduğu için, jiletle veya ustura ile sakal tıraşı olunca, abdest almak iyi olur.

d)
Abdesti bozulduğunu bilip, sonra abdest aldığında şüphe ederse, abdest alması gerekir. Abdest aldım mı almadım mı, abdestim bozuldu mu, bozulmadı mı diye şüphe edenin abdesti bozulmuş olur. Eğer, abdest aldığını ve bozulmadığını hatırlarsa abdesti bozulmuş olmaz.

e)
Hanefi’de, namazda iken uyumak abdesti bozmaz. Namaz dışında yan yatarak, bir şeye dayanarak uyumak abdesti bozar; fakat Maliki’de, uyku ağır değilse bozmaz. Ağır ise bozar. Mesela tehiyyatta uyuyup kalırsa abdesti bozulur; ama hafif şekilde uyusa, abdesti bozulmaz.

4-
Teyemmüm, namaz vakti girdikten sonra yapılır.

5-
a) Mestin üst ve altı tamamen meshedilir. Mesti, ayağı yıkamak meşakkatinden dolayı giymek sahih olmaz. Sünnete uymak veya soğuktan korunmak niyetiyle giymek gerekir. Hiç niyet etmeden giyse, sonra bu mesti sünnete uymak niyetiyle giydim dese yine niyeti sahih olur.

b)
Mest üzerinde hiç necaset olmaması gerekir, mestin temiz olması farzdır.

c)
Mest deri ve benzerinden olur, yünden olmaz.

d)
Maliki’de mestin mesh müddeti yoktur. Cünüp olana kadar çıkarmak gerekmez. Sadece Cuma günleri gusül için çıkarmak sünnettir. Maliki’yi taklit eden, 24 saatten fazla giyemez. Çünkü kendi mezhebi olan Hanefi’den çıkmış sayılmaz.

6-
Namazda her rekatta Fatiha okumak, iki secde arasında oturmak, rükuda, secdelerde tumaninet, yani sakin durmak ve namaz sonunda selam vermek farzdır. [Cemaat, imam arkasında Fatiha okumaz. Aynı Hanefiler gibi yapılınca bu farzlar da yerine gelmiş olur.]

7-
Yatsı namazının son vakti gecenin ilk üçte biridir. Bir zaruret olursa imsak vaktine kadar kılınır.
[Dinimizde şer’i gece, akşamla imsak vakti arasıdır. Bu vâkit üçe bölünür, çıkan, akşam vaktine eklenirse, gecenin üçte biri bulunmuş olur.]

8-
El üzerine secde sahih değildir. Şafii ve Hanbeli’de de böyledir. Hanefi’de tenzihen mekruhtur.

9-
Fasık veya bid’at ehli imama uymak sahih değildir.

10-
Maliki’yi taklit eden, bir ihtiyaç olunca seferde Maliki’yi taklit ederek iki namazı cem edebilir.

11-
Seferde giriş çıkış günü hariç, 4 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden mukimdir. 4 günden önce biteceğini sandığı işi için gittiği yerde, belki yarın giderim diye 18 günden çok kalınca mukim olur.

12-
Seferde 10 gün kalan 15 günden az kaldığı için Hanefi’ye göre misafir sayılırsa da Maliki’ye göre mukim sayılır. Çünkü giriş-çıkış günleri hariç, 4 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden Maliki’de mukim olur. 3 gün veya daha az kalırsa seferi olur. Eğer Hanefi’ye uyup, 3 günden fazla kaldığı yerde 2 rekat kılarsa, namaz sahih olmaz. Çünkü Maliki’de mukim olanın 4 rekat kılması farzdır. Hanefi’de ise seferde 4 rekat kılmak mekruhtur. Maliki farz dediği için farza uyulur, 4 rekat olarak kılınır.

Giriş çıkış gününde ölçü imsak vaktidir. Gün, oruçta olduğu gibi imsak vaktinde başlar. Ertesi günü imsak vaktine kadar devam eder.

Mesela, İstanbul’a imsak vaktinden sonra, sabah ezanı okunurken giren kimse, giriş günü olduğu için o günü saymaz. Eğer imsak vaktinden önce girerse, imsak vaktinden sonraki gün giriş günü olmaz. İmsak vaktinden sonra çıkarsa, o gün çıkış günüdür.

Demek bir kimse, bir yere güneş doğarken girse, o gün giriş günü olduğu için hesaba katmaz. Üç gün kaldıktan sonra, dördüncü günü imsak vaktinden sonra, mesela güneş doğarken oradan çıksa, giriş-çıkış günleri sayılmadığı için o kimse, üç gün o yerde kalmıştır ve seferidir. (Menahic-ül- ibad)

80 km’lik mesafeye gidince Maliki’de seferi olursa da, Hanefi’de seferi olmaz. Burada Maliki’ye uyup 2 rekat kılınırsa, Hanefi’ye göre namaz sahih olmaz, 4 rekat kılması farzdır.

Bir mezhebi taklit, kendi mezhebinden çıkıp, o mezhebe girmek demek değildir. O mezhepteki taklit edilen meselenin yalnız farzlarına ve müfsitlerine uyulur. Hanefi’de sünnet olan bir şey, Maliki’de mekruh olsa da yapılır. Mesela:

a)
Hanefi mezhebinde, namaz kılarken, Fatihadan önce, E’uzü Besmele çekmek sünnet, Maliki’de mekruhtur. Maliki’yi taklit eden, E’uzü Besmele okur.

b)
Maliki’de Sübhaneke okumak mekruh, Hanefi’de sünnettir. Maliki’yi taklit eden Sübhaneke okur.

c)
Bir kadının muayyen hâli 13 gün devam ediyorsa, bu kadının Hanefi’ye göre 10 günden sonrakiler özür olduğu için gusledip namazlarını kılar. Maliki’de, muayyen hâl 15 güne kadardır. 15 güne kadar kan kesilmeden namaz kılamaz. Böyle kadın, 15 güne kadar kan kesilmezse, bekler. 16. günü gusledip namaza başlar. Hanefi’nin farz dediği 10 günden sonrakileri de kaza eder. Nifastaki durum da aynıdır. Yani Maliki’ye göre nifas olup da Hanefi’ye göre nifas olmayan günlerde kılınamayan namazlar sonradan kaza edilir. Böylece her iki mezhebin farzlarına uyulmuş, müfsitlerinden kaçılmış olur.

Hayz ve nifasın durumu

1- Hayzın en azı yoktur. Bir damla gelse de hayz kabul edilir. En çoğu ise 15 gündür. 15 günden fazla gelirse istihaza olur. [Hanefi’de hayzın en azı 3, en çoğu 10 gündür. Bundan azı veya çoğu istihazadır.]

2-
İkinci hayzın olabilmesi için, aradan en az 15 gün geçmesi gerekir. 15 gün geçmeden kan gelirse, bu hayz değildir, istihazadır [özürdür], burundan gelen kan gibidir. Gusletmeden namaz kılınır.

3-
Ayiseden gelen kan hayz olmaz, istihaza olur. Ayise yaşı Maliki’de 70, Hanefi’de 55'tir.

4-
Hamileden ve doğumdan önce gelen kan hayzdır. [Hanefi’de istihazadır.]

5-
Sezaryenle, yani karın yarılarak çocuk alınınca gelen kan nifas olmaz. [Hanefi’de nifas olur.]

6-
Nifasın azami müddeti 60 gündür. [Hanefi’de 40 gündür.]

7-
Nifas görürken, 15 gün hiç kan gelmese, artık temizlenmiş olur. Bu 15 günlük temizlikten sonra tekrar kan gelirse, bu kan nifas değil, hayz kanıdır.

8-
Nifas kanamaları arasındaki temizlik günleri 15 günden az olursa nifas sayılır. Aradaki temizlik günleri hesaptan düşülerek kanama günleri toplanıp 60 günü bulursa, bu durumda kadının nifası sona ermiş olur. Mesela 20 gün kan, 7 gün temiz, sonra 17 gün kan, 10 gün temiz, tekrar 23 gün kan görürse, kan görülen günler toplamı 60 ı bulduğu için, nifası sona ermiş demektir. 15 gün geçmeden yine kan gelirse istihaza olur. 15 gün geçtikten sonra gelirse hayz olur.

Maliki’yi taklit ile ilgili okuyucu sualleri

Sual: Tam İlmihal’de (Abdestte, kulak memesi hizasındaki deri ve saçlar, Hanefi’de yüzdendir. Yıkamak farzdır. Maliki’de baştandır, meshetmek farzdır) deniyor. Kulağı da mesh etmek farz mıdır?
CEVAP
Abdestte, kulak ile saç arasında kalan arkadaki ve üsteki saçsız deriyi ve kulak memesi önündeki saç ve deriyi mesh farzdır. Yüz yıkanırken zaten kulak memesi hizasındaki deri yıkanmış oluyor. Yıkamak mesh yerine de geçer. Ayrıca mesh etmek gerekmez.

Baş mesh edilirken de eller kulaklara kadar götürülünce saçlı deri ile birlikte kulağın arkasındaki ve üstündeki saçsız deri de mesh edilmiş olur.

Yani kulağın kendisini mesh etmek farz değildir. Yukarıda belirtilen şekilde, üstteki ve yanlardaki saç ile kulak arasındaki saçsız deriyi mesh farzdır.

Kan abdesti bozar mı?

Sual: Bir yerim kanadığında abdestim bozulmuyor mu?
CEVAP
Elimizi bıçak kesse, kan çıksa abdestimiz bozulur, fakat bundan sonra o yaralı yerden kan çıksa artık abdestimiz bozulmuş olmaz. İlk çıkan kan bozar ondan sonrakiler Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. İlk defa sözünü yanlış anlamamalı! Elin kesildi kan çıktı abdest bozuldu, ondan sonra oradaki yaradan yani aynı yaradan çıkan kan ve irinler abdesti bozmaz. Ama öteki elini bıçak kesince yine abdestin bozulur, oradan da sonraki çıkanlar abdesti bozmaz. Yani hastalık sebebi ile gelen kan, irin, yel, idrar vesaire abdesti bozmaz. Durup dururken burnumuz kanasa semavi özür olduğu için abdestimiz bozulmuş olmaz. Elde olmadan yellenmek, elde olmadan idrar kaçırmak gibi semavi özürler Maliki’de abdesti bozmaz.

Semavi özürle abdestin bozulması

Sual: Maliki'de semavi özürler abdesti bozmaz mı?
CEVAP
Evet bozmaz. O anda özür sahibi olur. Namazına devam eder.
Semavi özürler, yani insanın elinde olmadan hâsıl olan şeyler, Maliki'de abdesti bozmaz. Mesela namazda ishali dışarı çıksa, çıbanından veya yarasından kan aksa, kulağından irin aksa, makattan solucan çıksa, prostat hastasından idrar damlasa, kadınlardan akıntı çıksa, basurdan kan çıksa, elinde olmadan yel kaçsa, ağız dolusu kussa, bunlar semavi özür oldukları için, hiçbirisi Maliki'de abdesti bozmaz. Abdesti bozulmadığı için namazına devam eder. Böyle bir kimsenin ayağını bıçak kesip kan çıksa, abdesti bozuluyor, çünkü bu semavi özür değildir. Ama, ondan sonra ayağı yara olduğu için, artık o yaradan çıkan kan veya irin abdestini bozmaz. Olgunlaşmış çıbanın patlaması da semavi özürdür. Durup dururken burnun kanaması da semavi özürdür. İdrar tutamamak, ishale mani olamamak gibi şeyler semavi özür olur, Maliki'yi taklit eden Hanefi'nin abdestini bozmaz. Soğuktan el veya dudak yarılıp kanarsa Maliki'yi taklit edenin abdestini bozmaz. Yani semavi sebepler bozmaz.

Teyemmüm

Sual: Maliki’yi taklit eden için teyemmümde farklılık var mı?
CEVAP
Teyemmümde farklılık yoktur. Sadece vâkit girdikten sonra teyemmüm yapılır ve her vâkit namaz için yeniden teyemmüm etmesi lazım olur.

Yıkanmadık yer görülse

Sual: Maliki’yi taklit eden, abdest alıp namaz kıldıktan bir ay sonra, elinde yağlı boya görse, boyayı kazıyıp yıkasa, kıldığı namaz ve abdesti sahih mi?
CEVAP
Evet sahihtir.

Muvalat nedir?

Sual: Maliki mezhebinde farz olan muvalat nedir?
CEVAP
Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, acele olarak yıkamaktır. Başka bir ifade ile, normal şartlar altında, bir önce yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir.

Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela, abdest alırken kapıdan biri girse, gelenin kim olduğuna bakılsa, muvalata mani olmaz. Musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak da muvalata mani olmaz. Yavaşça giyerse, normal şartlarda, bir uzuv kuruyacak kadar ara verilirse, muvalata mani olur. Abdest alırken çorabın birisini veya ikisini çıkarmak muvalata mani olmaz.

Uzuvların kuruyup kurumaması mutlak ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgarlı havada, uzuvlar hemen kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgarsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kurumadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mani olur. Hararetli vücutta, uzuv tez kuruyabilir. Demek ki, kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir.

İbni Âbidin hazretleri de, Hanefi'ye göre muvalatı anlatırken, (Toprakla teyemmüm ederken de, su ile yıkamak olmadığı halde, normal şartlarda bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata manidir) buyuruyor.

Diş çektirmek

Sual: Bugün öğleye doğru dişimi çektirdim, çektirdikten sonra diş etinde kanamalar devam ediyor. Maliki'yi taklit ediyorum. Öğleyi kaçırmamak için, abdest aldım namazımı kıldım. Ve kanama hâlâ devam ediyor. Kıldığım öğle namazının kazasını kılmam gerekir değil mi?
CEVAP
Abdestiniz bile bozulmamıştır. O abdestle ikindiyi de akşamı da kılabilirsiniz. Tabii abdesti bozan başka bir şey olmamışsa. Kanamak Maliki’de abdesti bozmaz. Namazı kaza etmeniz gerekmez.

Niyeti unutmak

Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kişi namaz, gusül ve abdestte “Maliki mezhebine uymaya'' niyetini unutursa ne yapmalı?
CEVAP
Bir gün sonra hatırlarsa bir gün sonra eder, üç gün sonra hatırlarsa üç gün sonra eder, üç ay sonra hatırlarsa üç ay sonra eder.

Asrı evvelde kılmak

Sual: Maliki’yi taklit eden, zaruri sebeplerle, mesela unutarak öğleyi asrı evvele kadar kılamazsa, tekrar Hanefi’yi taklit edip öğleyi asr-ı evvelde kılması caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir, çünkü bir ihtiyaç hasıl olmuştur. Keyfi olarak geciktirmesi caiz olmaz.

İkindiyi asrı sanide kılmak

Sual: Hanefi’nin ikindiyi asr-ı sanide kılması iyi olduğuna göre Maliki’yi taklit eden de kılabilir mi?
CEVAP
Maliki’yi taklit edenin de ikindiyi asr-ı sanide kılması iyi olur. Bir mahzuru olmaz. Harac olmadan öğleyi asr-ı evvelde kılamaz.

Şehvetsiz öpmek

Sual: Maliki’yi taklit eden bir kimse, eşini şehvetle veya şehvetsiz öpünce abdesti bozulur mu?
CEVAP
Şehvetle öperse bozulur, veda öpüşü denilen öpüşle öperse bozulmaz. Genelde insan kendi eşine karşı fazla şehvet duymaz, yani öpmekle hemen şehvetlenmez. Ama şehvetlenmiş ise abdesti bozulur. Hanefi’de şehvetlense de bozmaz.

Kanlı çamaşırla namaz

Sual: Maliki'yi taklit eden, basurundan kan aktığı için çamaşırında fazla kan bulaşmış iken namaz kılsa, caiz olur mu?
CEVAP
Evet. Çünkü temizlemek zordur.

Namazda çıbanın patlaması

Sual: Maliki mezhebini taklit ediyorum. Namaz kılarken çıbanım patladı. Namazda iken bunu hissettim. Namazdan sonra baktım ki kan ve irin el ayasından daha çok yere yayılmış. Abdestim bozuldu mu, namazım sahih oldu mu?
CEVAP
Abdest bozulmadığı gibi, namaz da sahih olmuştur. Namazdan önce olsaydı, yine abdestinizi bozmazdı ancak imkan ve vâkit varsa çamaşırı değiştirmek gerekirdi, çünkü kendi mezhebimizden çıkmış değiliz. Buna da imkan yoksa, o hâliyle kılmakta mahzur yoktur.

Eli hilallemek

Sual: Maliki'de abdestte veya gusülde el parmaklarının arasını hilallemek de farzdır. Bu farz sadece parmaklarımızı açıp kapatmakla yerine gelir mi? Çünkü kendiliğinden iki parmak birbirine dokunuyor.
CEVAP
Evet açıp kapatmakla yerine gelir. Ayrıca hilallemek gerekmez.

Örülü saçları açmak

Sual: Maliki’yi taklit eden kadın, abdestte ve gusülde, örülü saçını çözmesi gerekir mi?
CEVAP
Maliki’de, kadının, abdestte örülü saçını açması gerekmez. Örgünün üstünden hepsini mesh eder. Gusülde de saçların dibine, yani başındaki deriye su ulaşabiliyorsa, örgüyü çözmek yine gerekmez. Hanefi’de de böyledir. Yani kadınlar, örülü saçın diplerini ıslatınca, örgüyü yıkamak lazım değildir. Saç dipleri ıslanmazsa, örgüyü açmak lazım olur. Örülmemiş saçların her tarafını da yıkamak farzdır. Maliki’de guslederken saçları hilallemek de gerekir.

Hamilelikte gelen kan

Sual: Maliki'yi taklit eden gebe kadından gelen kan hayz mıdır?
CEVAP
Evet hayzdır. Maliki'de, gebeliğin ilk iki ayında hayzın azami müddeti 15 gündür. İki ayından altı ayına kadar 20, altı aydan doğuma kadar 30 gündür.

Sual: Tam İlmihalde, (Maliki’de abdeste başlarken niyet şarttır) deniyor. Gusül bahsinde ise, Abdeste başlarken veya yüzü yıkarken niyet farzdır) deniyor. İslam Ahlakı kitabında ise, (Elleri yıkarken farzdır) deniyor. Ne zaman niyet etmek gerekiyor?
CEVAP
Abdest başlarken niyet etmek demek, yüzün yıkanması bitene kadar niyet edilir demektir. Yani niyet; elleri yıkarken de olur, ağzı, burnu veya yüzü yıkarken de olur. Yüz yıkandıktan sonra olmaz. Eğer unutulur da abdestten sonra, ne kadar zaman geçerse geçsin hatırlanırsa, hemen bu abdesti Maliki'ye göre aldım demekle abdest sahih olur. Yani böyle niyet unutulan namazı da kaza etmek gerekmez.

Sual: Maliki mezhebini taklit eden biri yellense, abdesti bozulmaz mı?
CEVAP
Yellenmek Maliki mezhebinde de abdesti bozar. Ancak, yel kaçıran, yani yelini tutamayan özürlü olduğu için onun abdestini bozmaz. Yoksa yellenmek her zaman abdesti bozar.

Sual: Maliki’yi taklit eden, yanlışlıkla kollarını yıkamadan önce başını mesh ediyor, sonra abdestin devamında hatırlayınca, kollarını yıkasa abdesti sahih mi?
CEVAP
Sahihtir. Çünkü Maliki’de sıra ile yıkamak şart değildir.

Sual: Hanefi’de, gusül ve namaz abdestinde bir yerin yıkanması unutulursa sonradan yıkanabiliyor. Maliki’de peş peşe yıkamak farz olduğuna göre aynı durum Maliki’de de geçerli midir?
CEVAP
Hatırlayınca geciktirmeden yıkanırsa Maliki’de de sahih olur.

Sual: Maliki’yi taklit edenin tükürükten fazla olan kanı abdestini bozar mı?
CEVAP
Ağızdaki bir yara veya hastalıktan dolayı kan ne kadar çok çıkarsa çıksın Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum, Hanefi’de bir şey abdestimi bozmazken, Maliki’de bozsa ne olacak veya Hanefi’de bozup, Maliki’de bozmuyorsa nasıl hareket edeceğiz?
CEVAP
Kendi mezhebinde bozan şey abdesti bozar. Taklit ettiği mezhepte de bozan şey yine abdesti bozar. Taklit ettiğimiz mezhebin sadece farzlarına uyup, müfsitlerinden kaçacağız. Kendi mezhebimizin ise, tamamına uyacağız. Semavi özürler, elde olmayan durumlar ayrı.

Sual: Maliki’de, guslederken saçı hilallemek, parmakları tarak gibi geçirmek mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’de çok sık sakalın altındaki deriyi yıkamak farz mı?
CEVAP
Sadece sakalı yıkamak farzdır.

Sual: Hanefi’ye uygun kaplama mesh, Maliki’ye de uygun mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’de, kadın da, erkek gibi mi kaplama mesh yapar?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’yi taklit eden kadının kaplama meshte, sarkan saçlarını mesh etmesi gerekir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’yi taklit eden bir bayanım. Saçlarım uzun, nasıl mesh edeceğim?
CEVAP
İki elinizi başınızın yanlarından aşağı doğru çekerken başı geçince saçlarınızı kavrayıp aşağı doğru çekerseniz mesh tamam olur. İsterse saçlarınız ayaklarınıza kadar uzun olsun fark etmez. Elin değmesi önemli, su ile ıslanması değil, ıslak el ile değmek yeterli.

Sual: Maliki mezhebini taklit ediyorum. Abdestsiz iken bir yerimiz kesilse ve daha sonra abdest aldığımızda kesilen yerden çıkan kan ve sarı su abdesti bozar mı?
CEVAP
Bozulmuş olmaz.

Sual: Namaz abdesti aldıktan sonra ıslak ayakla halıya bassak, daha sonra aynı yere çorapla bassak, çorap ıslansa, çoraptaki bu ıslaklık necaset olur mu?
CEVAP
Hanefi’de de, Maliki’de de necis olmaz.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum, bebeğimin altını değiştirirken, bebeğin avret yerlerine dokununca, abdestim bozulur mu?
CEVAP
Maliki’de bozulmaz. Şafii’de bozulur.

Sual: Maliki’de kadınlarla tokalaşınca abdestim bozuluyor mu?
CEVAP
Şehvet duyulmazsa bozulmaz, şehvetlenir iseniz bozulur.

Sual: Basurum var. Kanama oluyor, çamaşırım kirleniyor. Abdestli durmamın bir kolayı yok mu?
CEVAP
Kolayı var. Maliki mezhebini bu konuda taklit ederseniz, basurdan akan kan, abdesti bozmadığı gibi, necis de sayılmaz. Yani namaz içinde kan gelse, hem abdestiniz bozulmaz, hem de çamaşırı kirleten kan, necis sayılmadığı için o hâliyle kılabilirsiniz.

Sual: Bir özürden dolayı Maliki’yi taklit ediyorum. Basur, yara, mantar gibi rahatsızlıklarım da var. Üstüm başım kan ve irinli iken namaz kılmamda mahzur var mıdır?
CEVAP
Temizleme imkanı varken, namaza mani necaset miktarı varsa, namaz sahih olmaz. Çünkü Hanefi mezhebinden çıkmış değiliz. Eğer kirlenen elbisemizi değiştirme imkanı yoksa, o zaman Maliki’ye göre kılmak caiz olur.

Sual: Basurdan dolayı Maliki’yi taklit ediyorum. Bu arada, idrar tutamamak, yaradan irin akması, burun kanaması, elde olmadan yel kaçırmak gibi başka özürler de çıksa, her yeni özür için Maliki’yi ayrı ayrı taklit etmem gerekiyor mu?
CEVAP
Her özür için ayrı niyet gerekmez. Özürlerin hepsini hatırlayıp, (Bunlar Maliki’de abdesti bozmaz) diye düşünerek hepsi için bir niyet yeter. Niyeti unutursa, sonradan yani ne zaman hatırlarsa o zaman niyet etse de olur.

Sual: Bir akıntıdan dolayı Maliki’yi taklit ediyorum. Maliki’de ağzın içini yıkamak farz değil diye, gusülde ağız içi yıkanmasa mahzuru olur mu?
CEVAP
Evet gusül sahih olmaz. Çünkü Hanefi’den çıkmadığımız için ağız içini yıkamak gerekir.

Sual: Şafii mezhebinde olan bir arkadaş basur rahatsızlığı yüzünden Maliki’yi taklit etmek istiyor. Nasıl yapması lazım?
CEVAP
Aynen Hanefilerin yaptığı gibi taklit eder.

Sual: Şafii mezhebinde sabah namazında Kunut duası okunur. Maliki mezhebini taklit eden Şafii de okuyacak mı?
CEVAP
Elbette okuyacak, çünkü kendi mezhebinden çıkmış olmuyor ki.

Sual: Bazen imamlık yapıyorum. Diş dolgusundan ve hastalıktan dolayı Maliki'yi taklit ediyorum. Cemaatte her mezhepten insan varken de, bunlara imam olmam caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Herhangi bir akıntı, mesela kadınların akıntısı, Maliki’yi taklit edenin abdestini bozar mı? Peddeki akıntı bulaşığı ile namaz kılmak caiz olur mu?
CEVAP
Akıntı Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. Ped kirlense de namaza mani olmaz. Ama namaza dururken çıkarıp temizini koymak daha iyi olur.

Sual: Maliki mezhebini taklit ediyoruz. Maliki’deki farzlara uymamız gerekir. Namazda selam vermek Maliki’de farzdır. Secde-i sehv yaparken selam verince namaz bitmiyor mu? Yani selam vermeden mi secde-i sehv yapmamız gerekiyor?
CEVAP
Selam verirken namazdan çıkmaya niyet edilir. Secde-i sehv yaparken namazdan çıkmaya niyet edilmiş olmaz. Onun için secde-i sehv yaparken bir tarafa da, hatta iki tarafa da selam verilse mahzuru olmaz.

Sual: Şafii, pazarda abdest bozulmasın diye, Hanefi’yi taklit edip kadına dokunmuşsa, namaz kılarken Hanefi’nin şartlarına uyar mı?
CEVAP
Elbet uyması gerekir.

Sual: Annem dolgusu sebebiyle Maliki’yi taklit ediyor. Ancak abdestte niyet ettiği halde, namazda Maliki’ye uymayı kalbinden geçirmeyi unutuyormuş. Unutan, daha sonra kalbinden geçirince olur yazıyor. Bu bir namaz için mi, yoksa daha önce kılınan diğer namazlar için de geçerli mi?
CEVAP
Hepsine birden şimdi niyet etse, yani bundan önceki namazlarımı Maliki’ye göre kıldım dese geçerlidir.

Sual: Maliki mezhebini taklit eden Hanefi, zammı surelerde besmele çeker mi?
CEVAP
Çekmenin mahzuru olmaz.

Sual: Abdestte Maliki’ye göre baştaki saçı hilallemek gerekiyor mu?
CEVAP
Abdestte hilallemek gerekmiyor, sadece mesh gerekiyor.

Sual: Maliki’de muvalat için, uzuvları birbiri ardına çabuk çabuk yıkamaya ek olarak bir uzvu da hızlı yıkamak lazım mı?
CEVAP
Her zamanki gibi normal almalı, hızlı yıkamak şartı yok. Abdest alırken başka işle meşgul olmama şartı var.

Sual: Şafii ve Maliki’de el ayasına parmakların araları dahil mi?
CEVAP
Dahil değildir.

Sual: Elektrikli makine ile tıraş olmak, Maliki’de abdesti bozar mı?
CEVAP
Bozmaz.

Sual: Muvalatın tarifi nasıldır?
CEVAP
Muvalat başka işle uğraşmadan abdestle meşgul olmak demektir.

Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kadın, kulağındaki küpeleri çıkarmadan, oynatarak aldığı normal ve gusül abdesti caiz olur mu?
CEVAP
Elbette. Küpe olmasa da mahzuru olmaz. Kadınlar bunu bilmiyor, yani küpe olmasa da delik kapansa da veya kapanmasa da eli değdirmek yeterlidir.

Sual: Kadın, akıntısı için, Maliki’yi taklit eder mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’ye göre guslederken ön avret yerine el dokununca abdest bozuluyor. Abdest bozulunca gusle yeniden mi başlamak gerekiyor?
CEVAP
Hanefi’de de Maliki’de de guslederken herhangi bir şekilde abdest bozulunca yeniden başlanmaz. Abdest bozulunca, sadece o gusül abdesti ile namaz kılınmaz. Abdest bozulduğu için namaz kılabilmek için yeniden abdest almak gerekir. Maliki’yi taklit eden, gusle başlarken önce iki edep yerini yıkar. Sonra namaz abdesti alır ve gusleder. O gusül abdesti ile namazını kılar.

Sual: Mukim iken, iki namazı cem etmek gerektiği zaman, Maliki mezhebini taklit eden kimse, Hanbeli'ye göre, nasıl niyet eder?
CEVAP
Her iki mezhebe uyduğuna niyet eder. Mesela, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ederken, öğleyi kılarken (Öğleyi, ikindi ile öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindiyi kılarken de, (İkindiyi, öğle ile, öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindi vaktinde öğleyi kılarken, (Öğleyi, ikindi ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindiyi, ikindi vaktinde kılarken de, (İkindiyi, öğle ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

Akşam ile yatsı cem edilirken de aynı şekilde akşam ve yatsı denilerek aynı şekilde niyet edilir.

Sual: Maliki’de, erkeğin elinin neresi nereye değerse abdesti bozar?
CEVAP
Kendi ön edep yerine, elinin içi ile veya parmak uçları ile çıplak olarak dokunan erkeğin abdesti bozulur. Elinin içi denilince parmak araları anlaşılmaz. Avuç içiyle veya parmakların aralarıyla değil, parmakların iç kısmıyla dokununca bozulur. Elin dışı veya parmak aralarıyla dokunmak bozmaz.

Sual: Malikiyi taklid eden Hanefi bir kadın, abdestte başını mesh ederken, örgüyü açması ve saçındaki tokayı çıkarması gerekir mi?
CEVAP
Maliki’de başın tamamını mesh etmek gerektiği için tokayı çıkarması gerekir, fakat örgüsünü çözmesi gerekmez.

Sual: Diş dolgusu sebebiyle Maliki mezhebini taklit ediyorum, abdestte başın tamamını mesh edince, rahatsızlığımdan dolayı, hastalığım artıyor, ağrıya da sebep oluyor, bunun bir çaresi yok mu?
CEVAP
Dolgu için, Şafii mezhebi taklit edilirse, Maliki’de olduğu gibi, başın tamamını mesh etmek gerekmez. Bir parmakla dokunmak, mesh için yeterlidir; fakat Hanefi'den çıkılmadığı için, dörtte birini mesh etmelidir.

Maliki’de abdestte niyetin vakti

Sual: Maliki’de abdestte niyetin ilk ve son vakti ne zamandır?
CEVAP
Elleri yıkarken, ağza veya burna su verirken veya yüzü yıkarken de niyet edilebilir. Unutulursa, ne zaman hatırlanırsa o zaman niyet edilirse, abdest sahih olur. Gusülde de böyledir, yani gusle başlarken niyet etmeyi unutan, gusülden sonra ne zaman hatırlarsa, bir saat sonra veya bir gün yahut bir ay sonra hatırlasa, hatırladığı zaman niyet ederse niyeti sahih olur.

Maliki’de vitir

Sual: Maliki mezhebinde, kaza borcu olanın sünnet kılması haramdır. Maliki’de vitir namazı, vacib değil sünnet olduğu için, Maliki’yi taklit eden Hanefi’nin, vitir yerine de kaza kılması gerekmez mi?
CEVAP
Hayır. Hanefi’de vitir vacibdir. Maliki’yi taklit eden, vitir namazını da vacib niyetiyle kılar. Başka bir mezhebi taklit eden, kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Kendi mezhebinin her şeyine, taklit ettiği mezhebinse, sadece farzlarına ve müfsidlerine yani ibadeti bozan hususlarına uyar.

Sual: Dişimde dolgu olduğu için Maliki mezhebini taklit ediyordum. Şimdi dolgumu çektirdim. Maliki mezhebini taklit etmem gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Dolgu gitti, taklit de bitti.

Bunun gibi, cünüp olma ihtimali kalmayan ihtiyar bir dul kadın, diş dolgusu yaptırırsa, Maliki mezhebini taklit etmesi gerekmez. Akıl baliğ olmamış çocukların da taklid etmesi gerekmez. Ama alışmaları için taklit etmelerinde mahzur olmaz. Çünkü diş dolgusu olmasa da, her zaman, imkân nispetinde dört mezhebin şartlarına da uymaya çalışmak iyi olur. Kendi mezhebinde mekruh olmayan bir şey, başka mezhepte farz ise, bunu yapmak da müstehab olur.

Malikide abdest alırken, niyet, uzuvlarını ovmak, peş peşe yıkamak, başın tamamını mesh etmek farzdır. Şafiide ise sıra ile yıkamak da farzdır. Hanbeli’de Besmele çekmek de farzdır.

Bunlar uygulanırsa dört mezhebe uygun abdest alınmış olur.

Mezhep taklidinin lüzumu

Sual: Diş dolgusu olan, Maliki mezhebini taklit ederek gusledince, guslü sahih olduğuna göre, bu sahih gusülle abdest alıp namaz kılamaz mı? Niye abdestte ve namazda da taklit etmek gerekiyor?
CEVAP
Gusül, abdest ve namaz, birbirine bağlıdır. Bunlardan biri yoksa namazı sahih olmaz.

Eğer abdestte Maliki’nin farz ve müfsitlerine uymamışsa, sadece Hanefi’ye uymuşsa, böyle abdestle kılınan namaz, Maliki’ye göre de, Hanefi’ye göre de sahih olmaz. Maliki’ye göre abdesti yok, Hanefi’ye göre de guslü yoktur. Bir mezhebe göre, üçü de sahih olmalıdır.

Din kitaplarımızda da bu husus şöyle bildirilmiştir:
1– Bir işi bir mezhebe göre yaparken, bu mezhebin, bu işin sahih olması için koyduğu şartların hepsini yapması gerekir. Bunlardan biri yapılmazsa, bu iş sahih olmaz. (Hulasat-üt-tahkik)

2–
Bir işi bir mezhebe göre yaparken, başka bir mezhebi de taklit etmek gerekiyorsa, iki mezhepte de batıl olacak bir şey yapmamak şarttır. Abdestte, Şafii mezhebini taklit ederek, uzuvlarını ovmayan kimse, kadına eli değince, Maliki’ye göre abdest bozulmaz diyerek namaz kılsa, bu namazı batıl olur; çünkü kadına dokunduğu için Şafii’ye göre, uzuvlarını ovmadığı için de Maliki’ye göre abdesti sahih değildir. (Tahrir)

3–
Bir iş için, başka mezhep taklit edildiği zaman, o mezhebin bu iş için koyduğu şartların hepsine uymak gerekir. Bu şartlardan biri eksikse, ibadet sahih olmaz; çünkü meşakkat olunca, mezheplerin kolaylıklarını yapmak, zaruret olmadıkça, ancak bütün şartları yerine getirmekle caiz olur. (Mizan-ül-kübra)

Maliki’de teyemmüm

Sual: Abdest için teyemmüm ederken, ağza ve burna su vermek gerekmediğine göre, Maliki’yi taklit eden, abdest için teyemmüm ederken, Maliki’yi taklit etmesi gerekir mi?
CEVAP
Evet, gerekir. Abdestte de, ağza ve burna su vermek, farz değil sünnettir; fakat abdestin sahih olması gusle bağlıdır. Guslü sahih olmayanın, abdesti de sahih olmaz. Bundan dolayı, gusülde taklit edenin, abdestte de, teyemmümde de, Maliki’yi taklit etmesi gerekir. Zaten Maliki’de, teyemmüm için fazla farklı bir şey de yoktur. Maliki’de sadece, namaz vakti çıkınca teyemmüm bozulur, her namaz vaktinde teyemmüm etmek şarttır. Vakit girmeden yapılan teyemmüm, Maliki’de sahih olmaz.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. Namaz abdesti almadan, avret yerimi yıkayıp Maliki’ye uygun gusletsem, sahih olur mu ve o gusül ile namaz kılabilir miyim?
CEVAP
Evet, namaz kılabilirsiniz. Önce avret yerini yıkamak gusle de, namaz abdestine de mani değildir. Avret yeri yıkandıktan sonra vücut yıkandığı için, o gusül ile namaz kılınır. Maliki taklit edildiğine göre, vücut delk edilerek zaten yıkanıyor. Namaz abdestinde de zaten öyle yıkanıyor. Farklı bir şey yok. Sünnete uygun abdest alınmamış ise de, o gusül ile namaz kılınır.

Sual: Maliki’de, yüzümüzdeki favoriler, saçtan kabul edildiği için mesh etmek gerekiyor. Hanefi’de ise yüzden kabul edildiği için yıkanıyor. Yıkamak mesh yerine geçer mi? Maliki’de tertip farz mı?
CEVAP
Evet, yıkamak mesh yerine geçer. Yıkanınca artık mesh gerekmez. Maliki’de tertip yani sıra ile yıkamak farz değildir. Şafii mezhebinde farzdır.

Sual: Maliki’de karşı cinse şehvetle dokununca abdest bozulur deniyor. Şehvetsiz dokunur da şehvet hâsıl olursa, yine abdest bozulmuş mu olur?
CEVAP
Lezzet kastıyla dokunur da, lezzet hâsıl olmasa, yine abdesti bozulur. Lezzet kastetmeden dokunur da, lezzet hâsıl olursa yine abdest bozulmuş olur.

Karşı tarafın niyetini ve durumunu bilemeyiz. Bizi, bizim abdestimiz ilgilendirir. Şehvetle tutmuşsak veya şehvetsiz tutup da şehvetlenmişsek abdestimiz bozulur.

Şehvetle dokunmak

Sual: Maliki’de şehvetle karşı cinse dokununca abdest bozuluyor. İkisinden biri şehvet duymazsa, onun abdesti de bozulur mu?
CEVAP
Şehvet duymayan tarafın abdesti bozulmaz, hangi taraf şehvetlenmişse, sadece onun abdesti bozulur. (Mezahib-il-erbaa)

Semavi özürlünün abdesti

Sual: Basur, çıban, yara veya herhangi bir akıntısı olanın abdesti, Maliki’de, vakit çıkınca mı bozulur?
CEVAP
Hayır, vakit çıkmakla veya yeni bir vakit girmekle abdest bozulmuş olmaz. Abdesti bozan başka bir şey olmazsa, sabah aldığı abdestle, yatsıyı da kılabilir.

Namazı kaçırmamak için

Sual: Maliki’yi taklit edenin, abdestliyken elini bıçak kesse, abdesti bozulmaz mı?
CEVAP
Vakit darsa, namaz vaktini kaçırmamak için o abdestle namaz kılması caiz olur.

Kaşların altını yıkamak

Sual: Kaşlarım kalın ve gürdür. Mâlikî’yi de taklit ediyorum. Gusülde, kaşları da parmaklarımla delk etmem veya tarakla taramam gerekir mi?
CEVAP
Evet, gerekir.

Mezhep taklit ederken

Sual: Mâliki’de gusülde ağzın içini yıkamak farz olmadığı için, diş dolgusu sebebiyle Maliki’yi taklit eden gusülde ağzını yıkamasa, bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Elbette mahzuru olur, çünkü bir konuda başka bir mezhebi de taklid eden, kendi mezhebinden çıkmış olmaz. Hanefî mezhebinden çıkmadığı için ağzını yıkaması gerekir.

Mâlikî’de guslederken

Sual: Mâlikî’yi taklit eden bir erkek, banyoya girip niyet ettikten sonra avret yerlerini yıkasa, sonra abdest alıp gusletse, o abdestle namaz kılabilir mi?
CEVAP
Elbette kılar. Vesveseli kimseler, niyet ettikten sonra avret yerimize dokunduğumuz için o abdestle namaz kılınmaz sanıyorlar. Niyet etmekle abdest alınmış olmaz. Niyetten sonra abdest de alırsa, o zaman abdest almış olur. Niyet edip avret yerine dokununca, olmayan abdest nasıl bozulmuş olur ki? Abdest aldıktan sonra, erkek ön avret yerine dokunursa, o zaman abdest bozulur. Niyet ettikten sonra dokunmakla bozulmaz.

Birkaç özrü olan

Sual: Diş dolgusu sebebiyle Mâlikî'yi taklit eden bir kimse, idrar kaçırsa, yel tutamasa veya bir akıntısı olsa, bu özürlerin hepsi için ayrı ayrı mı niyet etmesi gerekir?
CEVAP
Özürlerini bilmesi yeter. Özürlerinin hepsini ayrı ayrı sayması gerekmez. Tek bir niyetle hepsi için Mâlikî'yi taklit etmesi kâfidir.

Maliki mezhebini taklidin lüzumu

Namaz kılanlar için özürlü olunca Maliki mezhebini taklit etmeleri büyük kolaylıktır. Maliki mezhebini taklit ile ilgili S. Ebediyye’de diyor ki:
İbni Âbidin hazretleri, (Hanefi mezhebinde olanın, Maliki mezhebini taklit etmesi evladır. Çünkü, imam-ı Malik, imam-ı a’zamın talebesi gibidir) buyuruyor. (s.125)

Yine İbni Âbidin hazretleri, (Âlimlerimiz, zaruret olunca, Maliki’ye göre fetva verdi. Bir mesele Hanefi’de bildirilmemiş ise, Maliki taklit olunur) buyuruyor. (s. 158)

Abdesti sık bozulan hastalar ve ihtiyarlar için ve necasetten taharet için çok kolaylık gösterdiğinden, diğer üç mezhepte olan Müslümanlar, Maliki’yi taklit ederek, ibadetlerini rahatlıkla yapar. (s.1133)

Namaz kılarken abdesti bozulan Hanefi, hemen selam verip, namazdan çıkar. Maliki mezhebinde, namazı bozulmaz. O anda özür sahibi olur. (s.122)

Hastalık veya ihtiyarlık sebebi ile, yani, zaruret ile idrar kaçıran Hanefi’nin, tekrar abdest alması, harac, zahmet olacağı için, bu kimse, Maliki’yi taklit ederek, hemen özür sahibi olur, abdesti bozulmaz. (s. 148)

Bir kimsenin namazda abdesti bozulursa veya abdest almak güç olursa, namaza dururken Maliki mezhebini taklit eder. Maliki’de, hastaların, ihtiyarların namazları bozulmaz. (s. 232)

Kan veya idrar kaçıranlar, necaset temizlemekte zahmet çekenler Maliki mezhebini taklit ederler. Maliki’de, makattan ve bedenden taş, solucan, cerahat, sarı su, kan çıkınca abdest bozulmaz. Abdesti bozanlar, hastalık ile çıkarsa ve çıkması men olunamazsa, iki kavil vardır. İkinci kavle göre, prostat hastalığı sebebiyle gelen idrar abdestini bozmaz. Hastaların, ihtiyarların, abdest almakta harac ve meşakkat olduğu zaman, bu kavli taklit etmeleri sahih olur. İdrarın kesildiği zamanı belli ise, bu zamanda abdest alması iyi olur. İstibra zamanı uzun süren veya sonraları damlayan ve bir namaz vakti devamlı akmadığı için özürlü olamayan Hanefi ve Şafiiler, Maliki mezhebini taklit eder. (s. 158)

Maliki’nin ikinci kavline göre, özür sahibi olmak için, hastalık sebebi ile çıkan, abdesti bozan bir şeyin bir kere çıkması kâfidir. Bir namaz vakti içinde devamlı çıkması lazım değildir. Namazdan önce veya namaz içinde idrar, yel kaçıran hastaların ve ihtiyarların abdestlerinin ve namazlarının bozulmaması için, harac ve meşakkat halinde, bunların Maliki mezhebini taklit etmeleri ve imam olmaları sahih olur. (s.131)

Dikkat edilirse, Maliki’de, Hanefi’de olduğu gibi özürlü olmak için her namaz vaktinde bir kere akması lazım değildir. Hastalık sebebiyle ara sıra zuhur etmesi, hatta bir kere çıkması bu kavle göre özür sayılır. Mesela elinde olmadan zaman zaman burnu kanayan, makattan solucan çıkan, ara sıra ağız dolusu kusan, kulağı akan, ağrı ile gözünden yaş gelen, bazen yel kaçıran, ishal olup gaita kaçıran, idrar kaçıran, istihazalı veya akıntısı olan kadın, basurdan, çıbandan, yaradan kan ve irin akan, Maliki mezhebini taklit ederse, abdesti bu özrü sebebiyle bozulmuş olmaz. Çamaşıra bulaşan kan ve idrar lekelerini temizlemek meşakkat olursa necis de sayılmaz. Namazda iken idrar gelse, basurdan kan aksa, hem abdest bozulmaz, hem de çamaşırdaki kan ve idrar necis sayılmaz. Çünkü Maliki’de, ikinci kavle göre, necaset namaza engel değildir. Temizlemek sünnettir. (s.153)

Sual: Sık sık ağız dolusu kusan kimse, Maliki'yi taklit ederse, abdesti bozulur mu?
CEVAP
Bozulmaz.

Sual: Hemoroid sebebiyle Maliki'yi taklit eden, kan akarken ve elbisesinde fazla kan bulaşmış iken namaz kılsa, caiz olur mu?
CEVAP
Evet. Çünkü temizlemek zordur.

Sual: Ameliyatla, karnımdan delik açılarak torba bağladılar. Torbadan bazen necaset sızıyor. Maliki'yi taklit ederek namaz kılmam caiz midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Gaz sıkıştırmasından rahatsızım. Zaman zaman elde olmadan yel kaçırdığım da oluyor. Maliki’yi taklit etsem abdestim bozulur mu?
CEVAP
Elde olmadan yel kaçarsa, abdest bozulmuş olmaz. İsteyerek gaz çıkarılırsa abdest bozulur.

Sual: Eli kanayan, Maliki'yi taklit edip namaz kılabilir mi?
CEVAP
Namazı kaçırmamak için taklit eder.

Sual: Şuurlu hastaya, idrar için, sonda takıldı. İdrar, bir torbada birikiyor. Yatalak ve üstü necasetlidir. Bu necasetle namaz kılabilir mi?
CEVAP
Maliki’yi taklit ederek namazlarını kılar.

Sual: Maliki’yi taklide niyeti unutup namaz kılan, daha sonra hatırlayıp niyet etse namazı sahih olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Vakit çıkmak üzere iken, hazırda temiz elbise de yoksa, Maliki’yi taklit edilip necasetli elbise ile namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ağzında diş dolgusu olup Maliki’yi taklit eden, ihtiyaç olunca, mukimken iki namazı cem için, Hanbeli’'yi de taklit edebilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Necasetli su arıtmada çalışıyorum. İş elbisemden başkası olmayınca, Maliki'yi taklit ederek namaz kılabilir miyim?
CEVAP
Temiz elbise bulunmazsa, Maliki taklit edilir.

Sual: El kanamasından dolayı, Maliki'yi taklit edenin, ayağı kanasa, abdesti bozulur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’yi taklit eden, abdest alıp namaz kıldıktan bir ay sonra, elinde yağlı boya görse, boyayı kazıyıp yıkasa, kıldığı namaz ve abdesti sahih olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Diş dolgusu, idrar tutamaması ve basurdan gelen kan sebebiyle Maliki'yi taklit edenin eli kanasa, abdesti bozulur mu?
CEVAP
Evet bozulur.

Sual: Maliki'yi taklit eden, abdest aldıktan sonra, Maliki'ye göre niyet etmediğini hatırlasa, o anda niyet etse, sahih olur mu?
CEVAP
Evet sahih olur.

Sual: Şafii mezhebini taklit ederken beş sene önce haccetmiştim. Fakat kadınlara dokundum. Haccım ve namazlarım sahih oldu mu?
CEVAP
O haccımı ve namazlarımı Maliki’yi taklit ederek kıldım denirse sahih olur.

Sual: Dolgu sebebiyle Şafii’yi taklit ediyorum. Hiç sebep yok iken, daha kolay diye, Şafii’yi taklidi bırakıp, Maliki’yi taklit etmem uygun mu?
CEVAP
Evet uygundur.

Sual: Unutup necasetli elbise ile namaz kılan, namazdan sonra hatırlasa, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım) dese, sahih olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Unutarak mukimken mestlere 24 saatten fazla mesh ettim. (Bu namazları Maliki'ye göre kıldım) desem caiz mi?
CEVAP
Evet, unutmak ile caizdir.

İyi anlaşılamayan sualler

Aşağıdaki sual ve cevaplar, bazı okuyucularımız tarafından iyi anlaşılmamıştır.
Sual: Maliki’yi taklit eden, öğleyi asrı evvele kadar kılamazsa, tekrar Hanefi’yi taklit edip öğleyi asr-ı evvelde kılsa caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olur.

Açıklaması şöyledir:
Öğle namazı, ikindi ezanı okununcaya kadar kılınamazsa kazaya kalır. Ancak imam-ı a’zam hazretlerine göre, ikindi vakti, bugünkü ikindi ezanlarından çok sonra giriyor. [Yazın 72 dk, kışın 36 dk sonra giriyor.] Yani şimdi ikindi ezanları okunurken, öğle vakti henüz çıkmamış, ikindi vakti de girmemiş oluyor. Öğle namazı, bu vakitte kılınınca vaktinde kılınmış oluyor. Bu vakte (Asr-ı evvel) deniyor. İmam-ı a’zam hazretlerinin bildirdiği ikindi vaktine (Asr-ı sani) deniyor.

Demek ki, trafik sıkışıklığında kalmak, imtihanda olmak, namaz kılacak yer veya abdest alacak su bulamamak, unutmak gibi herhangi bir mazeretle öğleyi vaktinde kılamayan, asr-ı evvelde kılarsa, imam-ı a’zam hazretlerine göre vaktinde kılmış olur.

Maliki, Hanefi veya Şafii olan kimse, bu kavle uyarak, öğleyi birinci ikindide (Asr-ı evvelde) kılarsa, öğleyi kazaya bırakmamış, vaktinde kılmış olur.

İyi anlaşılamayan sual-cevaplardan biri de şudur:

Sual: Eldeki kanamadan dolayı, Maliki’yi taklit edenin, ayağı kanasa, abdesti bozulur mu?
CEVAP
Evet.

Kitaplarda diyor ki:
Namaz kılarken semavi [gayr-i ihtiyari yani elinde olmayan] bir özürle abdesti bozulan Hanefi, hemen namazdan çıkar. Maliki’de ise, namazı bozulmaz. O anda özür sahibi olur. Namazına devam eder.

Semavi özürler, Maliki’yi taklit edenin de abdestini bozmuyor. Mesela namazda ishalini tutamasa, çıbanından veya yarasından kan aksa, burnu kanasa, kulağından irin aksa, makattan solucan çıksa, idrarını tutamasa, kadınlardan akıntı çıksa, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıksa, gaz kaçırsa, yani gelen gazı tutamasa, ağız dolusu kussa, bunlar semavi özür oldukları için, hiç birisi Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz. Abdesti bozulmadığı için namazına devam eder.

Böyle özürleri olan kimsenin ayağını veya öteki elini bıçak kesip kan çıksa, abdesti bozuluyor, çünkü bu semavi özür olmuyor. Ama ondan sonra ayağından veya öteki yaralı elinden çıkan kanlar, irinler semavi özür halini aldığı için, abdestini bozmuyor.

Bu özürler abdesti bozmuyor ama, çamaşırımıza kan, irin, idrar ve ishal bulaşıyor. Özürle meydana gelen bu necasetlerle kılınan namaz da sahih olur. Çünkü Maliki’de necasetsiz elbise ile namaz kılmak farz değil, sünnettir. Hastaya, idrar için, sonda takılıyor, idrar, bir torbada birikiyor, çamaşırları necis oluyor. Maliki’yi taklit ederek namazını o haliyle kılar. Kılmayıp kazaya bırakması haram olur.

Âlimlerimizin bildirdiğine göre, unutup necasetli elbise ile namaz kılan, namazdan sonra, necasetli elbise ile namaz kılmış olduğunu görse, o namazı iade etmeyip, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım) demekle namazı sahih olur.

Bu ruhsatlardan faydalanmamak takva ve azimet olmaz. Aksine Allahü teâlânın rahmeti olan nimetleri tepmek olur. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Seferde [sıkıntı içinde] oruç tutmak takvadan sayılmaz.) [Buhari]

(Seferi iken [sıkıntı içinde] Ramazan orucunu tutan, mukimken oruç yiyen gibidir.) [Nesai]

Bir âyet meali: (Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.) [Bekara 185]

Maliki’yi taklit daha kolaydır

Sual: Diş dolgusu olanın Şafii’yi mi, yoksa, Maliki’yi mi taklit etmesi daha uygun olur?
CEVAP
Maliki mezhebini taklit etmesi daha uygun olur; çünkü daha kolaydır. Şafii’de çok az necaset namaza manidir ve hanımının veya yabancı kadının cildine, şehvetsiz de olsa dokununca, abdest bozulur. Bunlara her zaman riayet etmek zor olur. Maliki’de ise, necaseti temizlemek sünnetir, namaza mani değildir ve hanımının veya yabancı kadının cildine şehvetsiz dokunsa abdest bozulmaz.

İbni Âbidin
hazretleri buyuruyor ki:
Hanefi mezhebinde olanın, Maliki mezhebini taklit etmesi evladır; çünkü, İmam-ı Malik, İmam-ı a’zamın talebesi gibidir. Âlimlerimiz, zaruret olunca, Maliki’ye göre fetva verdi. Bir mesele Hanefi’de bildirilmemiş ise, Maliki taklit olunur.

Taklit ederken

Sual: (Mâlikî'yi taklit etmeden önceki namazları kurtarabilmek için, taklitten önceki namazlar, Hanefî'nin sünnetlerine de riayet ederek kılınmışsa, yani Mâlikî'nin farzlarına da uyulmuşsa, “Bu namazları Mâlikî'ye göre kıldım” denirse, sahih olur, kaza etmek gerekmez) deniyor. Geçmiş namazları nasıl kıldığımızı hatırlamamız imkânsız olduğuna göre, Hanefî'ye göre sahih olması yetmiyor mu?
CEVAP
Evet, yeter.

Niyeti unutan

Sual: Mâlikî mezhebini taklit eden kimse, gusülde veya abdestte, Mâlikî mezhebine uymayı yahut hem buna, hem de gusle veya abdeste niyet etmeyi unutursa, gusül veya abdest bittikten sonra veya 3-5 gün sonra hatırlasa, hatırladığı zaman, (Bu abdesti, guslü Maliki’ye göre aldım) diye niyet ederse, sahih olur mu?
CEVAP
Evet, sahih olur.

Lif ve muvalat

Sual: Guslederken kir çıkarmak için sabunlanarak lifle yıkanmak muvalata mani midir?
CEVAP
Muvalat, Hanefî’de sünnet, Mâlikî'de farzdır. Muvalat nedir?

Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, başka işle meşgul olmadan acele olarak yıkamaktır. Diğer bir ifadeyle, normal şartlar altında, bir önceki yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir. Uzuv kurumasa da, fazla ara verilmesi muvalata manidir.

Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela, abdest alırken kapıdan biri girse, dönüp gelenin kim olduğuna bakılsa, muvalata mani olmaz. Musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya hemen bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak muvalata mani olmaz. Yavaş giyerse muvalata mani olur. Bunun için çorabı abdestten sonra giymelidir. Fakat abdest alırken çorabın birisini veya ikisini çıkarmak muvalata mani olmaz. Çünkü abdestle ilgili iş yapılıyor. Çorabı giymek gibi abdestten ayrı iş yapılmıyor.

Uzuvların kuruyup kurumaması mutlak ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgârlı havada, uzuvlar hemen kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgârsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kurumadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mani olur. Hararetli vücutta, uzuv tez kuruyabilir. Demek ki, kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir. Kuruyacak kadar yıkamaya ara vermek muvalata manidir.

İbni Âbidin hazretleri de, Hanefi'ye göre muvalatı anlatırken, (Toprakla teyemmüm ederken de, su ile yıkamak olmadığı hâlde, normal şartlarda bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata manidir) buyuruyor.

Bir kimse, banyoya girince, önce gusledip sonra kir için sabunlanarak yıkanırsa muvalata mani olmaz. Yahut önce kirlerini temizleyip sonra gusletmesi de yine muvalata mani olmaz.

Lifi sabunlayıp bir uzvu yıkarken, iki uzvu yıkamak arasında bir uzvun kuruyacağı kadar uzun bir zaman geçerse, liflenmek muvalata mani olur. Kir çıkarmak için sabunla yıkanmak guslün dışında bir iştir. Önce gusledip sonra sabunla, lifle, keseyle yıkanmanın mahzuru olmaz.

Mâlikî’de guslederken

Sual: Mâlikî’yi taklit eden bir erkek, banyoya girip niyet ettikten sonra, avret yerlerini yıkasa, sonra abdest alıp gusletse, niyetten sonra aldığı bu abdestle namaz kılabilir mi?
CEVAP
Elbette kılar. Normal gusül de böyle olur zaten. Niyet etmekle abdest alınmış olmaz. Niyet edip, avret yerini yıkayınca, abdestsiz olduğu için abdest bozulmuş olmaz. Abdest aldıktan sonra, erkek ön avret yerine dokunursa, o zaman namaz abdesti bozulur. Avret yerini yıkayıp abdest aldıktan sonra da zaten artık dokunmaya gerek yoktur. Unutarak dokunursa, o zaman namaz abdesti bozulur, ama guslü yine sahihtir.

Toprağa secde

Sual: (Maliki’de toprak cinsinden bir şey üzerine secde etmek farzdır. Bunun için Maliki’yi taklit eden Hanefi’nin de halı veya seccade üzerine secde etmesi sahih olmaz) deniyor. Doğru mu?
CEVAP
Hayır. Maliki’de halı, pösteki gibi yer cinsinden olmayan bir şey üzerine secde edilmesi mekruhtur. Maliki’yi taklit eden Hanefi, Maliki’nin sadece farz ve müfsitlerine uyar. Sünnet ve mekruhlarda kendi mezhebine tâbi olduğu için, Mâlikî'yi taklit eden Hanefî'nin yün halı üzerinde namaz kılması mekruh değildir.

İdrar ve mezi kaçırmak

Sual: Elde olmadan idrar kaçırmak, Mâlikî’yi taklit edenin abdestini bozmuyor. Erkekler tuvaletten çıkınca istibra yapmazsa, elde olmadan idrar çıkabiliyor ve yine, elde olmadan mezi de gelebiliyor. Bunlar niye abdesti bozuyor?
CEVAP
Mâlikî’de, abdesti bozan şeyler, hastalıkla çıkarsa abdesti bozmaz. Mesela soğuktan veya hastalıktan mezi sızarsa abdest bozulmaz. Şehvetle sızarsa bozulur. (S. Ebediyye)

Prostat hastasının elde olmadan idrar kaçırmasıyla, yeni tuvaletten çıkıp istibra yapmayanın idrar kaçırması farklıdır. Birincisi hastalıktan dolayı, öteki ise istibra yapmadığı için idrar kaçırıyor. Yani istibra yapmayanın idrar kaçırması, hastalıktan dolayı değildir. Bunun için abdesti bozuyor. Mezi de bir hastalıktan dolayı gelirse yahut elde olmadan idrar veya yel kaçarsa, Mâlikî'de abdest bozulmaz. Ama düşünmekle, sürtünmekle mezi gelirse abdesti bozar.

Mâlikî'de secde-i sehv

Sual: (Mâlikî'yi taklit eden Hanefî, secde-i sehv yaparken selam verirse, namazdan çıkmış olacağı için namazı bozulmuş olur) deniyor. Bu doğru mudur?
CEVAP
Doğru değildir. Mâlikî'de selam verirken namazdan çıkmaya niyet etmek farzdır. Ama secde-i sehv yaparken namazdan çıkmaya niyet etmiyoruz. Selam verip namaza devam ediyoruz. Bu bakımdan secde-i sehv için selam vermek namazı bozmaz.

Mâlikî'de sakal tıraşı

Sual: Mâlikî'yi taklit eden, usturayla, jiletle veya makineyle sakal tıraşı olsa abdesti bozulur mu? S. Ebediyye’de, Mâlikî mezhebi için, (Sakal tıraşının abdesti bozması ihtilaflıdır) deniyor. İhtilaflı ne demek?
CEVAP
(Sakal tıraşı olmak abdesti bozar diyen müctehid âlimler olduğu gibi, bozmaz diyen âlimler de vardır) demektir. İhtiyata riayet etmek, yani vakit müsaitse tıraştan sonra abdest almak iyi olur. Ustura veya makine fark etmez.

Mâlikî'ye niyet

Sual: Diş dolgusundan dolayı Mâlikî'yi taklit eden kimsenin semavî özürleri olsa, mesela, idrar kaçırsa, yel tutamasa, yarasından, çıbanından, basurundan kan aksa, bunlar için de Mâlikî’yi taklit edebilir mi? Hepsi için ayrı niyet gerekir mi? Sadece, (Mâlikî’yi taklit ediyorum) diye niyet etmek kâfi değil mi?
CEVAP
Evet, kâfidir. Bu hususu da merhum hocamıza sormuştuk. Böyle birden fazla özür için de Mâlikî’yi taklit edebileceğimizi ve tek niyetin yeterli olacağını bildirmişlerdi. Mesela, diş dolgusu için taklit edenin yarasından kan akıyorsa, Mâlikî’de özür sahibi olup, tekrar abdest alması gerekmez. Diş dolgusu olsun veya olmasın birkaç özrü olanın hepsi için (Mâlikî'yi taklit ediyorum) diye niyet etmesi yeter. Her özür için ayrı niyete gerek yoktur.

Taklide devam

Sual: Diş dolgusu sebebiyle Mâlikî’yi taklit edenin, hangi durumlarda artık taklit etmesi gerekmez?
CEVAP
Taklide devam etmesi gereken durumlar:
1-
Diş dolgusu olduğu müddetçe taklide devam eder.

2- Yaşlı dul kadın, artık hiç cünüp olmasa da, dişinde dolgu var iken, son guslü Hanefî’ye uygun olmadığı için, yine taklide devam eder.

Taklidi bırakması gereken durumlar:
1- Dolguları düşen, gusletse veya sadece ağzını yıkasa, Hanefî'ye göre de guslü sahih olacağı için, taklide devam etmez.

2- Çok yaşlı erkek veya dul kadın, dolgu yaptırsalar bile, eğer hiç cünüp olmayacaklarsa, artık bunların taklide devam etmeleri gerekmez. Fakat cuma ve bayram günlerinde, Arafat’ta ve ihrama girerken gusletmek sünnettir.

Bunlar, herhangi bir sebeple cünüp olurlarsa taklit gerekir.

Mâlikî'yi taklit ederken

Sual: (Kendi mezhebimizde abdesti bozan şey, Mâlikî’yi taklit edenin de abdestini bozar. Mesela yaradan, çıbandan veya basurdan kan gelmesi, kendiliğinden burnun kanaması, kadınların akıntısı, abdest bozan denilen solucanın çıkması, Mâlikî'yi taklit edenin de abdestini bozar) diyenler yanlış söylemiyor mu?
CEVAP
Evet, yanlış söylüyorlar. Çünkü semavî özür hâlinde, mesela ishalini tutamayan, çıbanından veya yarasından kan akan, ağrıyla gözünden yaş gelen, burnu kanayan, kulağından irin akan, makatından solucan çıkan, idrarını tutamayan, basurundan kan, fistülünden, göbeğinden akıntı çıkan, elde olmadan gaz kaçıran yani gelen yeli tutamayan, ağız dolusu kusan kimsenin, abdestinin bozulmaması için, Mâlikî’yi taklit etmesi sahih olur. Diş dolgusu olanların da, olmayanların da bu hususlarda, Mâlikî’yi taklit etmeleri gerekir.

Böyle özürleri olanın ayağını veya elini bıçak kesip kan çıksa, abdesti bozuluyor, çünkü bu, semavî özür olmuyor. Ama ondan sonra ayağından veya yaralı elinden çıkan kanlar, irinler semavî özür hâlini aldığı için, abdestini bozmuyor. Bu özürler abdesti bozmuyor, ama çamaşırımıza kan, irin, idrar ve ishal bulaşıyor. Temizleme imkânı yoksa, böyle özürle meydana gelen bu necasetlerle kılınan namaz da sahih olur. Çünkü Mâlikî’de necaset namaza mâni değildir, necaseti temizlemek sünnettir. Hastaya, idrar için, sonda takılıyor, idrar, bir torbada birikiyor, çamaşırları necis oluyor. Mâlikî’yi taklit ederek namazını o hâliyle kılar. Kılmayıp kazaya bırakması haram olur.

Aşağıdaki yazıların hepsi S. Ebediyye ve İslam Ahlakı kitaplarından alınmıştır:
Mâlikî mezhebinin ikinci kavline göre, özür sahibi olmak için, hastalık sebebiyle çıkan, abdesti bozan bir şeyin bir kere çıkması kâfidir. Bir namaz vakti içinde devamlı çıkması lazım değildir. Namazdan evvel veya namaz içinde idrar, yel kaçıran hastaların ve ihtiyarların abdestlerinin ve namazlarının bozulmaması için, harac ve meşakkat hâlinde, bunların Mâlikî mezhebini taklit etmeleri ve imam olmaları sahih olur. (S. Ebediyye)

Hastalık veya ihtiyarlık sebebiyle, yani, zaruretle idrar kaçıran Hanefî’nin, tekrar abdest alması, harac, zahmet olacağı için, bu kimse, Mâlikî’yi taklit ederek, hemen özür sahibi olur, abdesti bozulmaz. (S. Ebediyye)

İdrar, kan kaçıran ve necaset temizlemekte zahmet çeken, Mâlikî’yi taklit eder. (S. Ebediyye)

Hastaların, ihtiyarların, abdest almakta harac ve meşakkat olduğu zaman, Mâlikî'yi taklit etmeleri sahih olur. İdrarın kesildiği zamanı belli ise, bu zamanda abdest alması iyi olur. İstibra zamanı uzun süren veya sonraları damlayan ve bir namaz vakti devamlı akmadığı için özürlü olamayan Hanefî ve Şâfiîler, Mâlikî mezhebini taklit eder. (S. Ebediyye)

Teşehhüt miktarı oturmadan evvel, abdesti kendiliğinden bozulan Hanefî, hemen gidip tazeleyip, namazına devam edebilirse de, baştan kılması efdaldir. Tekrar bozulursa veya abdest almak güç olursa, namaza dururken Mâlikî mezhebini taklit eder. Mâlikî mezhebinde, hastaların, ihtiyarların [böyle durumlarda] namazları bozulmaz. (S. Ebediyye)

İdrar kaçıran, fakat özür sahibi olamayan, Hanefî mezhebindeki kimse, abdest almaya, gusle ve namaza başlarken, Mâlikî mezhebini taklit etmeye niyet eder. (İslam Ahlakı)

Mâlikî’de, ikinci kavle göre, hastada, ihtiyarda, abdesti bozan bir şey hâsıl olursa, hemen özür sahibi olarak abdesti bozulmaz. Harac hâlinde olan, Hanefîler ve Şâfiîler, bu kavli taklit eder. (İslam Ahlakı)

Hanefî'de ve Şâfiî’de özür sahibi olamayan hasta ve ihtiyar, Mâlikî’nin ikinci kavlini taklit eder. (İslam Ahlakı)

Namaz içinde idrar kaçıran Hanefî, hâli müsait olmadığı zaman, Mâlikî’nin bu kavlini taklit eder. Niyet ederek, namazına, özürlü olarak devam eder. (İslam Ahlakı)

Abdesti bozan şey, bir namaz vaktinde ve namaz içinde çıkıp, devam etmese de, (Mâlikî’de) özür sahibi olur. Abdesti ve namazı bozulmaz. Hanefîler, Mâlikî’yi taklit ederler. (İslam Ahlakı)

Başka bir mezhep taklit edilirken, kendi mezhebinde mekruh veya haram olsa bile, o mezhebin farzlarına ve müfsitlerine uymak lazımdır. Kendi mezhebinin haram demesine bakılmaz. (İslam Ahlakı)

Mâlikî’yi taklit edenin, harac olunca, vitir namazını terk etmesi caiz olur. (İslam Ahlakı)

Kadına dokunmak ihtimali çoksa, Şâfiî olanın, Hanefî veya Mâlikî’yi taklit etmesi lazım olur. (S. Ebediyye)

Yolda, nakil vasıtalarında [toplu taşıtlarda] ve alış verişte [karşı cinse dokunma] korkusu olan Şâfiî mezhebindeki kimse, Hanefî veya Mâlikî mezhebini taklit etmelidir. (S. Ebediyye)

Abdeste ayaktan başlamak

Sual: Hanefî'de ve Mâlikî'de, tertip yani sırayla yıkamak farz olmadığı için abdeste ayaktan başlayarak alsak, Mâlikî'de yüzü yıkarken niyet farz olduğu için yüzü yıkarken niyet etsek, mekruh olmakla birlikte abdestimiz sahih olur mu?
CEVAP
Hanefî'ye göre mekruh olarak sahih olur, Mâlikî'ye göre sahih olmaz. Çünkü Mâlikî’de niyet farz olup, yıkanması farz olan ayaklar ve kollar, niyetsiz yıkanmış, baş da, niyetsiz mesh edilmiştir.

Namaz içinde niyet

Sual: Namaz içinde çıbanı patlayan, idrar veya yel kaçıran bir kimse, namaz içinde Mâlikî'ye uyarak namazına devam edebilir mi?
CEVAP
Kitab-ül-fıkh alel-mezahibil-erbea’da, (Mâlikî mezhebinde, ikinci kavle göre, hastada, ihtiyarda, abdesti bozan bir şey hâsıl olursa, hemen özür sahibi olur ve abdesti bozulmaz. Harac hâlinde olan Hanefîler ve Şâfiîler, bu kavli taklit eder) denmektedir. Namaz içinde idrar kaçıran Hanefî, hâli müsait olmadığı zaman, Mâlikî’nin bu kavlini taklit eder. O anda niyet ederek, namazına, özürlü olarak devam eder. (İslam Ahlâkı)

Yeniden abdest alıp namaz kılmak harac olacağı için, Mâlikî taklit edilerek namaz tamamlanmaktadır.

Mâlikî’de gusülde niyet

Sual: (Mâlikî’de, avret yerine dokunan erkeğin abdesti bozulacağı için, gusle, avret yerini yıkadıktan sonra niyet etmelidir. Aksi takdirde o niyetle alınan gusülle namaz kılınmaz) deniyor. Böyle yapınca, avret yerimiz niyetsiz yıkanmış olmuyor mu?
CEVAP
Evet, o söz doğru değil. Niyetsiz yıkanınca gusül sahih olmaz. İlk su dökerken niyet edilir. Yani gusle niyet edilerek avret yeri yıkanır, sonra abdest alınır. Abdestten önce, abdesti bozan hareketin, mesela idrar yapmanın veya avret yerini yıkamanın yani oraya dokunmanın, abdeste bir zararı olmaz. (Avret yerini yıkadıktan sonra gusle niyet etmeli) demek yanlıştır. Mâlikî’de niyet farz olduğu için, avret yeri niyetsiz yıkanmış olur ve gusül sahih olmaz. Abdesti kurtaralım derken, gusülden de olmamalıdır. Gusle niyetten sonra, önce avret yeri yıkanır ve sonra oraya dokunulmazsa, o gusülle namaz kılınır. Abdestten sonra avret yerine dokunulursa da, sadece abdest bozulmuş olur, gusle zararı olmaz.

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.