logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
Akraba olma şerefi
Âlemlerin uyarıcısı
Bu zat kimdir?
Çok evlenmesi
Dedeleri mümindi
Efendimizi tanımak
Ehl-i beyt
Gelecekten haber
Genel bir bela
Hilye-i Saadet
İslam peygamberi
Kelam-ı ilahi
Kur’anı açıkladı
Mirac mucizesi
Mucize ve Keramet
Mucizeleri
Nebi ve resul nedir?
Peygamber düşmanlığı
Peygamberimizin ırkı
Peygamberlik iddiası
Resule tâbi olmak
Resulullah sevgisi
Resulullah Ümmi idi
Resulullaha mahsus
Resulullahı tasdik
Resulullahın duaları
Resulullahın soyu
Rüyada görmek
Sakal-ı şerif
Salevat getirmek
Sen olmasaydın
Şefaati
Üç vazifesi
Üstünlüğü
Vedâ Hutbesi
+Maddeli Hadisler
+Resulullahı övmek
+Resulullahın hayatı
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Peygamber efendimizin şefaati

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

İmanını muhafaza ederek ölen herkes şefaate kavuşacaktır. Duha suresinin (Elbette Rabbin sana [şefaat hakkı ve pek çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın) mealindeki beşinci âyet-i kerimenin tefsirinde Resulullah efendimiz (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı olmam) buyurdu. Şefaate kavuşabilmek için de imanlı ölmek şarttır. İmanlı ölenler de ebedi kurtuluşa kavuşmuş demektir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamette şefaat edeceğim. Ya Rabbi, kalbinde hardal zerresi kadar iman olanları Cennete koy diyeceğim. Bunlar Cennete girecekler. Sonra, kalbinde az bir şey olanlara, Cennete girin diyeceğim.) [Buhari]

(Ahirette ilk şefaat eden ve şefaati kabul olan ben olacağım.) [İbni Mace]

(Ümmetimden, şirk üzere ölmeyen herkese Allah’ın izni ile şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]

(Kıyamet günü en önce ben şefaat edeceğim.) [Müslim]

(Her peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duası vardır. Ben duamı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) [Buhari]

(Benden önce hiçbir peygambere verilmeyen beş şeyden biri şefaattir. Şirk üzere ölmeyen [imanla ölen] herkese şefaat edeceğim.) [Bezzar]

(Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.) [İmam-ı Ahmed, Nesai]

Peygamber efendimiz, günahkârlara şefaat edeceğini bildirince, Hazret-i Ebüdderda, (İmanı olan hırsız ve zâniler de şefaate kavuşacak mı) diye sual etti, (Evet, onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib)

(Günahı çok olanlara şefaat edeceğim.) [Hatib]

(Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim.)
[Deylemi]

(Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim.)
[Taberani]

(Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.)
[Buhari]

(Şefaatime inanmayan kimse, ona kavuşamaz.)
[Şir’a]

(Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.)
[Tirmizi]

(Ümmetimden geri kalan olur korkusu ile Cennete girdiğim halde tahtıma oturmam. Allahü teâlâya, "Ya Rabbi ümmetim ümmetim" derim. Rabbim "Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?" buyurur. Ben de "Ya Rabbi onların hesaplarını çabuk gör, sıkıntıdan kurtulsunlar" derim. Cehennemliklerin listesi bana verilir. Onlara şefaat ederim. Hatta Cehennem hazini Malik "Ümmetinden cezalanacak kimse bırakmadın" der.) [Beyheki, Taberani]

(Rabbin sana [ahirette çeşitli nimetler, şefaat izni] verecek, sen de hoşnut, razı olacaksın) mealindeki Duha suresi beşinci âyet-i kerimesi inince, Resulullah efendimizin, (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı oldum demem) diye söylediği tefsirlerde bildirilmiştir. (Tibyan)

Şefaat kime haram?

Sual: Peygamber efendimizin, zina ve içki gibi büyük günah işleyenlere de şefaat edeceğine dair hadisleri vardır, fakat (Sünnetimi terk edene şefaatim haramdır) buyuruyor. Sünneti terk etmek, zinadan ve içki içmekten de mi daha büyük günahtır? Bazı hocalar da, (Büyük günah olmasına rağmen, farzı terk edene şefaat vardır, fakat sünneti terk edene şefaat yoktur) diyorlar. Farz namazı kılmayarak büyük günah işleyene şefaat var da, niye sünnet namazı kılmayana şefaat yoktur?
CEVAP
Yanlış söylüyorlar. Her çeşit büyük günah işleyene şefaat vardır. Sünnetleri terk etmek büyük günah da değildir. Sağdan başlamak, camiye sağ ayakla girmek, tuvalete sol ayakla girmek, sakal bırakmak, sarık sarmak gibi birçok sünnet vardır. Bu sünnetleri terk etmek günah olmadığı için, günah olmazsa, şefaat de söz konusu değildir. Çünkü (Büyük günahı olmayanın şefaate ihtiyacı yoktur) buyurulduğu Tirmizi’de bildirilmektedir.

Şefaat büyük günahlar içindir. O hadis-i şerifte bildirilen sünnetten kasıt İslamiyet’tir. Yani (İslamiyet’i terk edenlere şefaat etmem) demektir. (Şerh-i hadis-i erbain, Şir’a)

İslamiyet’i terk eden kâfirdir. Kâfire şefaat olmaz. İmanı olan ne kadar büyük günah işlerse işlesin şefaate kavuşur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenler içindir.) [Nesai, Tirmizi, ibni Mace, Ebu Davud]

(Büyük günah işleyip imanla ölen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]

(Her peygamberin müstecab [makbul] bir duası vardır. Her peygamber o duasını dünyada iken yaptı. Ben ise bu duamı ümmetime şefaat etmek için saklıyorum. Kıyamette ümmetimden şirk üzere ölmeyen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim, Tirmizi, Muvatta]

(Ben şefaatimi ümmetimden büyük günah işleyenlere sakladım. Siz o şefaatin, takva ehli ve itaatkâr kimseler için olduğunu mu sanıyorsunuz? Benim şefaatim günahla kirlenmiş müminler içindir.) [İhya]

Herhangi bir sünneti işlemeyene şefaat yoktur demek, yukarıda bildirildiği gibi dinimize aykırıdır. Nakli esas almayanların sözüne itibar etmemelidir.

Şefaati inkâr etmek

Sual: Ünlü sapıklardan biri, (Şefaat ya Resulallah demek şirktir, çünkü hiçbir peygamber şefaat edemez. Allah’ın izin verdiği meleklerden başkası şefaat edemez) diyor. Hâlbuki Vehhabiler bile artık şefaati inkâr etmiyorlar. Melekler şefaat eder de, onlardan daha üstün olan peygamberler niye şefaat etmesin ki?
CEVAP
Şefaat hakkında birçok âyet-i kerime vardır. Niye Allahü teâlâ bu kadar çok âyet bildirmiştir? (Sadece melekler şefaat eder, başkası şefaat edemez) diyemez miydi? Önce şefaat hakkındaki âyet-i kerime meallerine bakalım:
(O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]
(Bu âyette, Allahü teâlânın izin verdikleri şefaat edecek, başkaları edemez diye açıkça yazıyor. Burada sadece melekler şefaat edecek denmiyor.)

(Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]
(Bu âyette de aynı şeyler bildiriliyor. Meleklerden başkası şefaat edemez denmiyor. Eğer başkaları şefaat edemeseydi, hâşâ Allah bunu bildirmez miydi?)

(Allah’ı bırakıp da, taptıkları putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86]
(Putlar şefaat edemez deniyor. Ama hak yoldakilerin şefaat edeceği bu âyette de açıkça bildiriliyor. Sadece melekler denmiyor.)

(Allah, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez, şefaati fayda vermez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekleyenler, şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23]
(Allah’ın izin verdikleri şefaat eder deniyor. Sadece melekler denmiyor.)

(Onlar, Onun [Allah’ın] rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28] (Şefaat yetkisine sahip olanlar bile, ancak Allah’ın hoşnut olduğu kimselere şefaat edebilirler. Sadece melekler denmiyor.)

(Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]
(Görüldüğü gibi melekler de ancak, Allah’ın hoşnut olduğu kimselere şefaat edebiliyor, Allahü teâlâ kâfirlerden hoşnut olmadığı için onlara şefaat yoktur.)

(Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bekara 255]
(Bu âyet de Allah’ın izni ile şefaat edileceğini gösteriyor. Sadece melekler denmiyor.)

(Allah’ın izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz.) [Yunus 3]
(Burada da şefaat hakkı ancak Allah’ın iznine bağlıdır. Sadece melekler denmiyor.)

(Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44] (Demek ki, Peygamberler, âlimler ve şehitler gibi çok şefaat edecek kimseler vardır ki, hepsinin şefaat etmeleri de Allahü teâlânın iznine bağlıdır.)

Kâfirlere şefaatçi olmadığını ve putların şefaat edemeyeceğini gösteren âyetleri ehl-i bid’at, Müslümanlara yüklemeye çalışıyorlar, (Peygamberler de şefaat edemez) diyorlar. Şefaate sadece iman ehli kavuşacak, kâfirler şefaatten mahrum kalacaklardır. İki âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Artık şefaat edicilerin [peygamberlerin, meleklerin, salihlerin, şehidlerin ve diğer şefaat edeceklerin] şefaati, onlara [kâfirlere] fayda vermez.) [Müddesir 48]

(O gün zalimler [kâfirler] için, ne müşfik bir dost, ne de sözü dinlenecek şefaatçi vardır.) [Mümin 18]
(Âyette zalimlere yani kâfirlere şefaat yok deniliyor, müminlere denmiyor ki. Müminler için de yoktur demek, Kur’anı değiştirmeye kalkmak demektir.)

(Kâfir için dost ve şefaatçi yok) demek, (Müminler için dost ve şefaatçi var) demektir.

Kur'anı kerimi en iyi anlayan Peygamber efendimizdir. Şefaat hakkında birçok hadis-i şerifi vardır. Bazıları şöyledir:
(Kıyamette ilk şefaat eden ben olacağım.) [Müslim]

(Bütün peygamberler şefaat edecektir.) [Buhari]

(Kıyamette peygamberler, sonra âlimler ve şehidler şefaat eder.) [İbni Mace, Deylemi]

(Kıyamette Âdem aleyhisselam bir milyar insana şefaat eder.) [Taberani]

(Akraba, emanete riayet eden, Peygamberiniz ve din kardeşleriniz şefaat eder.) [Deylemi]

(Yemin ederim ki, Osman, 70 bin kişiye şefaat edip, Cehenneme gitmekten kurtarır.) [İ. Asakir]

(Kıyamette abid Cennete girer, âlim ise halka şefaat için bekler.) [İ. Maverdi]

(İmamlarınız şefaatçilerinizdir.) [Darekutni]

(Hacı, yakınlarından 400 kişiye şefaat eder.) [Ramuz]

(Allah indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne peygamber, ne melek, ne de başkası.) [Taberani]

(Kur'an okuyun! Çünkü kıyamette şefaat eder.) [Müslim]

(Kur’an, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.) [Müslim]

(Kıyamette Allahü teâlâ, “Melekler, peygamberler ve salihler şefaatlerini yaptılar. Bundan sonra benim büyük rahmetim kaldı” buyurur.) [Buhari]

Görüldüğü gibi peygamberler de şefaat edecektir. Ancak şefaatler farklıdır. Akrabamızın veya bir hacının şefaati peygamberlerinki gibi şümullü olmaz. Peygamberlerin şefaati de Peygamber efendimizin şefaati gibi olmaz. Hepsi derece derecedir.

Bütün müfessirler, muhaddisler ve fakihler gibi, dört mezhebin imamları da şefaatin hak olduğunu bildirmişlerdir. Bütün âlimlerin en büyüğü olan İmam-ı a’zam hazretleri, (Peygamberler, âlimler ve salihler, günahkârlara şefaat edecektir) buyurdu. (Fıkh-ı ekber)

Başta Peygamber efendimiz olmak üzere bütün âlimler, (Şefaat vardır, şefaat haktır, Peygamberler ve âlimler, şahitler şefaat edecektir) buyururken, şefaati inkâr eden sapıklara inanmak ahmaklık olur.

Şefaat inkâr edilemez

Sual: Asr-ı saadetten bu yana binlerce Ehl-i sünnet âlimi geldi. Dört hak mezhepten birine mensup hiçbir İslam âlimi şefaati inkâr etmemiştir. Hattâ Vehhabiler bile, önceleri inkâr ederken, bugün onlar da şefaatin hak olduğunu tasdik ediyorlar. Fakat yeni türeyen bazı mezhepsizler, şefaati inkâr ediyorlar. Bunlar âyetlere, hadislere ve bütün İslam âlimlerine nasıl karşı geliyorlar? İmam-ı a’zam hazretleri, dört hak mezhebin imamları ve Ehl-i sünnet âlimlerden şefaati inkâr eden tek bir kişi var mıdır?
CEVAP
Hayır, Ehl-i sünnet olup da şefaati inkâr eden tek bir âlim yoktur. Olması da mümkün değildir. Bütün müfessirler, muhaddisler ve fakihler gibi, dört mezhep imamı da şefaatin hak olduğunu bildirmişlerdir. Bütün âlimlerin en büyüğü olan İmam-ı a’zam hazretleri, (Peygamberler, âlimler ve salihler, günahkârlara şefaat edecektir) buyurdu. (Fıkh-ı ekber)

Günümüzün mezhepsizleri, Vehhabiliği de, Mutezile’yi de sapıklıkta geride bıraktılar. Bütün fıkıh kitaplarında şefaati inkâr eden imamın arkasında namaz kılınmasının caiz olmadığı bildirilmiştir.

Şefaati inkâr eden imamın arkasında namaz kılmak caiz değildir. (Halebî)

Şefaati, kiramen kâtibin meleklerini veya rü’yetullahı, inkâr edenin arkasında namaz kılmak caiz olmaz. Çünkü o küfür üzeredir. (Nimet-i İslam)

Milel-Nihal kitabında, (Resulullah’ın şefaat edeceğine, kiramen kâtibin meleklerine ve Cennetteki rü’yete inanmayan imamın arkasında namaz kılınmayacağı Hülasa’da yazılıdır) diyor. (S. Ebediyye)

Şefaat, günahkârların affı için aracılık edip onları kurtarmak için Allah'a yalvarmaktır.

Din kitaplarında bildirildiğine göre, Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” şefaati şöyle olacak:
1- Mahşerde bekleme azabından kurtaracaktır. (Makam-ı Mahmud şefaati)

2- Çok kimseyi hesapsız Cennete sokacaktır.

3- Günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkaracaktır.

4- Sevabı ve günahı eşit olup, A’raf’ta bekleyenleri Cennete koyacaktır.

5- Cennettekilerin derecelerinin yükselmesine şefaat edecektir. (İtikadname, Berika, Şir’a şerhi)

Cehennemde kâfirlerin azabı hiç hafiflemeyecektir. Ancak bazı istisnalar vardır. Mesela şefaatle Cehennemdeki bazı kâfirlerin azabı hafifleyecektir. (Berika)

Resulullah, şefaat etmeden hiçbir peygamber şefaat etmeyecektir. Onun şefaatinden sonra Allahü teâlâ, diğer enbiyaya, evliyaya, sülehaya, şühedaya ve sıddıklara şefaat etmeleri için izin verecektir. Ravdatü'l-ulemâ'da böyle bildiriliyor. (Şir’a şerhi)

Şefaatle ilgili hadis-i şerif şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Yüz Müslüman, bir ölüye şefaat edip cenaze namazını kılarsa, şefaatleri kabul edilir ve ölü mağfiret olur.) [Müslim, Tirmizî, Nesaî, İ. Ahmed, Beyhekî] (Bu hadis-i şerif, dünyada bile ölüye şefaatin olduğunu bildirmektedir.)

(Şirkten uzak kırk mümin, bir Müslümanın cenaze namazını kılarsa, Allahü teâlâ, muhakkak o müminlerin şefaatlerini kabul ederek, o ölüyü affeder.) [Müslim, Ebu Davud] (Bu hadis-i şerif de, ölülere şefaat ederek dua etmenin önemini bildirmektedir.)

(Gariplere ikram edin! Zira kıyamette onların şefaat hakkı vardır. Belki onların şefaatiyle kurtulursunuz.) [Ebu Nuaym] (Gariplerin de şefaat edeceği bildiriliyor.)

(Yemin ederim ki, Osman, cehennemlik olan 70 bin kişiye şefaat edip, onları kurtarır.) [İ. Asakir] (Bu şefaat de, Allah indindeki yüksek derecesini göstermektedir.)

(Rabbim ümmetimin yarısının Cennete konulmasıyla şefaat arasında beni muhayyer kıldı. Ben şefaati seçtim. Allah’a ortak koşmadan ölen her mümine şefaat edeceğim.) [Tirmizî, İbni Mace, Taberanî] (Şefaatle daha çok kimse Cehennemden ve sıkıntılardan kurtarılacağı için şefaati tercih etmiştir.)

(Cehenneme girenlerin affı için Allah’a secde ederim. O zaman “Başını kaldır, şefaatin kabul olundu” denilir.) [Taberanî] (Resulullah'ın şefaatinin yani duasının kabul olması kadar normal ne olabilir? Bunu inkâr etmekle Resulullah'ın kadrini kim düşürebilir?)

(Kıyamette Allahü teâlâ, “Melekler, peygamberler ve salihler şefaatlerini yaptılar. Bundan sonra benim büyük rahmetim kaldı” buyurur.) [Buharî]

Allahü teâlâ, yapılan bütün şefaatlerden sonra, daha çok kimseyi affedecektir. Başka bir hadis-i şerifte, (Kıyamette Allahü teâlâ, hiç kimsenin hatırına hayaline gelmeyecek şekilde müminleri affedecek, öyle çok mağfiret edecek ki, İblis bile acaba ben de affolacak mıyım diye başını kaldıracaktır) buyuruluyor. (Beyhekî)

Şefaat hakkında birkaç âyet-i kerime de bildirelim:
(Onların Allah’ı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.) [Zuhruf 86] (Putların şefaat edemeyeceği bildiriliyor. Buradan peygamberlerin, âlimlerin, şehitlerin şefaat edemeyeceği manâsı çıkarılamaz. Üstelik hak dine inananların şefaat edeceği bildirilmektedir.)

(Allah, şefaat edene ve şefaat edilene izin vermedikçe, hiç kimse şefaat edemez, şefaati fayda vermez. Kalblerindeki müthiş korku giderilince, [şefaat bekleyenler, şefaat edenlere] “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” diye soracaklar. Onlar [şefaat edenler] ise, “Hak olanı buyurdu [şefaate izin verdi]” diyecekler.) [Sebe 23] (Bu âyet-i kerime de şefaatin hak olduğunu bildiriyor.)

(Sadece Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat etmesi için izin verilen, göklerde nice melekler vardır.) [Necm 26]

Demek ki, melekler de şefaat edecektir. Bir hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselamın şefaatiyle ümmetimden imanlı bir kişi kalmayıncaya kadar hepsini Cehennemden çıkaracaktır) buyuruldu. Ravda'da böyle diyor. (Şir’a şerhi)

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.