logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
32 ve 54 farz
Ahiret gününe iman
Allah'a ulaşmak
Amel ve iman
Aşırı dincilik
Çin fağfuru
Çoğunluğa uymak
Din adına dinsizlik
Dindarlık azalırsa
Dinde kolaylık var
Dinde on esas
Dinde zorlama yoktur
Dinimiz ve adalet
Dinimiz ve kölelik
Dinimizde temizlik
Dinsiz felsefeciler
Doğru iman
Doğru yolu bulmak
Ehl-i kıble kimdir?
Ehl-i kitabın durumu
Ehl-i sünnet itikadı
Elbette müminim
Emali kasidesi
En büyük günah
Fetret ne demektir?
Gaybı kim bilir?
Gayrimüslim şehit
Geri kalış nedenleri
Gericilik
Günahlar örtülecek
Hak Yoldakiler
Harac ve zaruret
Hazret-i Mehdi
Hidayet nedir?
Hoşgörü ne demektir?
Hubbi - Buğdi fillâh
Irkçılık nedir
İman azalıp çoğalmaz
İman için araştırmak
İman nedir?
İman ve akıl
İman ve İslam
İman-İslam farklı mı
İmanın alameti
İmanın kısımları
İmanın zirvesi
İnsan ölünce
İrtica nedir?
İslam hayranlığı
İslamiyet'i yıkmak
Kâfire kâfir demek
Kâfirlere benzemek
Kavil ve fetva nedir
Kelime-i şehadet
Kelime-i tevhid
Kitaplara iman
Müftünün sözü
Müslüman olmak
Niyetin önemi
O Müslümansa...
Orta yolda olmalı
Onlara uymadıkça
Resule uyun emri
Rızkı düşünmek
Secdenin önemi
Seyyidlere hürmet
Tahkiki iman
Tanrı var diyen biri
Vaazı uzatmak
Yayın vasıtaları
Yeni Müslüman olan
Zikir nedir?
Zina
Zor asırlar
+Aklın dindeki yeri
+Dinimiz ve Fen
+Emr-i maruf
+Felsefe nedir
+Günah işleyenler
+Günah ve Günahkâr
Azap âyetleri
Başkalarının günahı
Büyük-küçük günahlar
Çeşitli sorular
Çirkin günahlar
En büyük günah
En kötü şeyler
Farzlardan bazıları
Günah günahı çeker
Günah ve iman
Günah ve sevgi
Günaha iyi denmez
Günaha önem vermemek
Günahkâra şefaat
Günahkârın ibadeti
Günahta ısrar nedir
Günahtan kaçmak
Haram ve iyi niyet
Haramdan kaçmak
Haramlardan bazıları
Her şey günah mı?
İçki zinadan kötüdür
İyilik ve kötülük
Kalb ile işlenenler
Kulun vazifesi
Mekruh işlemek
Sarhoş etseydi
Unutmak özürdür
Vacib olan işler
Vücut emaneti
Ya hep ya hiç
Yaldızlı necaset
Yanlış fetva vermek
Zaruret ve haram
+İbadetlerimiz
+Kabir hayatı
+Kabir Ziyareti
+Kaza - Kadere iman
+Kıyamet alametleri
+Kıyamet günü
+Meleklere iman
+Nefs ve kalb
+Ölüme hazırlanmak
+Peygamberlere iman
+Ruh ölmez
+Sebeplere yapışmak
+Şefaat vardır
+Şirk ve Küfür
+Tek Hak Din
+Tevbe etmenin önemi
+Vehbi ilim ve ilham
+Vesvese
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı

Yanlış fetva vermek

Sual: Dinî suallere yanlış cevap vermenin vebali nedir?
CEVAP
Bunun vebali çok büyüktür. Harama helal veya helale haram diyen küfre girer. Müctehid olmayanın, Kur’an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden anladığına göre fetva vermesi caiz değildir. Çünkü âyet ve hadislerden dört mezhebin müctehidleri, farklı hükümler çıkarmıştır. Onun için herkes, kendi mezhebine uymalı, kendi mezhebindeki âlimlerin verdiği fetvaları bildirmelidir. Bilmeden, kitaba bakmadan, caizdir veya caiz değildir demekten çok sakınmalı! Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Fetva vermeye en cüretli olanınız, ateşe girmeye en cüretli olanınızdır.) [Darimi]

Haramdan korkmayan cahildir. Nitekim (Cahil, cüretkâr olur), yani, (Cahil, günah işlemekten korkmaz) denmiştir. Yanlış fetva vermek büyük günahtır. Bir hadis-i şerif meali:
(Bilmeden fetva verene, yerdeki ve gökteki melekler lanet ederler.) [İ. Lal, İ. Asakir]

(Cehennemde zebaniler, günahkâr hâfıza, puta tapandan daha çok azap yapar; çünkü bilerek yapılan günah, bilmeden yapılan günahtan daha kötüdür.) [Taberani]

(Ümmetim, kötü âlimler, cahil abidler yüzünden helak olur. Kötülerin en kötüsü kötü âlimlerdir. İyilerin en iyisi de iyi âlimlerdir.)
[Darimi]

(Sizin için Deccalden daha çok, sapık imamlardan korkuyorum.)
[İ. Ahmed]

Kendine sual sorulan, bilmiyorsa, "bilmiyorum, kitaplara bakayım, bulursam söylerim" demeli! Bilmiyorum demek ilimdendir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Üzeyrin ve Zülkarneynin Peygamber olup olmadığını bilmiyorum. Hazret-i Cebrail gelinceye kadar, oturulacak yerlerin en iyisi ve en kötüsünün ne olduğunu soranlara "bilmiyorum" dedim. Cebrail de, "bilmiyorum" dedi. Nihayet Allahü teâlâ bildirdi ki, "Oturulacak yerlerin en iyisi camiler, en kötüsü de sokaklardır.") [Ebu Davud]

(Bilmiyorum demek de ilimdendir.)
[İbni Mace]

(Âlimim diyen cahildir.) [Taberani]

(Ahir zamanda, âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil ve sapık din adamları, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, doğru yoldan saptırırlar.)
[Buhari]

(Ümmetim, kötü din görevlilerinden çok zarar görecektir.)
[Hakim]

(Ehli olmadan yanlış fetva veren, hainlik etmiş olur.) [Ebu Davud, Hakim]

(Allahü teâlâ, âlimleri almak suretiyle ilmi ortadan kaldırır. Âlim kalmayınca da, cahiller bilmeden yanlış fetva verir, hem kendilerini, hem de başkalarını sapıtırlar.)
[Buhari]

Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Bilmem, demek ilmin yarısıdır. Allah rızası için bilmediği bir hususta, susanın aldığı mükafat, bildiği hususta konuşanın aldığı mükafattan az değildir. Çünkü cehaleti kabul etmek nefse çok ağır gelir. (Şabi)

Şeytanı en çok kahreden şey, âlimin "bilmiyorum" demesidir. Şeytan, "Bunun susması benim için, konuşmasından daha zararlı" der. (İbrahim Edhem)

Hakiki âlim, suali cevaplandırırken, kıyamette, "bu cevabı hangi kitapta buldun" diye sorulacağından korkan zattır. (Hakim Nişapuri)

Hazret-i Cabir anlatır:
Yolculukta, arkadaşlarımdan birinin başı yaralandı. Oradakilere sordu:
- Muska yapmak caiz olur mu?
Oradakiler dedi ki:
- Caiz olmaz, başını yıka!
O da başını yıkayınca öldü. Medine’ye gelince, Resulullah efendimize haber verdik. Buyurdu ki:
(Allahü teâlâ, onun ölümüne sebep olanları öldürsün. Bilmediklerini niçin sorup öğrenmediler? Cehlin ilacı, sorup öğrenmektir!) [Mişkat]

Bu zatlar, daha çok bilenlerden sormadan, kendiliklerinden fetva verdikleri için, çok sert sözle karşılaşıp, kendilerine, (Allahü teâlâ, onları öldürsün) buyurulunca, şimdi din adamı geçinen bir kimsenin İslam âlimlerinin kitaplarını okumadan, kendi boş kafası ve kısa görüşü ile Kur'an-ı kerime ve hadis-i şeriflere mana vermeye kalkışmasına, böylece, müslümanların dinlerini, imanlarını bozmasına ne denileceği meydandadır.

Böyle kimseye, din, iman hırsızı demek yerinde olur. Allahü teâlâ, hepimizi böyle din hırsızlarının zararlarından muhafaza buyursun!

Dinini öğrenmek için sual soranlara, cevap vermemenin vebali büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Sual sorulan kimse, bildiği halde cevap vermezse, kıyamet gününde ağzına ateşten bir gem vurulur.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace]

(Âlimin bildiğini söylememesi, cahilin de bilmediğini sormaması helal değildir. Çünkü Allahü teâlâ, "Bilmiyorsanız, ilim ehline sorun" buyuruyor.) [Taberani]

İlmin kıymetini bilmeyene, ilim öğretilmez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İlmi layık olmayana öğreten domuzun boynuna yakut, inci ve altın takana benzer.) [İbni Mace]

(Biz Peygamberler, herkese, seviyesine göre muamele yapmak ve anlayabileceği şekilde hitap etmekle emrolunduk.) [İ. Gazali]

(Aklın almayacağı şeyi söylemek, fitne olur.) [İbni Asakir]

Hazret-i Ali, göğsünü işaret edip, (Burada istediğiniz kadar bilgi vardır. Ancak bunu taşıyabilecek birisi olsa, hepsini ona anlatırım) buyurdu.

Adamın biri bir âlime ince bir mesele sordu. Âlim cevap vermeyince, o kimse dedi ki:
- Sen, (İlmini gizleyene Allahü teâlâ ateşten gem vurur) hadis-i şerifini bilmiyor musun?
- Eğer anlattıklarımı anlayabilecek biri sorar da söylemezsem, o zaman bana gem vurulur.

Kur'an-ı kerimde, (Sefihlere, akılsızlara malınızı vermeyin) buyuruluyor. Mal verilmezse, ilim hiç verilmez. Ona ilim vermek fitneye sebep olur. (İhya)

Fetva vermenin mesuliyeti

Sual: Fetva ne demektir?
CEVAP
Fetva, bir hususun dine uygun olup olmadığını, hangi fıkıh kitabının neresinden alındığını bildiren hüküm demektir. Mehazını göstermeden caiz veya caiz değil demek fetva olmaz.

Fetva veren Müftinin müctehid olması gerekir. Müctehid olmayan kimse müfti yapılırsa, bunun müctehidlerin bildirdiklerini okuyup, öğrenerek bunları söylemesi gerekir. (İbni Hümam)

Müctehid olmayan kimse bir hadis işitince, bu hadisten kendi anladığına uyarak amel edemez. Mezhebindeki müctehidlerin verdiği fetva ile amel etmesi gerekir. (Kifaye)

Cengiz Han, Fatımiler ve hatta Abbasiler zamanında, haramlara caiz diyen müftü adını taşıyan devlet memurları vardı. Bunların yanında bir kısmı da gerçekten İslam müftisi idi. Bir kısmı ise, o zamanki hükümdarın arzusuna göre konuşurlardı. İslam müftileri, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bildiren âlimlerdi. Müftü denilen devlet memurları ise, zaten dini bilmezlerdi. Allahü teâlânın yasak ettiği bir şeyi, hükümdar emretmiş ise, (Bunu yapmak caiz değil) demezlerdi. Yahut bir zalim, Allahü teâlânın emrettiği bir şeyi yapmamış olsa, (Bunu yapmak gerekir) diyemezlerdi. Böylece müslümanları günaha ve büyük felaketlere sürüklemişlerdi. Böyle uydurma fetvaların verildiği zamanlarda, dinini kayıran müslümanlar, âlimlerin yazdığı fıkıh ve ilmihâl kitaplarına uyup dinlerini kurtardılar.

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.