logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
Osman Gazi
Orhan Gazi
Birinci Murad Han
Birinci Bayezid Han
Çelebi Mehmed Han
İkinci Murad Han
Fatih Sultan Mehmed
İkinci Bayezid Han
Birinci Selim Han
Birinci Süleyman Han
İkinci Selim Han
Üçüncü Murad Han
Üçüncü Mehmed Han
Birinci Ahmed Han
Birinci Mustafa Han
Genç Osman
Dördüncü Murad Han
İbrahim Han
Dördüncü Mehmed Han
İkinci Süleyman Han
İkinci Ahmed Han
İkinci Mustafa Han
Üçüncü Ahmed Han
Birinci Mahmud Han
Üçüncü Osman Han
Üçüncü Mustafa Han
I. Abdülhamid Han
Üçüncü Selim Han
Dördüncü Mustafa Han
İkinci Mahmud Han
Abdülmecid Han
Abdülaziz Han
Beşinci Murad Han
II. Abdülhamid Han
Mehmed Reşad Han
Vahideddin Han
+Osmanlıyı tanımak
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

Üçüncü Mustafa Han

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Osmanlı padişahlarının yirmi altıncısı ve İslam halifelerinin doksan birincisidir.
Sultan üçüncü Ahmed’in oğlu, üçüncü Selim hanın babasıdır. 1717 de doğup, 1774 de vefat etti. 1757 de halife oldu. Yaptırmış olduğu Laleli camiinin yanındaki türbededir. Dört kerimesi ile iki oğlu da buradadır. Fatih camiini yeniden yaptırdı. Çakmakçılar yokuşunda kendi adında bir camii vardır. 1759 da Kadıköy İskele camiini yaptırdı. 1763 de Paşabahçe İncirliköy camiini yaptırdı. Üsküdar’da Ayazma camiini de 1760 da yaptırmıştır.

Üçüncü Mustafa Han, çalışkan ve azim sahibiydi. Devlet işlerini iyi takip ederek, mali ve askeri sahalarda ıslahatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları sulh ve sükun içinde geçti. İlk sadrazamı Koca Ragıb paşayı tahta çıkışından vefatına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyan eden (1756-1763) ''Yedi Yıl Harbleri''nde müttefiklerden her biri Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa ittifaklarına katılmaları halinde, siyasi, askeri ve mali vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle takip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sahiplerinin menfaatkâr ve planlı hareketlerini yerinde teşhis edip, onları ustalıkla oyaladılar.

Süratle ordunun, donanmanın techizine ve yenilenmesine, maliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. Tophane ıslah edilerek yeni toplar döktürüldü. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdafaası için boğaz içindeki kalelerin planlarının tanzimiyle Hasköy'de yeni bir top dökümhanesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tadili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Avrupa'da Yedi Yıl Harpleri bitip, iki ayrı ittifaktan olmalarına rağmen, Prusya ve Rusya'nın antlaşmasıyla, Lehistan paylaşıldı. Rus işgal ve zulmüne karşı hürriyet ve istiklalin vazgeçilmez savunucusu Osmanlı Devletinden yardım isteyen Leh milliyetçileri (Polonezk) Osmanlı hududundan geçerek Balta'ya sığındılar. Bunları, Rus ordusunun takip etmesi ve tecavüz ettikleri topraklarda Lehlilerle beraber Osmanlı ahalisini de kılıçtan geçirip, kasabayı yakıp yıkmaları 18 Eylül 1739 da Belgrad'da kabul edilen süresiz Osmanlı-Avusturya-Rusya Antlaşmasının bozulmasına sebep oldu.

Osmanlı Devletinin hükümdarlık hakkını korumak, Rusya'nın Lehistan'a yerleşmesine engel olmak ve sahte beyanatlarla Lehistan işgalini dünya kamuoyunda geçiştirmeye çalışıp dostu Kont Stanislaw Doniatowski vasıtasıyla Balta da zulüm yaptıran Rus Çariçesi İkinci Katerina'ya haddini bildirmek için toplanan divanda Rusya'ya sefer için karar verildi. 8 Ekim 1768 de Rusya'ya savaş açıldı. Rusya'da bulunan Osmanlı ticaret heyetinin iadesi için İstanbul'daki Rus sefiri Obreskoff Yedikule'de hapsedildi. Osmanlı Devletine tâbi Kırım Hanı Kırım-Giray'ın orduları 1769 Şubatında Güney Rusya'ya girerek Rusları yendi ve yüz binden çok esir alarak, döndü. Tarihte ahlaksızlığı ile meşhur olan Çariçe Katerina Kırım-Giray Hanı, Bahçesaray şehrinde saray hekimi olan bir Rum doktoru vasıtası ile zehirleterek öldürttü. 27 Mart 1769 da serdar-ı ekrem vazifesiyle Rus seferine çıkan Sadrazam Yağlıkçızade Mehmed Emin paşa, 1 Mayıs 1769 da ilk Hotin Zaferini kazandı.

Lehistan'ı himaye için girişilen savaşta Birinci Hotin Zaferinin ardından tekrar saldıran Ruslara karşı 12 Ağustos 1769 da Hotin'de ikinci bir zafer daha kazanıldı. Yağlıkçızade'den sonra sadrazamlığa getirilen Moldovanlı Ali paşa, Rus seferine serdar tayin edildi. Ali paşa, Turla Nehrinden orduyu geçirirken köprünün yıkılmasıyla büyük bir facia meydana geldi. Ayrıca yeniçerilerin artan itaatsizliği ile muharebelerden kaçması, ateşli silahların gereği gibi kullanılmamasından, Rus orduları Kırım Hanlığı topraklarına ve Romanya'ya girdi. 21 Eylül 1769 da Hotin Rusların işgaline uğradı. İngiltere ve Fransa'nın askeri yardım ve siyasi desteğiyle, Baltık Denizinden gönderilen Rus Donanması Cebelitarık Boğazını geçerek Akdeniz'e girdi. Bununla, Çar Deli Petro (1682-1725) tarafından sistemleştirilen sıcak denizlere inme projesi Batıdan da destek ve yardım görmüş oldu.

Bir Osmanlı ülkesi olan Mora Yarımadasında ortodoksluğun hamisi rolüyle slavlık propagandası yapan Rus donanmasındaki subaylar, Koron, Modon, Navarin, Patras, Anabolu, Tripoliçe, Kalamota ve Isparta'da asi Rumlar ile işbirliğine girerek, buradaki Müslüman ahaliye müttefikleri Avrupa devletlerince de tepki gören vahşice katliamlar yaptırdılar. Bunun üzerine Mora Serdarlığına tayin edilen Kaptan-ı Derya Mandalzade Hüsameddin paşanın Mora çıkartmasıyla Rumlar geri çekilip, yetmiş bin kişilik Maynot-Rum ordusu, Tripoliçe'de 9 nisan 1770 de bozuldu. Hüsameddin paşaya ''Mora Fatihi'' ünvanı verilip, bölgedeki asiler temizlendi. Ruslar geri çekildi.

Akdeniz'deki Rus donanması, Osmanlılar tarafından devamlı taciz edildiyse de fırsatlardan istifade eden Ruslar, İngiliz subaylarının da yardımı ile Çeşme limanındaki Osmanlı donanmasını yaktılar.
Osmanlı donanması yanarak imha olunca İngiliz amirali ve Rus donanma komutanı, Boğazları tehdit etmek istediler. Fakat tahkim ve müdafaadan ürküp, cesaret edemediler. Çeşme faciasından sonra, Tuna boyundaki Kartal ovasında bulunan Osmanlı ordusu Yeniçerilerin itaatsizliği yüzünden 1 Ağustos 1770 de bozguna uğradı. 1771 yazında Kırım'ın işgalinden başka General Tatloben idaresindeki Rus ordusu Ahıska bölgesinde bozguna uğrayıp, geri çekildi.

2 Ağustos 1771 de Özü (Kırım), 12 Eylül 1771 de Yerköyü (Romanya), 29 Haziran 1773 de Varna (Bulgaristan), zaferleri kazanıldı. Sultan Üçüncü Mustafa Han, beş yıldan beri devam eden Rus seferini neticelendirmek için hazırlanırken, 21 Ocak 1774 de vefat etti.

1768-1774 Osmanlı-Rus Harbi, Birinci Abdülhamid Han devrinde, zafer kazanılmasına bakılmaksızın, 21 Temmuz 1774 de imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla aleyhte neticelendi. Üçüncü Mustafa Han devrinde, Osmanlı ülkesi içeride sulh ve sükun içindeydi. 22 Mayıs 1766 İstanbul zelzelesinden başka tabii afet olmadı. Osmanlı Rus Harbi esnasında, Mısır'da Kölemenli Cin Ali Beyin Suriye, Filistin ve Arabistan'daki isyanı, 1 Mayıs 1773 de Salihiyye'de mağlubiyetiyle bastırıldı. Balkanlarda Rus yayılma siyasetinde ortodoksluğun hamisi rolüyle Mora'da Slavlık propagandası yapılıp, isyan çıkarıldı. Kısa zamanda bastırılıp, Osmanlı ordusunun 9 nisan 1770 zaferiyle neticelendirilerek, bölgede sulh ve sükun sağlandı. Dış politikada, devletlerin büyük menfaatleri karşılığı teklif ettikleri siyasi ve askeri ittifaklar kabul edilmedi. Osmanlı-Rus Harbinde de görüldüğü gibi ittifak tekliflerinin samimiyetsizce ve menfaatkâr olduğu meydana çıktı.

Lehistan (Polonya) milliyetçilerinin ''Türk atları Vistül'de sulanmadıkça Polonyalılara hürriyet yok” sözü Osmanlılardan yardım istemelerinden kalmıştır.

Bütün Osmanlı sultanları gibi yüksek din ve fen ilimlerinde devrin en iyi hocalarından ders görerek yetiştirilen Üçüncü Mustafa Han, dindar, adil, çalışkan, azimli hamiyetli, metin, hassas ve ilme, âlimlere hürmetkârdı. Devrin âlimleri seviyesinde ilmi vardı. Güzel konuşur ve yazardı. Çok kitap okurdu. Dış ülkelerden yazılmış kitapları da getirtir, incelerdi. Doğu ve Batı kültürüne vakıftı. Yapılan icraatları bizzat yerinde kontrol ederdi. Askeri ve donanmayı teftiş etmeyi, tebdil gezmek, ata binmek, avlanmak ve gezi yapmayı severdi. Askeri, idari ve mali birçok ıslahatlarda bulundu. Çok hayırseverdi. Âlimlere ve ahaliye cömertçe ihsanlarda bulunurdu. Süveyş'te kanal açmak, Sakarya Nehrini, Sapanca Gölü üzerinden İzmit Körfezine bağlamak gibi düşünceleri vardı.

Birçok hayır müessesesi, askeri ve sivil eser yaptırdı. 1773 de Deniz Harp Okulunun temelini teşkil eden Mühendishane'i Bahr-i Hümayun ve teknik üniversite mahiyetindeki Mühendishane-i Berr-i Hümayun açıldı. Zamanında Tüfeklere süngü takıldı. Islahatçı bir hükümdar olan Üçüncü Mustafa Hanın icraatlarını oğlu Üçüncü Selim Han devam ettirdi.

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.