logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
Çeşitli sorular
Dini nikâh kıymak
Hülle nedir?
Hürmet-i musahere
Mehr nedir?
Mezhep Hükümleri
Müt'a nikahı
Nikah nasıl kıyılır
Nikah tazelemek
Nikâhta vekâlet
Süs ve takılar - 1
Süs ve takılar - 2
Süt kardeşlik
+Boşanmak
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Müt’a nikahı haramdır

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual: Dinimizde müta nikahı var mı?
CEVAP

Müt'a nikahı dört mezhepte de haramdır. Müt'a nikahı, şahitsiz olarak bir kadına belli para verip, belli zaman için beraber yaşamayı sözleşmek demektir. Müt'a nikahının haram olduğunda bütün âlimlerin sözbirliği bulunduğu, Mizan-ül-kübra’da ve İbni Âbidin’de yazılıdır.

İmam-ı Taberani bildiriyor ki:
Abdullah ibni Abbas (Müt'a nikahı önce helal idi. Fakat, (Analarınız, size haramdır) mealindeki âyet-i kerime geldikten sonra, haram edildi. Müminun suresinin (Ancak zevceleriniz ve sahip olduğunuz cariyeleriniz helaldir) mealindeki âyet-i kerimesi, müt'a nikahının haram edildiğini kuvvetle bildiriyor. Çünkü, bu âyetten yalnız zevcelerin ve cariyelerin helal olup, başkalarının haram olduğu anlaşılmaktadır) demiştir.

Müt'a nikahının haram olduğunu, Hazret-i Ali de içinde olmak üzere, birçok Sahabi-yi kiram bildirmiştir. Buhariyi şerif kitabında (Hazret-i Ali, Abdullah ibni Abbas’a, Resulullah, Hayber gazasında, müt'a nikahını ve eşek eti yemesini yasak etti, buyurmuştur) yazılıdır. Bundan başka, (Müslim-i şerif) kitabında ve İbni Mace’nin kitabında, Peygamber efendimizin (Ey Müslümanlar! Kadınlar ile müt'a nikahı yapmanıza izin vermiştim. Fakat, şimdi bunu, Allahü teâlâ haram etti. Kimin yanında böyle kadın varsa, onu salıversin ve ona vermiş olduğu malı geri almasın!) buyurduğu yazılıdır.

Bütün tefsirler ve fıkıh kitapları diyor ki, Nisa suresi, 24.âyetinin (İstimta' ettiğiniz kadınların ücretini veriniz) meal-i âlisi, müt'a nikahı için değildir. Nikahtaki mehr parasını vermek içindir. Mesela (Beydavi tefsiri) ve bunun hâşiyesi (Şeyhzade tefsiri) ikinci cilt, 26. sayfada, yukarıdaki âyetin tefsirinde buyuruyor ki:
(Bu âyet-i kerime, sahih olan nikahı bildirmektedir. Müt'a nikahının mubah olmasını göstermiyor. Nitekim mehr parasını emrediyor. Müt'a nikahı, önce mubah olmuştu. Sonra yasak edildi. İslamiyet’te belli bir zaman için nikah yapmak yoktur.)

[Müta nikahı hakkında geniş bilgi için, +İbni Sebecilik maddesinde Hazret-i Ömer’e dil uzatılamaz kısmına bakınız.]

Müta nikâhı ve geçici nikâh

Sual: Müta nikâhı ile geçici nikâh arasında fark var mıdır?
CEVAP
Evet, fark varsa da, ikisi de dört mezhepte haramdır. Müta nikâhı, şahitsiz olarak bir kadına para verip, bir süreliğine beraber olmak demektir. Bu beraberliğin haram olduğunda bütün âlimlerin sözbirliği bulunduğu, Mizan-ül-kübra ve İbni Âbidinde yazılıdır.

Muvakkat [geçici] nikâh, yüz sene bile olsa, belli bir zaman sonra boşamayı söyleyerek, diğer bütün şartlarına uygun yapılan, ancak zaman tayin edildiği için haram olan bir nikâhtır. Zaman söylemeyip, yalnız kalbinden geçirse, nikâh sahih olur. (S. Ebediyye)

Müt’a nikâhına yol aramak

Sual: Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi, (Müt’a nikâhı denilen ilişki zinadır) dediği hâlde, mason Abduh’u seven bir ilahiyatçı, bu müt’a için diyor ki:
(Ehl-i sünnet âlimleri, müt’a nikâhının caiz olmadığını ittifakla bildirmişlerdir. Bu bakımdan Ehl-i sünnet olan bir müftü, müt’a nikâhının cevazına fetva veremezse de, müt’a caizdir diye ictihad edebilir veya Şiîleri taklit yoluyla, bu yolla geçici nikâh yapabilir. Hiç kimse, böyle müt’a yapanlara “Zina eden bir fâsıktır” diyemez.)
Sorularımız:
1- Önce, (Hiçbir müftü, müt’anın cevazına fetva veremez, çünkü Ehl-i sünnet âlimleri arasında ittifak var) diyor. Sonra da, (Caiz olduğuna ictihad edebilir) diyor. (Müftü fetva veremez, fakat ictihad edebilir) diyerek nasıl çelişkili konuşabiliyor?
2- Mezhep taklidi sadece dört hak mezhep arasında olmaz mı? 72 bid’at ve dalalet fırkasından biri taklit edilebilir mi? O fırkaların cehennemlik olduğunu Peygamber efendimiz haber vermedi mi? Cehennemlik olanlar nasıl taklit edilebilir?
3- Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi, (Müt’a zinadır) buyururken, kendisi de, bunu kabul ettiği hâlde, zina işleyene (Fâsık denmez) demesi ne anlama geliyor?

CEVAP
1-
Bugün dünyada mutlak müctehid yoktur. Olsa bile, müctehid, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri bir icmaya aykırı, Nassa muhalif ictihad edemez. Müctehidin olmadığını açıklayalım:
Mizan-ül-kübra’da, dört mezhep imamından sonra, hiçbir âlimin, mutlak müctehid olduğunu iddia etmediği bildirilmiştir. Müctehid âlimler, Asr-ı saadette, Sahabe-i kiramın zamanında, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiîn devrinde bulunuyor, sohbet bereketiyle yetişiyordu. Zaman ilerleyip, bid’atler çoğalınca, böyle kıymetli zatların azaldığı, hicri dördüncü asırdan sonra, bu vasfa mâlik bir âlimin ortada kalmadığı da, Redd-ül-muhtar ve Hadîka’da da yazılıdır. Bunun için Yusuf-i Nebhânî hazretleri, (Bugün müctehidlik taslayanın, aklı veya dini noksandır) buyurmuştur.

Aklı veya dini noksan biri, (Ben müctehidim) diye çıkıp, (Bir kerecik zina günah olmaz) veya (Yarım bardak şarap haram değildir) dese, bunlar geçerli olur mu? Bunun gibi, Resulullah efendimizin yasakladığı ve Ehl-i sünnet âlimleri tarafından hakkında icma bulunan müt’a nikâhı hakkında, (Günümüzde müt’a nikâhı caizdir) diye bir ictihad yapılamaz. Dinimiz ictihad etmenin kuralını da bildirmiş, (Nassa aykırı ictihad geçerli olmaz) buyurmuştur. Zaten nassa aykırı konuşana da, müctehid denmez, ona mülhid veya mezhepsiz denir. Çünkü dînî hükümler zamanla değişmez. (Mecelle)’de diyor ki: (Zamanın değişmesiyle, Nassa, delile dayanan ahkâm değişmez. (Dürer-ül-hükkâm şerhi)

2- Elbette dört hak mezhep arasında taklit olur. (Eşedd-ül-cihad) kitabında İbni Emîr Hac’ın, (Hocam İbni Hümâm, müctehid olmayanların dört mezhepten birini taklit etmesi lazım olur) dediği yazılıdır. İbni Nüceym-i Mısrî, (Eşbah) kitabında, diyor ki: (İbni Hümam’ın (Tahrir) kitabında açıkça bildirdiği üzere, dört mezhepten birine uymayan işin bâtıl olduğu, sözbirliği ile bildirilmiştir.) Büyük âlim Abdülgani Nablüsî (Hulasat-üt-tahkik) kitabında, İbni Hümam’ın bu yazısını bildirerek, (Bundan anlaşılıyor ki, dört mezhepten başkasını taklit etmek caiz değildir. Bugün, Muhammed aleyhisselamın dinine uymak, yalnız bu dört mezhepten birini taklit etmekle olur. (Faideli Bilgiler – Din adamı bölücü olmaz kısmı)

Bugün dört hak mezhepten birine uymayan, bid'at ehli olup Cehenneme gider. (Tahtâvî)

Mezhepsiz, hak bâtıl her mezhebe aynı açıdan bakan, aklına göre bu doğru diyen sapık demektir.

3- Ehl-i sünnet âlimlerinin icma hâline gelmiş bir hükmünü kabul etmeyenin Ehl-i sünnet olmadığı pek açıktır. (Zina edene fâsık denmez) demesinin, Ehl-i sünnette yeri yoktur. Ehl-i sünnet olmayanların yazılarına da zaten itibar edilmez.

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.