logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
Aksırmak
Davete gitmeli mi?
Esnemek
Geğirmek
İkramı reddetmek
Latife yapmak
Misafirin görevleri
''Nasılsın?'' demek
Oturmanın edebi
Taziye etmek
Teşekkür etmek
Toplumda görgü
Tuvalet adabı
Uyku adabı
Yeme içme adabı
Yolda yürüme şekli
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading
 
Yeme içme adabı

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual:
Yeme içme adabı hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:

Yemeğe başlarken niyet:
Yemeğe başlarken, Allahü teâlâya ibadet etmek, Allahü teâlânın kullarına faydalı olmak, Allahü teâlânın dinini, ebedi saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmelidir.

Yiyip içmenin farzları:
1-
Yediği zaman, doymayı ve içtiği zaman kanmayı, Allahü teâlâdan bilmek.
2- Helalinden yiyip içmek.
3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allahü teâlâya kulluk etmek.
4- Eline geçene kanaat etmek.

Sünnetleri:
1-
Yemeye ve içmeye başlarken, Besmele okumak, [Herkese hatırlatmak için Besmele, yüksek sesle söylenebilir.]
2- Yemeğin sonunda (Elhamdülillah) demek,
3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten evvel el yıkarken, önce gençler, yemekten sonra, önce yaşlılar yıkar.]
4- Sağ elle yiyip içmek.
5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek,
6- Sağ ayağı dikip, sol ayak üstüne oturmak, [Otururken bir şeye dayanmak ve başı açık yemek caizdir.]
7- Yemeğe tuzla başlamak ve yemeği tuzla bitirmek, [Tuzla başlayıp bitirmek şifadır. İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.]
8- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek.
9- Ekmekle karpuz yerken, ekmeği sağ eliyle alıp, sonra karpuzu sol eliyle yemek.
10-
Kapta kalanı sıyırıp, yemek, [Hoşaf, ayran gibi şey artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemesini severdi.]
11- Elini yıkamadan veya bezle silmeden önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak.
12- Yemekten sonra dişleri misvakla veya kürdanla temizlemek. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.]

Müstehabları:
1-
Sofrayı yere kurmak,
2- Elbisesi temiz olarak sofraya oturmak,
3- Arpa ekmeği yemek,
4- Ekmeği elle parçalamak. Ekmek bıçakla kesilebilirse de, bıçakla lokma haline getirilmez. Yemeği başkası için, bir yaşlı için hazırlayan, onun yiyebileceği şekilde lokma haline getirebilir. Pişmiş eti bıçakla kesmemelidir,
5- Ekmek ufaklarını zayi etmemek,
6- Sirke yemek,
7- Lokmayı küçük almak,
8- Lokmayı iyice çiğnemek.

Mekruhları:
1-
Sol eliyle yiyip içmek,
2- Yiyeceği yemeği koklamak,
3- Besmeleyi terk etmek. [Yemek arasında da olsa hatırlayınca Besmele çekmelidir.]
4- Yerken hiç konuşmamak, [Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli şeyler konuşmalıdır.]
5- Tuzluğu, tabağı ekmek üstüne koymak, elini, bıçağı ekmeğe silmek, [Bu ekmek yenirse, mekruh olmaz.]
6- Küflü ekmek, kokmuş yemek ve su mekruhtur.

Haramları:
1-
Doyduğu halde yemeğe devam etmek, [Misafiri varsa, onun yemesine mani olmamak için, yer gibi davranmak gerekir.]
2- Sofrada çalgı, yabancı kadın, içki, kumar ve başka haram şeyler bulundurmak.
3-
Yemekte israf etmek, [Gıda maddelerini, lüzumu kadar ölçerek almalı, ölçüsüz, çok almamalıdır. İsraf olur.]
4- Başkasının malını haksız olarak yerken Besmele çekmek,
5- Ziyafete davetsiz gitmek,
6- Başkasının malını izinsiz yemek,
7- Bedenine hastalık verecek şeyi yemek,
8- Riya ile hazırlanan yemeği yemek,
9- Adadığı şeyi yemek.

Dikkat edilecek diğer hususlar:
1-
Ekmeğin içini yiyip kabuğunu bırakmak, pişkin yerini yiyip, gerisini bırakmak israftır. Kalanı başkası veya hayvan yerse israf olmaz.
2- Yol üstünde, ayakta, yürürken yiyip, içmemelidir.
3- Sağına, soluna, havaya bakmamalı, lokmasına ve önüne bakmalıdır.
4- Yiyip içerken ağzını çok açmamalıdır.
5- Sofrada elini, üstüne, başına sürmemelidir.
6- Öksüreceği ve aksıracağı zaman, başını geriye çevirmelidir.
7- Davette çağırılmadan, sofraya oturmamalıdır.
8- Sofrada herkesten çok yememelidir.
9- Açken de, yavaş yavaş yemelidir.
10- Önce büyükler başlamalıdır.
11- Üçten çok (Ye!) diyerek, kimseye sıkıntı vermemelidir.
12- Ev sahibinin sofraya oturmayıp hizmet etmesi caizdir. Birlikte yediği zaman, misafirleri doymadan, yemekten elini çekmemelidir.
13- Yemekte korkunç ve iğrenç şeyler söylememelidir. Ölümden, hastalıktan, Cehennemden konuşmamalıdır.
14- Misafir, sofraya gelen yemeklere dikkati çekecek şekilde bakmamalıdır.
15- Bir lokmayı yutmadan önce, ikinciyi eline almamalıdır.
16- Yemek arasında, bir şey için, hatta namaz için, sofradan kalkmamalıdır. Namazı önce kılmalıdır. Eğer, hazırlanmış yemekler soğuyacak veya bozulacaksa ve namaz vakti, yemekten sonra kılmaya elverişliyse, namazdan önce yemelidir.
17- Yemek kaldırıldıktan sonra, sofradan kalkmalıdır.
18- Ev sahibinin, misafire lokma uzatması ve eline su dökmesi iyi olur. Şimdi musluklar olduğu için su dökmeye gerek kalmaz. Elini kurulaması için havlu tutabilir.
19- Yemekten sonra ev sahibine, bereket, rahmet ve mağfiretle dua edilir. Giderken izin istenir. Siz de bize buyurun denir.
20- Ağzında, elinde et, yemek kokusu varken yatmamalıdır.
21- Çocukların elini de yıkamalıdır.
22- Tokken yatmamalıdır.
23- Yiyecek ve içecek kapları, kapaklı olmalıdır.
24- Nehirden, havuzdan eğilip, ağızla içmemelidir.
25- İçi görünmeyen ibrik, testi gibi kapların ağzından içmemelidir. Bardağa koyup içmelidir.
26- Fincanın, bardağın kırık yerinden ve sap kısmından içmemelidir.
27- Akşam yatarken yiyecek ve içecek kaplarının üstü örtülmelidir.
28- Müslüman’ın ve hele salih insanların artığını içmek bereketlidir.
29- İhtiyaçsız fâsıklarla birlikte yiyip içmemelidir.

Sıcak yemenin zararları:
1-
Kulağı sağır olmaya sebep olur.
2- Benzi sarı olur.
3- Gözlerinin feri olmaz.
4- Dişleri sararır.
5- Ağzının lezzeti olmaz.
6- Karnı doymaz.
7- Anlayışı azalır.
8- Aklı az olur.
9- Hastalığa sebep olur.

Az yemenin faydaları:
1-
Bedeni kuvvetlenir.
2- Kalbi nurlanır.
3- Hafızası kuvvetlenir.
4- Geçimi kolaylaşır.
5- Yaptığı işten zevk alır.
6- Allahü teâlâyı, çok zikretmiş olur.
7- Ahireti tefekkür eder.
8- İbadetlerinden aldığı zevk çoğalır.
9- Her şeyde isabeti çok olur.
10- Hesabı kolaylaşır.

Hadis-i şerifte, (İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı tokluktur) buyuruldu. Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki, (İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür). Bir hadis-i şerifte, (Çok yiyeni, çok içeni Allahü teâlâ sevmez) buyuruldu. Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [yani perhiz etmek] ilaçların başıdır.

Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır. Üçte birinin hava payı, yani boş olması, en aşağı derecedir. En iyi derece, az yemek ve az uyumaktır.

Su içme adabı

Suyu sağ elle içmelidir. İçeceği suya bakıp, sonra içmelidir. Üç nefeste içmelidir. Soluğu suya değil, bardağın dışına vermeli, nefes verirken, bardağı ağızdan çekmelidir. Yazın, serin içmelidir. Çok soğuk içmemelidir. Resulullah efendimiz, serin şerbet içmesini severdi. (Ayakta içmeyiniz!) buyururdu. Zemzem suyu, abdest aldıktan sonra kalan su ve ilaç yutmak için içilen su, ayakta içilebilir. Yolcu, her suyu ayakta içebilir. Aç karna su içmemelidir. Suyu yavaş yavaş emer gibi içmelidir. Ağzı doldurarak içmemelidir. Suyun hepsini bir solukta içmemelidir. Kaynar şeyi, soluyarak içmemeli. Soğutup, sonra içmelidir. Suya bir şey düşerse, parmakla veya kürdanla almak kolaysa almalı, alınamazsa, suyun bir parçasını dışarı dökerek gidermelidir.

Hadis-i şerifte, (Günahı çok olan, çok su dağıtsın!) buyuruldu. Birkaç kişiye su verirken, önce âlimlere, sonra yaşlılara, en son çocuklara verilir. Yerken, yürürken, otururken de, bu sıra gözetilir. Kendisi sonra içmelidir. Yanında oturanlara bir şey verirken, kendi sağında olandan başlanır. Sonra, onun sağındakine olarak devam edilir. Sağdakinin izniyle önce soldakine verilebilir. (S. Ebediyye)

Sual: Yiyip içmekte sünnet şekli nedir?
CEVAP
Doymadan sofradan kalkılır, acıkmadan ve sofra haricinde yemek yenmez. Su her zaman içilir.

Sual: Yemeğe tuz ile başlamak sünnet midir?
CEVAP
Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirmek sünnettir. Ekmekteki tuza niyet edince de bu sünnet yerine getirilmiş olur. (Gunye)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ya Ali, yemeğe tuz ile başla!) [Şir’a]

(Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirenin vücudundan Allahü teâlâ yetmiş hastalığı giderir.) [R.Nasıhin]

Sual: Su veya çay içerken bir kısmını bırakmak veya yemek yenince az bir şey bırakmak doğru mudur?
CEVAP
Doğru değildir. Hepsini yiyip içmelidir. Çünkü Resulullah efendimizin önüne konan yemekten hiç artmazdı. (İ.Ebiddünya)

Sual: Çatalı ekmeğe ve diğer unlu mamüllere batırmakta mahzur var mıdır? Ekmeğe hakaret olur mu?
CEVAP
Bunlar âdettir, mahzuru yoktur. Fakat lüzumsuz, keyf için batırılmaz. İhtiyaç halinde caiz olur. Çatalı ekmeğe batırmayı âdet haline getirmemelidir.

Sual: Sandalyenin arkasına yaslanıp yemek yemek uygun mudur? Yaslanmayıp yemek daha mı efdaldir?
CEVAP
Sofraya edepli bir şekilde oturmalı ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmelidir! Resulullah efendimiz yer sofrasına bazen diz çöker, bazen de sağ ayağını bükerek sol ayağı üzerine oturup buyururdu ki:
(Yaslanarak yemek yemem! Ben ancak, Allahü teâlânın bir kuluyum; köle nasıl yerse öyle yer, nasıl oturursa öyle otururum.) [Buhari]

Yaslanarak yemek yemek haram veya mekruh değildir. Başkalarının yanında mazeretsiz yaslanmak edebe aykırıdır. Sandalyede dayanarak yemekte de mahzur yoktur. Kibirli şekilde yemek uygun değildir. Dayanınca rahat ediliyorsa dayanılır. Önemli olan başkalarına hava atmamalı, kibirli oturmamalı, rahat oturmalı.

Sual: Çok su içmek zararlı mıdır?
CEVAP
Evet, din kitaplarında çok su içmek zararlıdır deniyor. Doktorumuz diyor ki:
Çok fazla su içerse su zehirlenmesi olur, kalb yetmezliği, ödem gelişebilir, her şeyin fazlası zarardır. Böbreklerden atılma hızından daha fazla su alınırsa vücutta birikir. Ödem ve tansiyon yükselmesi yapabilir. Ancak idrar olarak atabiliyorsa problem olmaz. Çıkardığı idrar miktarından 600-700 cc fazla sıvı alınabilir. Adam günde 2 litre idrar yapıyorsa 6 litrede su içerse, bunun bir litresini de ter ve akciğer yolu ile atsa geriye 3 litre sıvı vücutta kalır. Bu da insanın fazla sıvı yüklenmesine ve dolayısı ile dolaşım ve solunum sistemlerinde problemlere yol açar. Çok su içmeyi gerektiren durumlar da vardır.

Sual: Sağdan başlamamak, suyu ayakta içmek bid’at değil midir?
CEVAP
Peygamber efendimizin, sağdan başlamak, entari giymek gibi âdet olarak yaptığı şeyleri yapmamak bid'at değildir. Bunları yapıp yapmamak, ülkelerin ve insanların âdetlerine bağlı olup, dini hükümler değildir. Her ülkenin âdeti başka başkadır. Hatta bir ülkenin âdeti zamanla değişir. Bununla beraber, âdete bağlı şeylerde de, zevaid sünnetlerde de [bir mazeret yoksa] Resulullah efendimize tâbi olmak, dünya ve ahirette insana çok şey kazandırır ve çeşitli saadetlere yol açar. (Mektubat-ı Rabbani 2/55)

Âdetlerle ilgili sünnetlere elimizden geldiği kadar uymaya çalışacağız, fakat unutursak veya tembellikle yapamazsak mekruh bile olmaz. Solak kimsenin sol el ile iş yapması mekruh değildir.

Sünnet-i zevaid:
Resulullah efendimizin, ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylere denir. Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh değildir. Peygamber efendimizin giyiniş şekli, entari giyinmesi gibi, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi, sağ el ile yiyip içmek gibi, suyu oturarak içmek gibi şeyler sünnet-i zevaiddir. (Redd-ül Muhtar)

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âdetlerle ilgili sünnete uymak bir fazilettir, terki ise hata değildir.) [Muhtar-ül ehadis]

Sual: Meyve yemekten sonra mı yenir?
CEVAP
Âdete ve şahsın durumuna göre değişir. Yalnızken önce yemek daha uygun olur.

Sual: Testinin içine bakmadan kaldırıp içmek uygun değildir. Üç litrelik cam şişeleri dikip içmek caiz mi?
CEVAP
İçi görüldüğü için caizdir.

Sual: Küçük bardakla su içerken, her bardağı, bir nefeste olmak üzere, üç bardağı peş peşe içmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Zemzemi ayakta mı içmek lazımdır?
CEVAP
Evet.

Sual: Zayıflamak niyetiyle aç karnına su içmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: İşi aksatmamak için ayakta çay içmek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Zemzemi başı kapalı içmek mi evladır?
CEVAP
Evet.

Sual: Solak olanın, sol ile ile yiyip içmesi caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Dudağa bulaşan artığı ekmekle silip yemek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Misafir, yanındaki misafire önüne konan meyve ve yemekten ikram edebilir mi? Evine götürebilir mi?
CEVAP
Ev sahibinin rızası olduğu anlaşılırsa, caizdir.

Sual: Dengeli beslenmek için bir yemekte tek gıda mı yemeli?
CEVAP
Tek gıda sıhhate sebeptir.

Sual: Çömelerek su içmek, oturarak su içmek hükmünde midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Misafirliğe gidince, önümüze yemek konuyor. İzinsiz başlamanın mahzuru var mıdır?
CEVAP
Önünüze konduğuna göre, izinsiz başlanabilir. Ancak ev sahibinin başlaması sünnete uygundur. Yahut varsa o kavmin emiri önce başlar. Yahut âlim, fazıl bilinen birisi de başlayabilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Sofrada yemeğe önce kavmin emiri veya ev sahibi veya kavmin iyisi başlasın.) [İbni Asakir]

Sual: Eti ve ekmeği bıçakla kesmek caiz midir?
CEVAP
Ekmek bıçakla kesilebilir. Bıçakla lokma haline getirilmemeli. Eti pişirenin veya piştikten sonra yemeği hazırlayanın, bıçakla kesmesinde mahzur yoktur. Döner kebabını da, dönercinin kesmesinde mahzur olmaz. Sofradaki eti de, bıçakla küçük lokma haline getirmek için bıçakla kesmemeli. Eğer eti küçük hale getirmeden yiyemeyecek kimse varsa, hazırlanırken küçük lokmalar haline getirilir.

Sual: Yemeye, içmeye, abdest almaya başlarken besmeleyi unutan, başladıktan sonra besmele çekse sünnet yerine gelir mi?
CEVAP
Yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutan, sonra çekse de, baştan çekilmiş sayılır. Ama, abdeste başlarken unutulunca, sonra besmele çekilse de, baştan çekilmiş sayılmaz. (Nimet-i İslam)

Sual: Sokakta toplumun içinde bir şeyler yiyip içmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Uygun olmaz.

Sual: Su içerken dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir?
CEVAP
Su içerken bir solukta içmemeli, üç defada içmeli. Terli iken soğuk su içmemeli, uyku arasında su içmemeli, çok su da içmemeli. Bunların vücuda zararları vardır. Bir hadis-i şerif meali:
(Suyu ayakta içmeyin, vücuda zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzemi şerif ayakta içilebilir.) [Ey Oğul İlmihali]

Davete gitmek

Sual: Düğün yemeklerine veya iftarlara davet ediliyoruz. Bazı davetlerde, zenginler, müdürler ve rütbeli kimseler bulunuyor. Hiç gariban kimse bulunmuyor. Kimi külfete giriyor, çok pahalı şeyler hazırlıyor, kimi de çok cimri davranıyor. Bir de oruç tutmayan kimseler de iftara bizi davet ediyor. Böyle davetlere gitmek uygun oluyor mu?
CEVAP
Haram ve mekruh işlenmeyen davetlere gitmek sünnettir. Bir hadis-i şerif meali:
(Davet edilen yere gitmemek günahtır. Davetsiz yere gitmek hırsızlık olur.) [Beyheki]

Yemeğe davet ederken, Allahü tealanın rızası gözetilmelidir. Başka maksatlar gözetilmemeli. Yemeğe giden de, sünnet olduğunu, mümin kardeşini sevindirmeye niyet ederek gitmeli. (Allah rızası için, niyet etmeden yemeğe davet edene bir günah yazılır. Niyet etmeden gidene, iki günah yazılır) buyurulmuştur.

Mekruh işleniyorsa, mekruhtan kurtulmak için davete gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Külfete girenin davetine gitmek gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir! Davet umuma şamil olmamalı, yani iyi kötü herkes geliyorsa, o davete gitmemeli.

Bidat sahibinin, fâsıkın ve kötü kimselerin ve öğünmek için çok para harcamış olanın davetine gidilmez. (İhya)

Sadece zenginlerin, müdürlerin bulunduğu davete gidilmemelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(En kötü yemek, zenginlerin davet edilip, fakirlerin davet edilmediği ziyafetteki yemektir.) [Buhari]

Sual: Karşı cinsin artığını yiyip içmek caiz midir?
CEVAP
S. Ebediyye’de, (Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur) deniyor. Mesela, bir bardakla su içip yarısını bırakır, diğer yarısını aynı ortamdaki karşı cinsten biri içerse, lezzet alabileceği için mekruh olur. Bir elmayı ısırıp yiyen kimse, yarısını da o ortamda bulunan farklı cinse mensup birine verirse, lezzet alma ihtimali olduğu için mekruh olur. Hiç lezzet almasa da yine mekruh olur.

Yemekleri ağır yemeli

Sual: Yemekleri tez mi, yoksa yavaş yavaş mı yemek daha uygundur?
CEVAP
İyi hazmetmek için çok çiğnemek, yani ağır ağır yemek gerekir. Yemeği iyi çiğneyerek yemek sünnettir. Bu sünnete uyunca, mide ağrısı, gaz gibi şikâyetler görülmez.

Sual: Yabancıların yemek davetinde, el yıkamak dikkati çekecekse, ıslak bir bezle silmek, yıkamak yerine geçer mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ayakta sigara içmek caiz midir?
CEVAP
Evet.

Ayakta yemek

Sual: Ayakta çekirdek, şeker gibi şeyleri yemekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Zaruretsiz, ayakta bir şey yiyip içmemelidir.

Sual: İslam Ahlakı kitabında şöyle deniyor:
(Bir kimse, yemek için ellerini yıkayınca, ıslak olan parmaklarının ucunu gözlerinin pınarına koyup geriye doğru silse, o kimse, Allahü teâlânın izniyle, göz ağrısı görmez.)
Göz pınarı neresi ve hangi parmaklarla yapılır bu?
CEVAP
Göz pınarı, alt kirpiklerin altındaki oyuk kısımdır. Şehadet parmaklarının ucu ile yapılması daha uygun olur.

Gözümü kör etme

Sual: Bir kimse, abdest aldıktan veya yemek için ellerini yıkadıktan sonra, ıslak olan parmaklarının ucunu gözlerinin pınarına koyup çekerken nasıl dua etmelidir?
CEVAP
Ya Rabbi, gözlerimi ağrımaktan ve kör olmaktan muhafaza et, harama bakmaktan koru ve gözlerime şifa ver diye dua etmesi iyi olur.

Sual: (Az da olsa akşam yemeği yenmeli) deniyor. Böyle bir şey var mıdır?
CEVAP
Evet vardır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Çok az da olsa akşam yemeğini yiyin; çünkü akşam yemeğini terk etmek yaşlanmaya sebeptir.) [Ebu Nuaym]

Ayakta su içmemeli

Sual: İslam Ahlakı kitabındaki bir hadiste, (Ayakta su içmeyin, vücuda zararlıdır) deniyor. Bugün tıp bu zararları tespit etmiş midir?
CEVAP
Zararını hiç bilmesek de, tıp bildirmese de, dinimizin bildirdiklerine uymak gerekir. Bir doktor diyor ki:
Midenin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta içilen su, doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında, mide caddesi denen bir oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını geçerek, onikiparmak bağırsağına geçer. Sıvılar oturarak içilirse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Böyle oturarak su içen, birçok intan hastalıklarından korunmuş olur. Suyu veya meşrubatı ayakta içen, bu tehlikeye daha fazla maruz kalır. (Dr. Hamit İspirlioğlu)

İki öğün yemek

Sual: İki öğün yemek yemenin israf olduğu söyleniyor. Biz yerine göre üç öğün de yiyoruz. İsraf mı oluyor?
CEVAP
Hayır. Acıkmadan önce, günde ikinci defa yemek israftır; fakat acıkınca üç hatta dört kere yemek israf olmaz. Hazret-i Âişe validemiz anlatır:
Günde ikinci defa yemek yiyordum. Resulullah, (Ya Âişe, günde iki kere yemek israftır. Allahü teâlâ, israf edenleri sevmez!) buyurdu. (Beyheki)

Muhammed Hadimi hazretleri, burayı şöyle açıklıyor:
Resulullah efendimiz, Âişe validemizin, ikinci yemeği acıkmadan yediğini anlayarak böyle buyurmuştur. Yoksa, kefaretler için günde iki kere yedirmek lazım olduğu meydandadır.(Berika)

İsraf olsaydı kefaretler için iki kere yemek yedirilmezdi. Oruç tutarken de, günde iki öğün yani hem iftarda, hem de sahurda yemek yenir. İsraf olsaydı, sadece iftar veya sadece sahur yemeği yiyin denirdi. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Üç kimseye şu nimetlerden dolayı, sual olmaz: İftar eden, sahur yiyen ve misafirle beraber yiyen.) [Deylemi]

Günde iki kere yemek yemeye israf olur demek, doyduktan sonra veya hazmedilmeden, acıkmadan tekrar yemek israf olur demektir. Yoksa insan, bir öğünde yediğini, azar azar üç veya dört seferde yiyebilir.

Yemekte sünnet

Sual: Yiyecek ve içecekleri bitirmeyip, kapta bırakarak çöpe atmak, israf olur mu?
CEVAP
Evet, israf olur. Kapta kalanı sıyırıp yemek, sünnettir. Hoşaf, ayran gibi şey artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Yiyip içeceğimizden çok konmuşsa, tabakta, bardakta artık bırakmak caiz olur. Müminin artığını yiyip içmek, sünnettir. Bir hadis-i şerif meali:
(Müminin artığı şifadır.) [Fetava-i Kübra]

Kenarından yemek

Sual: Çocuklara, (Yemeğin kenarından yiyin, ortasından yemeyin; çünkü ortasından melekler yer) demek uygun olur mu?
CEVAP
Önünüzden yiyin demek doğru; fakat melekler ortasından yer demek yanlıştır; çünkü melekler yiyip içmezler. Yiyip içmeye ihtiyaçları yoktur. Bereket yemeğin ortasına iner. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bereket, yemeğin ortasına iner. Onun için, yemeğin ortasından yemeyin!) [Tirmizi]

Yemek adabı

Sual: Yemekten önce ve sonra el yıkamakta öncelik gençlerin mi, yaşlıların mı?
CEVAP
Yemekten önce el yıkarken, önce gençler, yemekten sonra, önce yaşlılar el yıkar. (S. Ebediyye)

Yemeğe tuzla başlamak

Sual: Yemeğe tuzla başlamak sünnettir. Sofrada tuzlu zeytin falan oluyor. Zeytinle başlasak sünnet yerine geçer mi? Böyle sünnetlere uymasak günah olur mu?
CEVAP
Evet geçer. Hatta ekmekteki tuza niyet ederek bir lokma ekmek yemekle de bu sünnet yerine getirilmiş olur. Bu sünnetlere uyulmasa günah olmaz. Ancak bir sünnete uymak dünyadaki her şeyden daha kıymetlidir. Unutmazsak, imkanımız varsa sünnetlere uymaya çalışmalıyız. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.) [R.Nasıhin]

Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirmenin tıbben de çok faydalı olduğu bildirilmektedir. Her sünnette bir çok hikmetler vardır.

Sual: Doktorlar, üç zararlı şeyden birinin tuz olduğunu söylüyorlar. Bunun için yemeğe tuzla başlamanın sünnet olması yanlıştır. Çünkü Peygamberimiz sağlığa zararlı bir şeyi tavsiye etmez. Ayrıca, büyük hadis âlimleri Elbanî ile Abdülfettah Ebu Gudde, yemeğe tuzla başlamanın sünnet olmadığını bildirmişlerdir. Hâlâ tuzu bırakmayacak mıyız?
CEVAP
Bu iddialar, dinî yönden de, tıbbî yönden de ilmî [bilimsel] değildir ve yanlıştır.

Tıbbî yönden:

Tuz, un ve şeker için üç zararlı şey deniyor. Un zararlı olunca, ekmek de zararlı olur. Her şey gibi, un da fazla kullanılırsa zararlı olur. Tuz da böyledir. Doyduktan sonra yemek yemek, tıbben zararlı, dinen haramdır. Bu, ekmek yemek zararlı ve haram demek değildir. Fazlası zararlı demektir. Her şeyin fazlası zararlıdır. Tuz olmazsa insan sağlıklı olamaz. Vücuttaki tuz miktarı düşünce hâlsizlik, yorgunluk olur. Daha da düşerse epilepsi nöbetlerine yol açar. Kalb çalışması zorlaşır. Sinir iletimi etkilenir. Tuzun sayılamayacak kadar faydası vardır.

Bir de tuzun içine zararlı başka şeyler konursa elbette zararlı olur. Mesela rafine tuz zararlıdır. Rafine tuz zararlı diye, diğer doğal tuzlara da zararlı demek yanlıştır. Çok tuz zararlıysa da, az tuz zararlı değildir. Tıp yetkilileri diyor ki:

Rafine tuz sağlığa zararlıysa da, ihtiyaç kadar kullanıldığı takdirde, doğal tuz yani kaya tuzu veya deniz tuzu çok faydalı ve şifa kaynağıdır. Himalaya tuzu daha iyidir. Tuzun bazı faydaları şöyledir:

Tuz, vücudun asit - baz dengesini korur.

Vücudun elektrolit dengesini sağlar.

İdrar oluşumunu sağlar. İdrar oluşmazsa, metabolizmanın tehlikeli olan son ürünleri dışarı atılamaz.

Tuz antiseptik, yani mikrop öldürücüdür.

Tuz dile dokunduktan sonra, tükürük bezleri hemen çalışmaya başlar. Salgı yayar. Bu salgı, hazım için önemlidir, hazma yardım eder ve kolaylaştırır. Yemeğe tuzla başlanırsa, beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşur ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önler. Yemeği tuzla bitirince de, yine hazım için lüzumlu olan salgı salınır. Bu önemli salgı, sadece tuzla çıkar.

Tuz yemeklerimize, bazı gıdalara tat verir. Tuzsuz yemekler saman gibi olur.

İyotlu tuz: İyotlu tuz önemlidir. İyot, boynumuzda bulunan tiroit bezinden hormon salgılanması için çok önemli olan bir mineraldir. Vücudumuzun gelişmesini beyin ve sinir sistemimizin çalışmasını, aktivitelerimizin ve vücut ısımızın sürmesini sağlayan tiroit bezi hormonlarının yapımı için iyot gereklidir. Ülkemizin büyük bir bölümünde sudaki iyot yetersizdir. Vücudumuz için bu kadar önemli olan iyot yeterli alınmadığından çeşitli hastalıklar oluşur.

Gebelikte iyot eksikliği, anne karnındaki bebeğin, hem beyin hem de beden gelişimini olumsuz etkilediği gibi, düşüklere, ölü doğumlara, bebeğin özürlü doğmasına, bebeklerde zekâ geriliğine ve cüceliğe sebep olur.

Çocukluk döneminde iyot yetersizliği bedeni ve zihni gelişme geriliğine sebep olur.

Yetişkinlerde iyot yetersizliği guatrın yanı sıra beden ve zihin fonksiyonlarında dengesizliklere ve bozukluklara da yol açar.

İhtiyaç kadar kullanılan iyotlu tuz, sağlığa zararlı değildir ve yan etkisi de yoktur.

Dinî yönden:

Mezhepsiz Elbani ile Ebu Gudde ve onlara uyan bazı mezhepsizler, yemeğe tuzla başlamanın sünnet olmadığını söylüyorlarsa da, bu iddiaları, muteber fıkıh kitaplarına aykırıdır. Mesela kıymetli bir fıkıh kitabı olan (Fetava-i Hindiyye)’de, (Yemeğe tuzla başlayıp, tuzla bitirmek sünnettir. Hulâsa'da da böyledir) buyuruluyor. (Tatarhaniyye) fetva kitabında yemeğe tuzla başlamanın sünnet olduğu bildiriliyor.

Hindiyye’de, Hulâsa’da, Tatarhaniyye’de böyle açıkça yazarken mezhepsizlerin sözlerinin ne kıymeti olur ki?
(Yâ Ali, yemeğe tuzla başla, çünkü tuz yetmiş hastalığa şifadır) hadis-i şerifi, (Tarikat-i Muhammediyye şerhi Berika), (Şir’a-tül islam şerhi), (Tıbbın Nebi), (Rıyad-ün nasıhin), (Menâkıb-i çihâr yâr-ı güzîn), (S. Ebediyye) ve (Miftah-ül cennet) kitapları ile daha başka birçok muteber kitapta bildirilmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen Hoca da, yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmenin, sünnet olduğunu kitaplarında bildirmektedir.

Yemeğe tuzla başlamanın, sünnet olduğunu bildiren kitapların yanlış olduğunu söylemek, eski âlimleri, eski kitapları kötülemek olur. Eski âlimleri suçlamak moda hâline gelmiştir. Her gün, TV’lerde, dinin bir hükmü sorgulanmaktadır. Eski âlimlerin cahil olduğu iddia edilmektedir. Âhir zamanda böyle şeylerin olacağını Peygamber efendimiz mucize olarak bildirmiştir. Bir hadis-i şerif şu mealdedir:
(Âhir zamanda, sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacaktır.) [İbni Asakir]

Bugün hemen her konuda, eski âlimlerin bildirdiği hususlar, birer birer kötülenmektedir. Bunları görüp de, imkânı olanın susması helâl olmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bu ümmetin, son zamanlarında gelenleri, önceki âlimleri kötülediği zaman, ilmini gizleyen, Allah’ın indirdiği Kur’anı gizlemiş olur.) [İbni Mace, İbni Adiy, İbni Asakir]

Kur'anı gizlememek için, eski âlimleri kötüleyenlere karşı duyarlı olmalı, Ehl-i sünnet bilgilerini her yere yaymaya çalışmalıdır.

Yemeğe tuzla başlamak

Sual: Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmenin sünnet ve şifa olduğu S. Ebediyye’de yazılıdır. Ekmekteki tuza niyet edilse sünnet yerine gelir mi, tuzla başlamak şart mıdır?
CEVAP
S. Ebediyye’de, o kısmın sonunda, (İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur) deniyor. Dikkati çekmemek için ekmekteki tuza niyet etmek iyi olur.

Molla Câmi hazretlerinin meclisine, büyük zatların huzurunda izinsiz konuşulmayacağını bilmeyen biri geldi. Dinî konularda bilgiçlik taslamaya başladı. Sonra sofra kurulup yemek yenmeye başlandı. Sofrada tuz yoktu. O kimse, Molla Cami hazretleri tuzla başlamayı unuttu zannederek, onu ikaz etmek ve kendisinin uyanık olduğunu göstermek için ev sahibine, (Sünnettir, ben yemeğe tuzla başlarım, bana tuz getir) dedi. Bu hâle üzülen Molla Câmi hazretleri, (Ekmekteki tuza niyet edebilirsin) buyurarak, bu yapılanın edepsizlik olduğunu hatırlatmak istedi.

Yemek kırıntıları

Sual: Tabakta bırakılan yemeği, sofradaki ekmek ve yemek kırıntılarını atmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Evet, israf olur. Bu kırıntılar toplanıp, kedi, köpek, koyun, sığır, karınca, kuş, tavuk gibi hayvanlara yedirilirse israf olmaz. Tabağa yiyeceğimiz kadar yemek koymalı. Çok konur ve kalırsa saklayıp başka öğünde yemeli. Az kalırsa sıyırıp yemeli. Üç hadis-i şerif:
(Tabağı parmakla sıyırın, parmağı yalayın!) [Müslim]

(Yemek sonunda parmakları yalamalı! Çünkü bereketin hangi lokmada olduğu bilinmez.) [Müslim]

(Allahü teâlâ, tabağı sıyırıp parmağını yalayanı, iki cihanda tok tutar.) [Taberanî]

Kendilerine çağdaş diyen batı hayranı kimseler, görgüsüz saysalar da, parmağı yalamak ve düşen lokmayı alıp yemek, insanı israftan kurtardığı gibi, kibir ve riyayı giderir, berekete kavuşturur. Özellikle de, Peygamberlerin efendisine uymak ve emrini yapmak şerefini kazandırır. Mevcuttan istifadeye ve gelecek nimetin artmasına sebep olur. Tepki gösterecek kimse olmadığı zaman, bu sünnetleri ihmal etmemelidir.

Karşı cinsin artığını yiyip içmek

Sual: S. Ebediyye’de, (Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur) deniyor. Sadece içmek mi, yoksa yemek de buna dâhil mi? Yemek dâhilse, bir evde yemek yendi, bunların artıklarını karşı cins yiyebilir mi? Onların içtiği bardaklarla karşı cins içebilir mi?
CEVAP
(Artıktan lezzet alacağı için mekruhtur) deniyor. Bir artık kimin olduğu bilinmiyorsa, lezzet alacak bir durum olmaz. Mesela, erkeklerden yemek, ekmek, su ve meşrubat artıyor. Hangi erkek nereden kopardı veya ısırdı bilinmiyor. Bunların kadınlar tarafından yenmesi mekruh olmaz. Erkek eli değdi diye mekruh olmaz. Fırında ekmeği erkekler yapmışsa, kadınların ekmek yememesi gerekmez. Bir erkek, bir ekmeği parçalayıp ikiye bölse, yarısını kendi yese, yarısını da bıraksa, kimin ekmeği parçaladığı bilinmese, o yarıyı bir kadının yemesi lezzete sebep olmaz. Bir erkek, bir şişe suyun yarısını bardağına koyup içse, şişede kalan suyu, tanımadığı bir bayan içse, lezzet alacak bir durum olmaz. 5-10 kişi ziyafete geliyor, onlardan artan yiyecek ve içecekleri kadınların yiyip içmesinin mahzuru olmaz.

Mekruh olan durum şudur: Bir erkek bir bardak suyun yarısını içer, yarısını da yanındaki yabancı kadına (Al yarısını da sen iç!) dese veya bir erkek, bir elmayı ısırıp, yarısını yese, kalan yarısını da, yanındaki yabancı kadına (Bunu da sen ye!) dese, o kadın, bu artıklardan lezzet alabilir ve mekruh olur. Tersi de böyledir. Yani bir kadının artığını yabancı erkek içse, o da mekruh olur. Böyle bir durum yoksa, (Erkek eli veya kadın eli değmiştir) diyerek bir şeyi yiyip içmek mekruh olmaz.

Abdestlinin el yıkaması

Sual: Abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra, hemen yemeğe oturanın el yıkaması gerekir mi?
CEVAP
Abdest alıp sonra sofraya oturanın tekrar el yıkaması gerekmez, sünnet yerine gelmiş olur. Ama namaz kıldıktan veya başka işler yaptıktan sonra, sofraya otururken elleri yıkamalı. Elleri yıkadıktan sonra, kurulamamalı, çünkü eşyalardan mikrop bulaşabilir.

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.